Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Sayın Diyanet İşleri Başkanı…

Ben, Müslüman bir Türk olmakla gurur duyan; Yüce Rabbi’ime (cc) beni Müslüman olarak hem de dindar bir ailenin içinde yarattığı için devamlı şükreden, hayatı boyunca Cenab-ı Hak dışında hiçbir şeyden korkmayan, hiçbir zaman inancını gizlemeyen ancak bir çıkar için de istismar etmeyen, Kuran-ı Kerim’in “okumak, araştırmak, aklımızı kullanmak, güzel ahlak, ilimle uğraşmak ve tefekkür etmek” konularındaki emirlerini düstur edinen; devamlı okuyup araştıran, çok şükür küçük yaşlardan itibaren dini görevlerini yerine getirmeye gayret eden, Hac görevini ifa etmiş, iki defa da umre yapmış; özellikle kul hakkı/şirk vb. günahlardan çok sakınan bir kişiyim.

-Bunları, Rabbim (cc) korusun, övünmek için yazmadım. Ancak biliyorum ki partizanlığı ve cemaatçiliği, imanın önüne koymuş tipler, hemen “din düşmanı” damgası vururlar. Sevgili Peygamberimizin (SAV); “Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır” ve “Cenab-ı Hak, sevdiği yöneticilere, açık sözlü danışmanlar lütfeder; sevmediklerine de dalkavuklar musallat eder” Hadis-i Şeriflerine kulak asmazlar. Ve sonuçta, ülkemiz dalkavukların esareti altına düşer. Şirk, kul hakkına tecavüzler başta olmak üzere, her türlü günah yaygın hale gelir.

-Sayın Başkan, davranış ve konuşmalarınızı tasvip etmiyorum. Makamınıza yakıştırmıyorum. Güzel dinimizi politikaya, oy avcılığına alet etmenizi çok büyük vebali olduğunu düşünüyorum. Asıl görevlerinizi yapmadığınızı hatırlatmayı görev biliyorum. Zira ülkem ve inancım adına çok üzülüyorum.

1- AKP dindar bir parti değildir. Dinimizi istismar etmektir. Kötü örnek olmaktadır. Bu yüzden halkımızın önemli bir bölümü, (Başta genç nesiller olmak üzere) dinden soğumuştur, Ateizm ve Deizm artmıştır, çok sayıda insan camilere gelmez olmuştur. Hanefiliğin yerini, Şia/Vehhabilik ve Selefilik almıştır. Milyonlarca saf ve cahil insanımız; çoğu din baronu, çıkar amaçlı tipler tarafından köle gibi istismar edilmektedir. Genel başkanlar ve şeyhler adeta putlaştırılmaktadır. Şirk günahı önemsenmez olmuştur.

-Ülkemizde; fuhuş, zina, muta nikahı, hırsızlık, kul hakkına ve kamu mallarına tecavüzler, yolsuzluklar, rüşvet, kumar, uyuşturucu, kadına şiddet, yalan, iftira, adaletsizlikler, baskılar, hukuksuzluklar, lüks ve israf, torpil, sapıklıklar, Türk düşmanlığı, bölücülük, seks manyaklarının (güya) din adına açıklamaları, çocuk gelinler, tecavüzler, cinayetler, ayrımcılıklar, haksızlıklar velhasıl tüm pislikler, büyük günahlar zirve yapmıştır.

-Ve bu konularla mücadelede Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapmıştır? Camileri parti şubesi haline getirmekle, imamları da parti sözcüsü yapmakla hangi faydalar sağlanmıştır? (Kimse duaya karşı değildir. Politikaya bulaşmasına karşıdır.)

2- Sn. Başkan; Camileri, Kur’an kurslarını, yurtları, başta Diyanet Vakfı olmak üzere, halkın dini hassasiyetlerini istismar eden tüm dernek ve vakıfları denetliyor musunuz? Paralar nereye gidiyor, araştırıyor musunuz?

3-Lüks makam araçlarının, lüks müftülük sitelerinin, makam odalarının vb. konuların güzel dinimizde yeri var mıdır? Astronomik harcamalarla yapılan cemaatsiz camiler inancımıza uygun düşmekte midir Yaptığınız harcamaların, kul hakkı ile ilgisini, hep hatırınızda tutuyor musunuz? Sarayın dışında gerçek ilim sahipleri ile istişare ediyor musunuz? Kararlarınızda, Yüce dinimizin esasları mı, sarayın talimatları mı etkili olmaktadır?

4- Sırf yandaş olduğu için çok yerden maaş alan asalaklar hakkında ne düşünüyorsunuz? Demokrasi ve adalet konularında hiç beyanınız yok mu? Fakirler, işsizler, sıkıntı çekenler için “Sabredin” demenin dışında ne yaptınız? Domuz eti ithalatı konusunda ne düşünüyorsunuz?

5- AKP’ye oy verenin, filan cemaatin kölesi olanın, yanmaz kefen giyenin cennete gideceğini düşünüyor musunuz? Din mi önemlidir, parti veya cemaat mi?

6- Camilere politika sokmanın, çok büyük günah olduğunu düşünüyor musunuz? Camilerin herkesi toplayan, hiçbir rütbe ve sınıf farkının olmadığı ve de dünya kelamının bile edilmemesi gereken yerler olduğunu hatırlıyor musunuz?

7-Şu an; dinimizin ve toplumun ahlaki yapısının düştüğü feci durum, dejenerasyon, sizi dehşete düşürmüyor mu? Ilımlı İslam operasyonuna karşı ne yaptınız?

Sayın Başkan, benim sorularımı ciddiye almayabilirsiniz. Ancak o dehşetli günde aynı sorulara muhatap olacağınızı hatırlatmak isterim. Önemli olan saraya değil, Rabbimize (cc) hesap verebilmektir.