Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

HGS, silah ve kan…

Bazı şeyleri usanmadan tekrar tekrar yazmak gerek. Kazan kaldırma vakti geldi mi? Geliyor mu? Kim kaldıracak? Atarlar valla hapse, kimliğini sorana kadar altı ay geçer sonra.

Sedat Peker “65’den sonra akli denge raporu almak gerek ev alacaksan, araba satacaksan” diye isyan etmiş. Bizi yönetenlerin halini ise TV’lerde görüyoruz. Prompter’den okuma yapacakları zaman büyük çoğunluk 65 üstü ve bırak araba satmayı veya av almayı hepimizin sırtından makam arabaları ile günümüzü ve geleceğimizi belirliyorlar. Sonra da kıyak emeklilik. İsyan etmek mi gerek? İsyan?

Otoyolda her geçişte OGS mi, HGS mi diye bir karar. Yahu o kadar basit ki ikisini birleştirmek. Kiralık arabada “Hangisi var” falan diye tereddüt etmeden geç, işte inanılmaz bir kolaylık değil mi? Hizmet? Efsanevi Ulaştırma Bakanı sonra başbakan oldu sonra İstanbul Belediye Başkan adayı. Kaç gemi kattı filosuna, devlet bankasından kredi alarak? Bunu gerçekleştiremedi. Paralı otoyola girersin, İstanbul – İzmir’de çağı geçmiş bariyerler hâlâ gişelerin önünde. Hizmet niyetin olsa, neden onlara engel olmadın? Hangi yetkili sonunda kaldıracak bu çağdışı bariyerleri? Köprüde ve daha eski otoyollarda bu bariyerler yok. Gerek de yok elektronik çağda. Bazı gişelerde de HGS/OGS ayni geçişte. Kolaylık değil mi bu? Neden hepsine koydurtmazlar? Kaç yıldır yazıyorum. Ama birikir birikir bir gün bardak taşar.

HGS’yi boş ver, yivsiz tüfek ruhsatını yenileyeceksin, “akli dengenin yerinde olduğuna dair” rapor al. Bu eziyet değil de nedir? Uzatan polise yetki ver ve standart birkaç soru. Şüphelenirse rapor istesin. Yazık değil mi 65 yaşındaki insana sıraya gir, orda muayene ol, burada bekle! Ruhsat parası vergi dairesine yatırılacak. Neden? Bu elektronik çağda? Eziyet olsun diye mi? Yönetenlerin 65 yaşından büyük iseler altı ayda bir bu rapordan almaları gerek esasen. Gene altı ayda bir sıraya girecekleri bir yöntem olur “Ayakları yerden kesilmesin” diye. Bak bunun faydası aşikar!

Yüz örnek verebilirim, üçüncüsü ile bitireyim: Kan vereceksin. Bedava, bir ihtiyaç sahibine faydası olsun diye. 65 üstü isen yassak kardeşim. Neden? İhtiyaç mı yok? Var! Eğer bir hastalığın yok ise kaç yaşında olursan ol verebilirsin. Avustralya da olduğu gibi. Başka ülkelerde olduğu gibi. Neden bizim tabip odaları bu işe el atmazlar? Sağlık bakanları? Hâl? Kaç keredir yazıyorum. “Memleketi yönetmek ile meşgul olduklarından herhalde”.

Bazen “Artık yazmama vakti geldi” diyorum. Ama yok devam. Damlaya damlaya göl olur ve bir gün taşar ümidi var hâlâ. Bir kenarda hayalimde. Bir gün! Ama belki 20 yıl sonra?