Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Milyonlar değerinde heykel ülkesi Türkiye’ye dönecek mi?

Aslı Manisa’ya kadar uzanan, Osmanlı döneminden kalmış bu mermer heykel yıllardır New York, Metropolitan Sanat Müzesinde (MSM) sergileniyordu. Başlarda Türkiye’den taraf çok az tepki gelmiş olmasına karşın 2017’de, heykelin açık arttırmayla satışa çıkarılması üzerine Türk yetkililer harekete geçmişti. 

Türkiye, 1906 Osmanlı Maden Kanununu baz alarak heykelin haksız yere MSM’de olduğu iddiasıyla açık arttırmaya dava açtı. Kanun, 1906’dan sonra Türkiye’de bulunan antikaların ve tarihi kalıntıların Türkiye’ye ait olduğunun altını çiziyor. 

Salı günü, Manhattan’daki Federal Bölge Mahkemesi’nden Yargıç Alison J. Nathan, Nisan ayında yapılan bir duruşmada sunulan delillere atıfta bulunarak Türkiye aleyhine karar veren yazılı bir kararname yayınladı.

‘’Heykel şüphesiz Türkiye’de yapılmış olmasına karşın, mahkeme bu heykelin 1906 yılından sonra Türkiye’de bulunduğu sonucuna varamaz” diyen Nathan, sözlerini Türkiye’nin hak iddia etmek için geç de kaldığını belirterek noktaladı. 

The New York Times’ın haberine göre,  her ne kadar heykelin Türkiye’de ‘’yapılmış’’ olmasına dair çok tartışma olmasa da, heykelin yapımı sonrası ‘’nereye gittiği’’ ve ‘’Amerika’ya nereden geldiği’’ büyük bir soru işareti. Yargıça göre heykelin takas edilerek veya satılarak ülke dışına çıkmış olması oldukça muhtemel. 

Türkiye bu iddialara karşın bu tür heykellerin Anadolu’nun dışına çıktığına dair ‘’hiç kanıt olmadığını‘’ vurgulayarak, heykelin büyük ihtimalle Türkiye’den götürüldüğünü, hatta çalındığını, savunuyor. 

Yargıç Nathan’ın bu iddialara verdiği yanıt ise iddiayı desteklemek için ‘’yetersiz kanıt’’ olması. 

1961 sanat koleksiyoneri A.B. Martin eseri sanat simsarı Klejman’dan almıştı. 1993’te heykel Steinhardt tarafından alınarak MSM’de sergilenmeye başlamıştı. Yargıç, ‘’Türkiye 1993’e kadar talepte bulunmuş olsaydı Steinhardt heykeli başta alamazdı ve bunların hiçbirini konuşmuyor olurduk, ama artık çok geç’’ diyor. 

Türkiye ise değerinin 40 milyon dolar olarak hesaplanan heykel için mücadele etmekten vazgeçek gibi durmuyor. 

Bu olaydan ülke olarak (Kültür Bakanlığı başta olmak üzere) bu ve benzeri Türk tarihinin ve kültürünün simgelerinin takibinin daha iyi yapılması ve yalnızca satışa çıkarıldıklarında veya gündem olduklarında talepte bulunmamamız gerektiği çıkmalı. 

Ederi 40 milyon dolar veya değil, Türk sanat tarihinin ve kültürünün korunması daima önceliklerimiz arasında olmalı.