Korona yüzünden 110 gün yoğun bakımdaydı

Covid-19 testi 5 Mayıs'ta pozitif çıkan ve 110 gün yoğun bakımda kalan 53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, ölümle yaşam arasında gidip geldiği 3,5 aylık zamanı anlatırken oldukça duygulandı.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Covid-19 nedeniyle 110 gün yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Özbıyık, “Yüzükoyun, ağzında oksijen maskesiyle yatmayı kimseye tavsiye etmem. Onun için aşı olmak istemeyenler lütfen aşı olsunlar. En azından yoğun bakımdaki o süreci yaşamamış olurlar” dedi.

Ankara’da yaşayan ve ilk doz aşısını yaptıran Özbıyık,  aynı gün Covid-19 olduğunu öğrendi. Hastalığının ikinci günü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi’ne başvurdu. İlk müdahalenin ardından oksijen seviyesi düştüğü için yoğun bakım ünitesine alınan Özbıyık, yaşamla ölüm arasında yaklaşık 4 ay mücadele verdikten sonra sağlığına kavuştu.

Özbıyık, yoğun bakımda çok zor zamanlar geçirdiğini şu sözlerle anlattı:

“Oksijen tedavisine cevap vermemişim. Konuşulanları duyuyordum ama cevap veremiyordum. En sonunda ‘Dayanamıyorum, dayanamıyorum’ dediğimi hatırlıyorum. Daha sonra entübe etmişler. Yaklaşık 40 gün herhalde entübede kaldım. Entübeden uyandıktan sonra ellerimi, kollarımı hiçbir tarafı hareket ettiremiyordum, sadece başım hareket ediyordu. Allah’a şükürler olsun, hocamın sayesinde, fizik tedavi ve kendi çabalarımla belli bir noktaya geldim. İnşallah düzelir diye düşünüyorum.”

100’üncü günde başardık

Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı ve Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş, hastanın genel durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.

Altıntaş, Covid-19’un akciğerlere ciddi hasar vermesi ve birinci ayın sonunda hala entübe olarak solunum cihazına ihtiyaç duyması nedeniyle Özbıyık’a trakeostomi açılarak tedavisine devam edildiğini söyledi. Bu düzeyde etkilenen hastaların tedaviye zor yanıt verdiğini, bu nedenle Özbıyık’ın tedaviye yanıt vermesinin çok sevindirici olduğunu belirten Altıntaş, “100’üncü günde solunum cihazından ayırmayı başardık. Hastamız kendi solunumunu idame ettirmeye başladı. Hemen akabinde de hızlıca toparlanmasıyla önce trakeostomisini kapattık, üst hava yolundan eskisi gibi ağzından burnundan nefes almaya, yemek yemeye başladı, ardından 110’uncu günde servise çıkarabildik. O dönemde aşılamaya yeni başlanmıştı, aşı daha bu kadar yaygınlık kazanmamıştı ama şu anda aşı opsiyonumuz var. Hemen herkese, risk altındaki her gruba aşı tanımlanmış durumda. Aşılar hastalık bulaşını tamamen engellemeseler bile bu kadar ağır bir tablonun gelişmesini önlemekteler. Artık dünyada biz bunu biliyoruz. Literatür gösteriyor, biz kendi olgularımızda da görüyoruz. Aşıları tamamlanmış kişiler artık yoğun bakıma yatmıyorlar. Dolayısıyla herkese aşı olmasını öneririm” dedi.