Boğaziçi Üniversitesi’ne dikkat çeken karar

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün 8 Eylül’de duyurduğu karara göre, yemyeşil bir ormanın içinde, İstanbul Boğazı’nın en güzel yerinde bulunan “Boğaziçi Üniversitesi ve yakın çevresi” doğal sit alanında değişikliğe gidildi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Adını kayyum atamalarıyla duyurmaya devam eden Boğaziçi Üniversitesi’ne ilişkin alınan bir karar dikkat çekti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın büyük tepki çeken doğal sit alanları için koruma ve kullanım koşullarını yeniden düzenleme kararı, Boğaziçi Üniversitesi ve yakın çevresi için de uygulandı.

Doğal sit alanında bulunan üniversite ve yakın çevresinin bir bölümü “nitelikli koruma alanı”, bir bölümü de “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı”na dönüştürüldü. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Esin Köymen, “Boğaziçi Üniversitesi ve yakın çevresi bu değişiklikle yapılaşmaya açılmak isteniyor. Bu düzenlemeler, ülkemizde koruma alanları olarak belirlenen alanların yanı sıra kıyıların talanına ve bu alanların yapılaşmaya açılmasına da olanak vermektedir” dedi.

Tesisleşmeye gidiliyor

Köymen, Boğaziçi Üniversitesi ve çevresinde yapılan değişiklikle “nitelikli doğal koruma alanı” yapılan bölgede, günübirlik tesis ve karavan alanları, hayvancılık, balıkçı barınağı, sökülebilir iskele, duş, gölgelik, soyunma kabinleri, büfe, tuvalet, atık su arıtma tesisi, atık su deşarjı, kanalizasyon şebekesi, içme suyu temini, jeotermal su çıkarılması, enerji nakil hattı, trafo, iletişim hattı, ulaşım hattı, açık otopark, teleferik yapılmasına izin verildiğine işaret etti.

Köymen, “Kesin korunacak hassas alan ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetlere, entegre tesis yapılmasına, turizm ve yerleşimlere izin verilmektedir. Bu düzenleme ile ülkemizin doğal koruma alanları, tanımında değişiklik yapılsa da sonuç olarak imara açılmaktadırlar. Bu değişiklik de bu alan içinde yeni yapılaşmaların yolunu açabilecek bir düzenlemedir. İlgili yönetmelikte ardı ardına yapılan düzenlemeler bu riskleri açıkça ortaya koymaktadır” dedi.