Bakan Muş: “Hedefimiz cari fazla veren bir ülke konumuna ulaşmak”

İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) Özel Meclis toplantısı, Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un katılımı ile gerçekleşti.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıya İZTO Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AKP İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, AKP İzmir milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Yaşar Kırkpınar, Cemal Bekle, Necip Nasır ve Mahmut Atilla Kaya, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi, İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.

İzmir Ticaret Odası Özel Meclis Toplantısı’nda konuşan Muş, İzmir’in net ihracatçı bir şehir olduğunu, 15 milyar dolar ihracatına karşılık 11 milyar dolar ithalatının bulunduğunu, ülkenin cari açık hedefine katkı koyduğunu belirtti.
 
İhracat ve büyüme rakamlarına dikkat çeken Muş, “ekonomik toparlanmanın çok hızlı bir şekilde devam ettiğini, dünyada toparlanmayı en hızlı tamamlayan ülkeler arasında ilk ya da ikinci sırada olunduğunu” aktardı.
 
“İhracatın ithalatı karşılama oranının da yüzde 82,5’lerde olduğunu, yüzde 80’in altına düşmediğini” dile getiren Muş, “Biz buralara yüzde 50-55’lerden geldik. Her geçen gün bu rakam yükseliyor. Yatırımlarla beraber ümit ediyoruz yüzde 85’in üstüne daha sonra yüzde 90’a doğru gitmiş olacağız” ifadelerini kullandı.
 
Turizm gelirlerinde pandemi kaynaklı azalmaya rağmen cari açığı düşük bir seviyede kapatmayı planladıklarını kaydeden Muş, sözlerine şöyle devam etti:
 
“Önümüzdeki yıldan itibaren hedefimiz artık Türkiye’nin cari fazla veren bir ülke konumuna ulaşmasını sağlamak. Bu bizim için çok kıymetli, çok değerli. Türkiye cari fazla vermeye başladığında bugün karşı karşıya kaldığımız pek çok hadise unutulmuş ve geride kalmış olacak. Önümüzdeki yıl hem hizmet ihracatının hem turizm gelirlerinin hem de ihracatın artış ivmesine baktığımız zaman bu hedefin uzağında değiliz ve hiç bu kadar da yaklaşmadık diye düşünüyorum. İyi bir noktaya geldik. Bundan sonrası daha kolay olacak bizim için. Zor olanı geride bıraktık. Kış olan geride kaldı, bundan sonrası bahar. Çok badireler atlattık, kur atakları oldu, volitilitenin çok yükseldiği anlar oldu. Stabilizasyon büyük oranda sağlandı. Cari fazlaya doğru giden bir ülke olarak bundan sonra göstergelerde oynaklık çok daha minimum seviyelerde olacaktır.”
 
Türkiye’nin ihracatının yarıya yakınının AB ülkelerine yapıldığına aktaran Muş, bu yıl karşılıklı ticaret hacminin 170 milyar dolara ulaşacağını, 200 milyar dolar hedefine ilerlediklerini söyledi.

“AB’ye tam üye olmak istiyoruz” 

AB’ye üyelik ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi süreçlerine dair açıklamalarda bulunan Muş, “Avrupa ile ne yapmak istiyoruz? Açık, net, samimi bir şekilde ifade edeyim; Biz Avrupa Birliği’ne tam üye olmak istiyoruz. Bunun için Türkiye çok çaba sarf etti. Bizim iktidarlarımız sürecinde müzakerelere başladı. Bunun tamamlamak istiyoruz.” Şeklinde konuştu.
 
“AB üyelik çalışmalarında bazen arzu etmedikleri, istemedikleri durumlarla karşılaştıklarının, daha şeffaf ve adil olunması gerektiğinin, AB’den Türkiye’nin çabalarına karşılık beklediklerinin” altını çizen Muş, “Gümrük Birliğinin güncellenmesiyle ilgili çok çaba sarf ettik. Bakan olarak göreve atandıktan sonra da birebir görüştük. Konseyden önce bu müzakerenin başlaması için çaba sarf ettik. Fakat arzu ettiğimiz, istediğimiz müzakereler, Gümrük Birliğinin güncellenmesiyle alakalı süreç maalesef başlatılmadı. Refah sadece Türkiye’de artmayacak Avrupa’da da artacak. Ekonomik ilişkiler bazı politik meselelere kurban ediliyor. Biz bunu istemiyoruz.” dedi.

“İhracat menzilini artırmayı hedefliyoruz”
 
AB tarafından açıklanan Yeşil Mutabakat Stratejisi’ne dair de konuşan Muş, “özel sektörü bu sürece hazırlamak istediklerini, rekabetin artık sadece fiyatla değil tarife dışı uygulamalarla da yapılabildiğini” belirtti.
 
Bakan Muş, “Yeşil Mutabakat her ne kadar çevreci bir çalışma olsa da AB’den beklentimiz tarife dışı bir uygulamaya dönüşmemesi. Şirketlerimizi buraya hızlı bir şekilde hazırlamak istiyoruz.” diye konuştu.
 
“Hizmet ihracatı içinde yer alan lojistik, sağlık, eğitim, yazılım, müşavirlik, tasarım gibi alanlarda istenen seviyede olmadıklarını, buradaki engellerin kaldırılması için çalıştıklarını” da ifade eden Muş, “‘Study in Turkey’ adı verilen çalışmayla üniversitelerin önünün açılmasının hedeflendiğini, Eximbank kredileriyle de destekleyerek uluslararası eğitimden elde edilen döviz gelirini artırmayı hedeflediklerini” kaydetti.
 
“Oyun yazılımlarında da yaklaşık 2 milyar dolar ihracatın bulunduğunu, 10 milyar dolar hedefini koyduklarını” aktaran Muş, “bu konuda iddialı bir program uygulanacağını” belirtti.
 
“Türkiye’nin ihracat menzilinin ortalama 2 bin 500 kilometre olduğunu, bu menzilin 8 bin kilometreye artırılmasının hedeflendiğini aktaran Muş, daha uzak ülke pazarlarında payın artırılması için de çalışma yürütüldüğünü” ifade etti.
 
Bakan Muş, “cari açığın Türkiye ekonomisi için çok can yakan bir problem olduğunu, bu konuda gelinen seviyenin önemli olduğunu” dile getirdi.

“İhracatın finansmanı ve maliyetlerinin düşürülmesi konusunda da çalışmaların devam ettiğini, Eximbank’ın reeskont kredilerini artırdıklarını, burayla alakalı başka maliyet düşürücü çalışmaların sürdüğünü” belirten Muş, “Eximbank’ı yeniden yapılandıracağız ve güçlendireceğiz. Bu bizim gündemimizde. Şimdi kanun değişikliğiyle alakalı Parlamentonun çalışması olacak, onunla beraber Eximbank’ı yeniden yapılandırma sürecine sokmuş olacağız” açıklamasında bulundu.

“Kamu kurumları ile çalışmaya hazırız”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Bir liman şehri olarak doğmuş, büyümüş ve gelişmiş İzmir, doğası gereği bir ticaret merkezi” diyerek “Demokrasinin bütün kurallarının harfiyen işlemediği sistemde ticaretin de ekonominin de güçlü olması mümkün değildir. Şehrimizin ticaret hacmini değiştirmek için izmir demokrasi kültürünü var gücümüzle koruyarak daha da yaygınlaştırmak zorundayız. İzmir’in ticaret hacmini ölçmek için İBB 3 temel alanda faaliyet yürütüyor. Bunlardan ilki mekânsal yatırımlar, ulusal ortaklıklar, üçüncüsü de küresel iklim krizindeki mücadele” şeklinde konuştu.

“İzmir’in ticaret hacmini büyütmek için yaptıkları çalışmaların daha ziyade Alsancak limanının bağlantı yolları ile ilgili olduğunu” belirten Soyer  “Alsancak limanına şehir trafiğine girmeden yük araçlarının ve tırların girmesini kolaylaştıracak Meles-Liman bağlantı yolunun projesini tamamladık ve önümüzdeki yıl ihaleye çıkıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“İzmir’in en yakın coğrafi hinterlandı Gediz Havzası’nı doğrudan kent merkezine bağlayacak Kemalpaşa- İzmir merkez raylı sisteminin proje ihalesini yaptıklarını” aktaran Soyer, “Bu hat İzmir şehir merkezini ve dolayısıyla ticareti besleyen yepyeni bir arter vazifesi görecek. Kemalpaşa lojistik merkezini güçlendirmeye başlayacak. Şehrimizde ticareti büyütmek için yapılması gereken işlerden biri de liman bölgesinin kent merkezi ile entegrasyonu. Ne yazık ki Alsancak’ta İzmirliler tarafından kullanılabilecek pek çok liman yapısı atıl durumda. Liman arkası bölgesinin şehirle bağlantısı ise kopmuş halde ve buradaki endüstriyel miras yapıları bir bir yıkılıyor. Alsancak limanı ve arkasındaki liman bölgesinin bütüncül olarak planlanması ve yeniden kent ekosistemine kazandırılması konusunda Ticaret Bakanlığımız ve TCDD başta olmak üzere tüm diğer kamu kurumlarıyla çalışmaya hazırız. İzmir’in fazlasıyla hak ettiği bu dönüşümü yerel ve merkezi yönetim ortaklığıyla gerçekleştirerek İzmir ticareti ve kültür yaşamı için bir adım atmak istiyoruz.” dedi.

“Avrupa’ya göre daha avantajlıyız”

Toplantıda konuşan İZTO Başkanı Mahmut Özgener de “Ülkemiz ekonomisi 2021 yılı ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21.7 büyüdü. İkinci çeyrekte İngiltere’nin yüzde 22.2’lik performansının ardından OECD’nin en yüksek oranda büyüyen ikinci ülkesi oldu. Bu oran 1999 yılından bu yana elde edilen en yüksek büyüme rakamı oldu. Ülkemiz diğer ülkelere göre çok daha hızlı bir şekilde toparlanmış oldu. Mal ve hizmet ihracatımızın büyümeye etkisi 10.8 puan oldu. Bu değer de 1998 yılından bu yana kaydedilen en yüksek rakam oldu. Ülkemizin bu rekor büyümesini İzmir Ticaret Odası olarak büyük bir memnuniyetle karşılıyor, pandemi nedeniyle ülkemiz için fırsat haline gelen tedarik zincirine yönelik gelişmeleri değerlendirmemiz halinde de büyüme ve ihracat rakamlarımızın da daha da yukarılara taşınacağına olan inancımızı da ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Türk ihracatçısının uluslararası piyasada hem rekabet hem kalite noktasında çok önemli bir noktaya geldiğini dile getiren Özgener, “Tedarik edilemeyen ürünler noktasında yaşanan problemeler nedeniyle ülkemiz iyi bir tedarikçi olarak pandemi sürecinde büyük bir fırsat yakalamıştır. Jeopolitik konumuz ve genç nüfusumuz doğru kullanılırsa Avrupa’ya göre çok daha büyük bir avantaja sahibiz. Avrupa’nın yakınında bizim potansiyelimize sahip bir ülke yok” dedi.  

“İş birliklerini artırmalıyız”

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir’in, hem ticarette, hem üretimde, hem sanayide hem de tarımda öncü şehirlerden biri olduğunu kaydederek, “İzmir’in potansiyelini ortaya çıkaracağımıza, İzmir’i çok daha iyi konuma getireceğimize inanıyoruz. İzmir’in turizmde daha iyi hale gelmesi için bakanlığımızın projeleri var. İzmir’in teknoloji başkenti olması için yazılım ile ilgili gerçekleştirilecek çalışmalar yer alıyor. İş birliklerini artırarak İzmir’in potansiyelini çok daha iyi bir şekilde ortaya çıkaracağımıza inanıyoruz. İzmir ufku açık bir şehir, bir medeniyetler ovası. İyi bir gelecek bizi bekliyor. Yeter ki uyum içinde çalışabilelim.” diye konuştu.