Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Ege’nin gururu: Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi

Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren bir müze. Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Alibey (Cunda) Adası’nda, tarihi Taksiyarhis Kilisesi binasında yer alır. Ayvalık’ın ilk özel müzesi olarak 2014 yılında ziyarete açılmıştır.

Ayvalık’ın ilk kilisesi olan Taksiyarhis, 15. yüzyılda küçük bir ibadethane olarak inşa edilmiştir. 1873’te eski temelleri üzerinde yeniden inşa edildikten sonra metropolitlik kilisesi olarak ibadete açılmıştır. Bazilika tipinde, tek kubbeli ve dikdörtgen planlı yapı, dönem mimarisine egemen olan neoklasik üsluptadır. Yığma tekniğiyle örülmüş duvarlarda yörenin taş ocaklarından çıkarılan ünlü sarımsaktaşı kullanılmıştır. Dört taşıyıcı sütun da tuğladan örülmüş, kireç harçlı sıva ve alçıyla kaplanmıştır. İç mekân aziz ikonaları, havari tasvirleri, bitkisel ve geometrik motiflerle bezenmiştir.

Geniş koleksiyona sahip

1927-28’de minaresiz bir camiye çevrilen yapı daha sonra uzun süre Tekel deposu olarak kullanılmıştır. 1944’teki depremde büyük hasar görmüş; zaman içinde diğer doğa olaylarının yanı sıra define aramak amacıyla yapılan kaçak kazılardan dolayı büyük oranda tahrip olmuştur. Mayıs 2012’de Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’nca kültürel ve sanatsal etkinliklerde kullanılmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden 49 yıllığına kiralanmış ve restore edilerek 31 Mayıs 2014 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır.

Müzede İstanbul ve Ankara’daki Rahmi M. Koç müzelerinin envanterleri temel alınarak teneke oyuncaklardan buharlı mekanik modellere, bebek arabalarından zaman ölçüm aletlerine uzanan geniş bir koleksiyon sergilenmektedir.

Bir kütüphaneyi tanıyalım: Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Sevim Kent, 1918 ile 2000 yılları arasında yaşamış olan Sevim Kent, Ayvalık cemiyet ve iş hayatının önde gelen şahsiyetlerinden Merhum Sezai Ömer Madra’nın kızıydı. 1950 senesinde Necdet Kent’le evlenerek New York’a taşındı. Tanınmış bir ressam ve seramik sanatçısı idi.

Necdet Kent ise, 1911 – 2002 yılları arasında yaşamış ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Marsilya’da görev yapmış bir Türk diplomatıdır. 1941 ve 1944 seneleri arasında Marsilya Başkonsolosu olarak görev yaptığı dönemde II. Dünya Savaşı sırasında Fransa’da yaşayan ve belgeleri yeterli olmayan onlarca Türk Museviye Türk Vatandaşlığı hakkını kazandırmıştır.

2001 senesinde Kent yine kendisi gibi Musevileri Nazi soykırımından koruyan iki diplomat ile birlikte Türk Dışişleri tarafından Türkiye Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası ile ayrıca soykırım sırasında Musevilerin kurtulmasına yardımcı olduğu için İsrail’in verdiği özel bir madalya ile ödüllendirilmiştir.

Kent, İkinci Dünya Savaşı’nda sonra New York’ta Türkiye’nin Baş Konsolosu olarak görev yaptı ve Tayland, Hindistan, İran, İsveç ve Polonya’nın büyükelçiliğini üstlendi.

Kent Kitaplığı

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, yıllar yılı harap bir şekilde kalan değirmen ve kilise; Rahmi M. Koç’un kültür varlığı olan bu eski eserlerin kurtarılmasına yönelik girişimleri, maddi-manevi katkıları ile restore edilmiş ve böylelikle Alibey Adası 07.08.2007 tarihinde önemli bir kitaplığa kavuşturulmuştur.

Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı bünyesinde hizmet verecek olan bu kitaplığa; ilerleyen yaşı nedeni ile göz sağlığı bozulan, “Göremediğime değil, okuyamadığıma üzülüyorum.” diyen Emekli Büyükelçi Necdet Kent’in ve eşinin ismi verilmiştir. Necdet Kent’in oğlu Muhtar Kent, merhum babasından kalma bin üç yüzü aşkın kitabı bu kitaplığa bağışlamıştır.

Raşel Rakella Asal’dan yeni kitap

Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak

İzmir edebiyat dünyasının seçkin yazarlarından Raşel Rakella Asal, Doğan Kitap’tan yayınlanan “Türk Edebiyatı Deneme” kapsamındaki “Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak’ isimli son kitabında bizi edebiyat dünyasında olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor. Virginia Woolf ve Nezihe Meriç’ten, Tarık Dursun K.’ya uzanan bu denemelerinde zengin bir edebiyat dünyası ile tanışıyorsunuz.

Çeşme’de bana armağan olarak çarşıda bir dükkana bıraktığı bu yeni kitabını hemen bir solukta okumaya başladım, kendisini kutluyorum.

Türk edebiyatında tutunmak ve yükselmek uğrunda hayatı boyunca yaptığı sonsuz fedakarlık ve çalışkanlığı ile daima hayranlığımızı kazanmıştır.

EDEBİYAT YAŞAMI

Raşel Rakelle Asal, 1949 İzmir doğumlu.  İzmir Amerikan Kız Koleji son sınıfta yaratıcı yazarlık dersinde hazırladığı metinler ile öğretmeninin dikkatini çeken Asal, on yedi yıllık evlilikten sonra yeniden öğrenci oldu. Fransızca ve İspanyolcayı kendi ülkelerindeki dil programlarına katılarak ileri düzeyde öğrendi.

1989’da Turizm Bakanlığının açtığı sınavda başarı göstererek İngilizce, İspanyolca ve Fransızca ülkesel turist rehberliği kokartı aldı. Asal, sanat tarihi, arkeoloji, mitoloji konularında alanında uzman kişilerden özel eğitim aldı. Türkiye’nin kültür mirası adet ve geleneklerini içeren gezi kitabı projesi için eğitim planı yaptı.

Lozan’da “Diavox Institut Moderne de Langues”, Paris’te “Cours de Civilisation Française de la Sorbonne”, Besançon’da “ Universite de France – Comte Cours Français, Royan’da “Centre Audivisual de Royan pour I’etude des Langues” kurslarına devam etti.

Besançon’da Açık Öğretim Üniversitesi’nin gece eğitim programında sanat tarihi derslerine, Paris’te Louvre Müzesi’nin sanat tarih seminerlerine devam etti.

1992’de Ministere de L’education Nationale Academia de Besançon’dan “Diplome Approfondi de langue Française” ile Fransızca yeterlik sertifikasını, 1995’te İspanya’nın Salamanca şehrinde “Escuela Salmantine de Estudios Internacionales”de ileri düzey İspanyolca belgesini aldı.

1997 yılında 50 yaşında “Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı”nın en deneyimli üyesi olarak yazarlığa hazırlık, uygulamalı yazarlık, yazın-felsefe ilişkisi seminer programını tamamladı. Hacettepe Üniversitesinin yüksek lisans düzeyindeki edebiyat kuramları programına misafir öğrenci olarak devam etti. Sanat tarihi, arkeoloji ve mitoloji alanlarında özel eğitim aldı. İki çocuk annesi olarak, yaşamını ve çalışmalarını İzmir’de sürdürmekte. Edebi değeri yüksek kitapların yazarı olan Raşel Rakelle Asal’ın “Volga Hüznü” kitabının isim babası olmakla haklı onur duyarım. Yayınlanmış yapıtları şunlardır:

YAYINLANMIŞ YAPITLARI

  1. Volga Hüznü (Deneme)  – Boş Ders Kitapları Yayınevi, 2003 
  2. Duyuyor musun Kalbim (Deneme) – Boş Ders Kitapları Yayınevi, 2003 
  3. Herşey Sanki Bir Eski Zaman Düşünde (Deneme) – Boş Ders Kitapları Yayınevi, 2003
  4. İşte Bizim Gül Sokak – Heyamola Yayınları, 2011
  5. Carmen Haremde (Roman) – Kafe Kültür Yayınları, 2012
  6. Cecile (Roman) – Kafe Kültür Yayınları, 2014
  7. Tıpkı Hayat Gibi – Şenocak Yayınları, 2012
  8. Çılgın Bir Devinimdir Yaşamak, Doğan Kitap, 2021

Fedon’un “Aşığınım” listelerde en başta

Müzik yazarı, Murat Beşer’e göre, Rum Tavernası geleneğinin ülkemizdeki önemli temsilcilerinden şarkıcı Fedon, 1992 yılında kaset olarak “Âşığınım” şarkısın yayınlamıştı. Şimdi 29 yıl sonra ilk defa plak formatında…

Hem Fedon diskografisinin hem 90’ların en iyi albümlerinden “Âşığınım” zengin bir müzikal içeriğe sahip. Buzuki çalan Hakan İtik’in müzik yönetmenliğinde kaydedilen albümde, davulda Cezmi Başeğmez, basta İsmail Soyberk, gitarda Erdem Sökmen, akordeonda Rıfat Şanlıel ve obuada Celal Akatlar, piyanoda Ender Tökkökü, neyde Ercan Irmak, kanunda Alaaddin Birol, kemanda ise yakın zamanda kaybettiğimiz İlyas Tetik var.

“Âşığınım”, analog kayıtlardan yeniden aktarılarak 180 gr. plak olarak ilk baskıda 1000 adet üretildi.

Aşığınım şarkısının sözleri:

AŞIĞINIM..

Seninle olamazdık biliyordum

Bile bile yine seni seviyordum

Yollarımız bir değildi biliyordum

Şimdi neden neden canım bu özlem

Aşığınım yanında olamasam da

Aşığınım sana dokunamasam da

Geri dönüş olmasa da,

Sonsuza dek aşığınım

Seni görmek bana acı veriyordu

Görmemekse ölüm gibi geliyordu

Ne seninle ne de sensiz olmuyordu

Şimdi neden neden canım bu özlem

Aşığınım yanında olamasam da

Aşığınım sana dokunamasam da

Geri dönüş olmasa da,

Sonsuza dek aşığınım

Korcan Karar sergisini orman işçilerine ithaf etti…

BE Contemporary, ünlü gazeteci Korcan Karar’ın belgesel fotoğraflarını bir araya getiren “Olea Europaea” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi Urla’daki asırlık zeytin ağaçlarından yola çıkıyor ve Urla’dan dünyaya bir barış mesajı paylaşıyor. Korcan Karar, bu sergiyi orman yangınlarında sahada çalışan orman işçilerinin anısına ithaf etti.

Gazeteci, belgeselci, savaş muhabiri ve ana haber sunucusu Korcan Karar’ın belgesel fotoğraflarından oluşan “Olea Europaea” sergisi Urla – BE Contemporary Art Gallery’de sergilenmeye başladı.

Serginin açılışına Uğur Dündar, Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Suat Çağlayan, gazeteci Öcal Uluç, gazeteci Esat Erçetingöz, fotoğraf sanatçısı Zeki Pordoğan ve gazeteci Yusuf Çınar katıldılar..

Zeytin ağaçları Urla’nın en büyük zenginliklerinin başında geliyor. Korcan Karar’ın çektiği fotoğraflar yüzyıllardır yaşayan ve bugün hala meyve veren zeytin ağaçlarına ait. Korcan Karar sergideki zeytin ağaçlarını bir sene boyunca farklı dönemlerde fotoğraflamış bulunuyor. Küratörlüğünü Bahar Soyoğuz’un gerçekleştirdiği sergi; izleyici ve doğa arasında özel bir bağ kurmayı amaçlarken, fotoğraflar da koleksiyonluk birer edisyon olarak izleyicilerle buluşmakta.

Korcan Karar, “Ülkemizde yakın zamanda yaşadığımız ve içimizi yakan orman yangınlarından büyük üzüntü duyuyorum. Bu sergiyi sahada çalışan orman işçilerinin anısına saygıyla ithaf ediyorum” dedi.

Korcan Karar, Urla’nın simgesi olan zeytin ağaçlarını ölümsüzleştirmek adına bu projeyi gerçekleştirdiğini belirtti. (Haber ve fotoğraflar: Esat Erçetingöz)