Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

90’ıncı Fuar’ın anımsattıkları ve düşündürdükleri

İzmir’in ‘Fuar günleri’ geldi!.. İzmirliler olarak, bir İzmir Enternasyonal Fuarı’na (İEF) daha ulaşmanın, erişmenin sevincini yaşıyoruz.

Böylesi uzun süreli etkinliklerde, organizasyonlarda; onlu yılların, dönemeçlerin farklı bir anlamı ve önemi vardır. İşte 90’ıncı yaşında, bu anlamına ve önemine uygun olarak, 90’ıncı Fuar’ımızı selamlıyoruz!..

Fuar’sız İzmir ve İzmir’siz Fuar düşünülemez

İEF ile kentimiz arasında çok derin bir yazgı birlikteliği oluşmuştur. Kurtuluşun ve kuruluşun kenti İzmir ile Cumhuriyetin simgesi Fuar’ın kaderleri buluşup birleşmiştir. ArtıkFuar’sız İzmir ve İzmir’siz Fuar düşünülemez.

Birçok yönüyle Cumhuriyetin ‘öncü kenti’ olan İzmir’imizin farklılıkları ve özgünlükleri arasında, fuarcılık da önemli bir yer tutar. Fuarlar kenti İzmir, ülkemizde fuarcılığın da öncüsüdür.Bu yıl 90’ıncı kez kapılarını konuklara açan İEF, İzmir’in simgesidir…

90 yıllık gelenek; İzmir’in, Ege’nin düğünü/bayramı!..

Günümüzde bütün dünyada fuarcılık ihtisas fuarları şeklinde yapılmaktadır. Dolayısıyla artık İEF benzeri genel ticaret fuarları tarihe karışmıştır. Ancak buna karşın İEF, geçmişteki görkemini yitirmiş olsa da90 yıllık geleneğini sürdürerek ve özgün çizgisini koruyarak hâlâ yaşamaktadır.

İEF’i günümüzde de var eden temel eksen, yaşamın tüm renklerini bünyesinde barındırmasıdır. Farklı yaş, gelir, sosyal ve kültürel gruplar aynı anda yan yana bulunmakta ve ortak atmosferi birlikte paylaşmaktadır. Yine çocuğuyla, yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle ailenin tüm bireyleri fuarı birlikte ziyaret etmektedir. Eğitimlilerden eğitimsizlere, kentin varsıl semtlerinden yoksul çeperlerine, kentlilerden kırsal kesime kadar uzanan çok farklı kesimler, İEF’de yan yana gelmektedir. İşte tüm bu özellikleri onu ilginç kılmakta; çeşitli ayrışmaların/uzaklaşmaların yaşandığı günümüz koşullarında, bir ‘ortaklaşma alanı’ haline getirmektedir.

Çocukluğumuzun ve gençliğimizin Fuar anıları

Hemen her İzmirlinin ve Egelinin olduğu gibi, bizim de İEF’le ilgili ilginç anılarımız vardır… Üzümün hasadını yapıp Fuar’a gelmek, bizim için bir ödüldü… Hele bu gelişimiz bir de 9 Eylül’e denk gelirse, değmeyin keyfimize; bir taşla iki kuş vurmuş olurduk… Böylece hem Fuar’ı, hem de 9 Eylül İzmir’in kurtuluş yıldönümünü doyasıya yaşardık…

O yıllarda İzmir Fuarı, 20 Ağustos’ta başlayıp 20 Eylül’e kadar sürerdi. Dünyadaki tüm yenilikler, buluşlar orada sergilenirdi. Hele ülkelerin stantları, tam anlamıyla ilgi odağı olurdu.Biz bu anlamlı anıları ve güzellikleri nasıl unutabiliriz!.. İzmir Fuarı, aynı zamanda çok renkli sosyal, kültürel, sanatsal buluşmaları da içerirdi. Ünlü sanatçıların program yaptığı gazinolar, çay bahçeleri ve tiyatro sahneleri, ilgimizi çekerdi. İEF, bizler için büyülü bir rüya, tılsımlı bir dünyaydı. Kısacası, orada hayatın tüm renklerini ve ışıklarını görürdük…

Hem ‘halk okulu’, hem ‘hayat laboratuvarı’, hem de ‘Türkiye’nin vitrini’

Bizce, İzmir’in ve Ege’nin olduğu kadar tüm Türkiye’nin de ortak geçmişi sayılabilecek İEF, öncelikle tam anlamıyla bir ‘halk okulu’ydu… İnsanlarımız pek çok yeniliği, gelişmeyi orada görüp öğrenirdi. Aynı zamanda, ülkenin de ekonomik ve sosyal vitriniydi. Cumhuriyetin ilk ürünleri hep orada sergilenip tanıtılırdı…

Tarihsel süreçte bunca farklılığın, çeşitliliğin bir arada bulunduğu Fuar, aslında ilk ürünlerini test etmek isteyen şirketlerin, tüketiciye yönelik kampanyalar düzenleyen firmaların ilk tanıtımlarını yapabilecekleri ve hedef kitleleriyle buluşabilecekleri ideal bir buluşma ortamıdır. Bu büyük buluşma, yalnızca ekonomik ve ticari alanlarla da sınırlı değildir. Kültürel, sosyal, siyasal ve toplumsal kampanyalar için de Fuar bir ‘turnusol’ işlevi görebilir.

İnsanımızın beğenileri, eğilimleri, yönelişleri, değerlendirmeleri için de Fuar eşsiz gözlem ve izlem olanakları sunmaktadır. Kısacası, İzmir Fuarı aynı zamanda bir ‘hayat laboratuvarı’dır.

Fuarcılık müzesi

İşte bütün bu gerçeklerin bilinmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için, İZFAŞ – İzmir Fuarı Genel Müdürlüğü görevinde bulunduğumuz dönemde, Kültürpark içinde bir ‘Fuarcılık Müzesi’ kurulmasını gündeme getirmiştik. Doğrusu ilklerin kenti ve fuarcılığın önderi İzmir’e, Türkiye’de ilk ve tek olacak fuarcılık müzesinin çok yakışacağını düşünmüştük.

Bu düşüncemizi ve yaklaşımımızı halen koruyoruz. İzmir Fuarcılık Müzesi, eğer gerçekleştirilebilirse; inanıyoruz ki geçmişten geleceğe uzanacak bir ekonomi, siyaset, kültür ve sosyal yaşam köprüsü olacaktır.