Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

20 Yıllık savaşın sonu…

Geri çekilmenin ardından Taliban güçleri, havalimanında kalan Amerikan ordusuna ait ekipmanları da ele geçirdi. Çekilen bazı fotoğraflarda Taliban militanların bu aletleri kullandığı da görüldü. Öte yandan Tümgeneral Chris Donahue, Afgan topraklarından ayrılan son ABD askeri olarak tarihe geçti.

Bu haberin ve Kabil’deki havaalanında uçağın kanadına tutunarak umuda yolculuk peşinde olanların dışında kendini kurtaramayan insanların dışında dün Amerikalılarla işbirliği yapan Afganların helikopterlere asılarak şehirde gezdirildiği görüntüleri geldi. Konu savaş olunca ve akışın içerisinde olunca günümüz dünyasında kafanızı ne yöne çevirirseniz onu görür, akabinde kolunuzu ne kadar derine daldırırsanız o konu ile alakalı bilgilere erişebiliyorsunuz. Tabi unutmayalım bazı bilgilere siz eriştiğinizi zannederken o bilgilere erişiminize izin verildiğini de unutmayın. Mesela Kuzey Kore ve Çin gibi ülkelerde kullandığınız internetin filtrelerden geçerek sizin erişiminize sunulduğunu unutmayın.

Amerika Birleşik Devletleri, tası tarağı toplamış ama milyon dolarlık malzemeyi orada bırakmış halde gerisin geriye memlekete dönerken ülke genelinde Başkan Biden’a karşı epey bir kamuoyu oluşmaya başladı. çoğu Amerikalı “savaş kaybettik korkusu ile uluslararası platformda “prestij” kaybı yaşadığını düşünüyor. Son gün yapılan bombalı saldırıda hayatını kaybeden şehit ailelerini kullanan muhalefet Biden’a yükleniyor. Hatta Eski Başkan Trump “Ben olsam çıkmazdım!” gibi bir söylem ile geldiğinde TV programları “Bunu söyleyen adam başkanken senato basıldı! Ne yapacaktı çok merak ediyoruz!” diyerek eski başkana adeta “çok konuşma” dedi.

ABD Genelkurmayından bir haber düştü. “IŞİD-K karşısında Taliban ile iş birliği mümkün” gibi bir habere rastladım. Şimdi benim anladığım birkaç radikal ülkenin radikal çıkışı dışında hiç kimse Taliban’a ilan-ı aşk ilan etmedi! Ilımlı açıklama yapanlarda sert açıklama yapanlarda kapalı kapılar arkasında oyunu kendilerine çevirmenin yolunu arıyorlar.

Bu bağlamda ABD Genel Kurmay Başkanı Mark Milley, Taliban’ı geçmişte “acımasız” bir grup olarak tanımlayarak örgütün gelecekte değişip değişmeyeceğinin muamma olduğunu söyledi. Ve ekledi gelecekte kendileri ile iş birliği yapmamız mümkün olabilir diye ekledi. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile birlikte yaptığı basın toplantısında “eve dönüşün” ardından ilk değerlendirmeyi yaptılar.

Austin, insanların havalimanına taşınmasında Taliban’la yürütülen koordinasyona ilişkin sorulan bir soruya, “Taliban ile oldukça dar bir düzlemde çalışıyorduk. O da sadece mümkün olduğu kadar çok insanı dışarı çıkarmak içindi” yanıtını verdi. “Savaşta, yapmak istediğiniz şeyleri değil, görev ve birliklerin risklerini azaltmak için gerekenleri yaparsınız” diyen General Miley, gelecekte Taliban ile Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Horasan kolu olarak bilinen IŞİD-K grubuna karşı yürütülecek terörle mücadelede işbirliği yapmanın mümkün olduğunu belirtti. Austin ise gelecekteki işbirliği konusunda “herhangi bir tahminde bulunmak istemeyeceğini” söyledi ve IŞİD-K’ya karşı ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını ifade etti.

Peki, bu kadar olan olaydan sonra ne olacak onu beklemek gerekiyor. Karşılıklı açıklamaları değerlendirmek, kapalı kapılar ardına kulak kabartmak ve satır aralarını iyi okumak gerekiyor. Bu noktada herkes nezaket açıklamasını yapacak ve esasen Taliban’ın ne yapacağına bakacak. Ülke içerisindeki doğal kaynakların nasıl işleneceği, ülkenin yeniden inşası, ve dahi ticareti yaşamsal ihtiyaçları gibi konular şu an bana göre majör devletlerin masasında olan, ve para kazanabilecekleri konular!

Bekleyip göreceğiz…

Haftaya okullar açılacak, olası bir gündem değişikliği olmazsa yüz yüze eğitim için Amerika’nın nasıl hazırlandığını ve dünyanın merkezindeki diğer güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…

***

Not: Önce küçük bir kıvılcım etkisi ile zümrüdü anka kuşu gibi küllerinden doğan milletimizin zaferden zafere koşarak bağımsızlığını, geçmişten gelen zincirlerini koparırcasına geleceğine koşarak gitmeye başladığı bir günün sembolü olan, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlamak isterim. Bu zafer küçük bir çocuğun yaşama sevinci doksan yaşındaki bir vatandaşımızın gözlerindeki yaşama sevincinin temellerinin atıldığı bir gündür. Bilge önderim Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedefe yürüyebilmek dileklerimle.

Ne mutlu Türküm diyene…