Soyer: ‘Kılıçdaroğlu keşke aday olsa’

Tunç Soyer, "Ben seçilmiş bir belediye başkanı olarak benim partimin genel başkanını çok yakıştırırım" dedi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Katıldığı bir televizyon programında göreve geldiğinden bu yana gerçekleştirilen faaliyetleri anlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, belediye bütçesinin yüzde 42’sinin yatırımlara ayrıldığını söyledi. Toplu ulaşımda sabah 05.00 ile 07.00 arası ve 19.00-20.00 arası herkese yüzde 50 indirim yapıldığını ifade eden Soyer, “Su konusunda hiç rahat değiliz. Kuraklık büyük bir tehdit. Bizim coğrafyamız da iklim krizinden etkilenmeye başladı. İklim krizi çok büyük bir tehdit olarak hayatımızda olacak. * Aydınlanma çağı insanı nasıl geleceğe hazırlamışsa, ekolojik denge de yeni bir çağın kapısını açıyor. Hazırlıklı olmamız lazım. Yeni bir perspektiften bakmalıyız. Ekonomi ile ekoloji arasındaki çatışmayı ortadan kaldırmalıyız. Türkiye’nin İklim ve Çevre Bakanlığına ihtiyacı var” dedi.

Göçmenlerle ilgili de konuşan Soyer, “Seneler öncesinden çok yanlış bir politikayla geldiler. Bu anlaşılır, kabul edilebilir bir şey değil. Şimdi gitsinler deniliyor. Peki nasıl gidecekler? Gidişleriyle ilgili bir çalışma da yok. Ne gelmelerinden ne gitmemelerinden biz belediyeler olarak sorumlu değiliz. Biz yerel yöneticiyiz. Hizmet vermek destek vermek demek değildir. Biz hizmeti mekansal üretiyoruz. Biz hizmet üretmekle yükümlüyüz. Sayın Genel Başkanımızın söylediği tespite çok inanıyorum. Mutlaka geri gitmeliler. Ama bu geri gidişleri uluslararası diplomasiyle çözülecek bir şey” diye konuştu.

Makam aracı olarak elektrikli araç kullandığını açıklayan Soyer, “Bu sembolik bir şey. Şu anda bütün zabıta araçlarımız elektrikli oldu. Belediyenin tüm araç filosunu aslında elektrikliye dönüştürmek istiyorum. Bu iklim değişikliği meselesi çok daha fazla ciddiye almamız gereken bir mesele. Yenilebilir enerji kaynaklarını çok daha yoğun bir şekilde hayatımızda kullanmak zorundayız” dedi.

Büyükşehir belediyesinin, Neptün Soyer’in başkan olduğu KÖYKOOP’tan ürün alımı yapmasıyla ilgili soruyu yanıtlayan Soyer, “Kooperatif bir şirket değildir. Ticari kuruluş değildir. Eğer para kazanılıyorsa o para kooperatif üyeleri arasında paylaştırılır veya yatırım yapılır. İzmir’de 104 tane kooperatif var. Biz bunların çoğundan ürün alıyoruz. Benim eşim bunların üst birliği olan KÖYKOOP’un İzmir başkanı. Benden önce o göreve seçilmişti. Biz şirketlerden, holdinglerden almıyoruz ürünü, bununla iftihar ediyorum. Kooperatiflerden alıyoruz. Tarım Bakanlığı’na bağlı tarımsal üretim kooperatifleri. Bu kooperatiflerin başında KÖYKOOP diye bir çatı örgütü var. Onların başında seçimle gelen, 2 dönem üst üste gelen eşim var. Bu bir zenginleşme yaratmaz. Benim eşim ne huzur hakkı alır, ne maaş alır, ne pay alır. 10 yıldır gönüllü olarak orada çalışır. Hiçbir maaş almaz. Hiçbir huzur hakkı almaz. 5 kuruş kârı yoktur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili Soyer, şunları söyledi: “Ben dostlarımızla beraber iktidara geleceğimizi düşünüyorum. Ben CHP’nin belediye başkanıyım. Başka birisini söylemem söz konusu bile olamaz, benim partimin genel başkanı adaylık düşünürse ‘keşke olsa’ derim. Bununla iftihar ederim. Ama bu ittifakın karar vereceği bir şeydir. Ben seçilmiş bir belediye başkanı olarak benim partimin genel başkanını çok yakıştırırım, ‘keşke aday olsa’ derim.”