Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kör kuyularda merdivensiz kalmak!..

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın dizeleriyle; ‘Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın’ diye başlayıp, ‘Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın’ diye devam eden; üstat Münir Nurettin Selçuk’un ünlü bestesini sever misiniz?

Doğrusu biz çok severiz; hem üstadın kendi sesinden, hem de yakın bir tarihte kaybettiğimiz oğlu, değerli sanatçımız Timur Selçuk’un sesinden sıkça da dinleriz.

Çağdaşlıktan, laiklikten, demokrasiden uzaklaşmak

Bu şarkı nereden mi aklımıza düştü? Son günlerde Afganistan’da yaşananları görüp izledikçe, hele Kâbil Havaalanı’ndaki görüntüler gözümüzün önüne geldikçe; ister istemez beynimizin ve yüreğimizin kıvrımlarında, bu ünlü eserin tınıları ve sözleri durmadan dönenip duruyor!..

Çağdaşlıktan, laiklikten ve demokrasiden uzaklaşılmasının, insanları ve halkları nasıl kör kuyularda merdivensiz bırakabileceğini, Afganistan’da somut olarak görüyoruz…

Afganistan dersleri

Son günlerde Afganistan’da yaşanan acılar, tüm halklar ve ülkeler için anlamlı derslerle dolu. Ama en çok ve öncelikli olarak, bütün bunlardan ders çıkarması gereken de bizim ülkemiz ve halkımız…Siyasal İslamcılığın, dinbaz yobazlığın, kör karanlığın bir ülkeyi ve halkı, ama en çok da kadınları nerelere sürükleyebileceğinin somut örneklerine, Afganistan’da tanık oluyoruz.

21’inci yüzyıldaki bu görüntüler, bütün dünyanın ve insanlığın gözü önünde yaşananlar, doğrusu yüreğimizi acıtıyor. Hele kadınlara reva görülen zulüm ve uygulamalar, yüreklerimize tümden ateş düşürüyor. Elbette bir isyanımız da bu zulme/baskıya seyirci kalanlara ve bu acılar üzerinden çıkar hesabı yapan emperyalist ülkelerin yönetimlerine!..

Taliban’la aynı anlayışta mıyız?

Afganistan konusunda ‘hesap kitap’ yapılan ülkeler arasında, ne yazık ki bizim ülkemiz de yer alıyor. Sözde din uğruna kafa kesen Talibancıların anlayışıyla laik Türkiye Cumhuriyeti’nin anlayışı sanki birbirine yakınmış gibibir algı yaratılmaya çalışılıyor. Böylece Taliban’ın çağdışı siyasetinin ve anlayışının meşrulaştırılmasına katkı sunuluyor.

Bu zorba örgütü Afganistan’da kurduran, çıkarları doğrultusunda uzun süre kullanan ve canavarlaşmasına izin veren ABD ve emperyalist kamp, sonra da denetimini kaybedince yeni arayışlara yöneliyor. Afganistan meselesini ve faturasını, başka ülkelere havale etmeye çalışıyorlar. Afganistan ateşini, kendi ellerini yakmadan tutabilecekleri maşalar arıyorlar.

Rol kapmak!

Bu havale edilme işlemine gönüllü talip olan ülkemizin egemen/yönetsel siyasal anlayışı, Afganistan meselesinde rol kapmaya, etkin olmaya soyunuyor.

Peki, ‘niye böyle yapıyorlar’ derseniz; Başta ABD ve AB yönetimleri olmak üzere uluslararası çevrelerle bozulan ilişkilerini düzeltmeye, onların nezdinde imajlarını tazelemeye çalışıyorlar. Onlar için ne denli vazgeçilmez olduklarını, Afganistan konusunda rol üstlenerek kanıtlamak istiyorlar. ‘Biz olmadan bu meselede yol alamazsınız, bizden faydalanın’ demeye getiriyorlar. Bir anlamda ‘deliğe süpürülmemek’ istiyorlar!..

Havaalanı işletmek hedefinden asker çekmeye

Bu arada, aklımızla da adeta dalga geçiliyor!.. Sanki Kâbil Havaalanı’nı işletmek çok kârlı bir işmiş, asker de işletmeciymiş gibi davranılıyor!.. Havaalanını işletmek hedefiyle başlayan süreç, orada görevli askerlerin çekilmesi kararıyla, şimdilik bambaşka bir evreye dönüştü!.. Aslında, muhalefetin ve duyarlı çevrelerin uzun zamandır talep ettiği askerimizin çekilmesi kararı, doğru ve yerinde bir karardır. Ancak, bu gelişme, iktidarın Afganistan politikasının da çökmesi anlamına gelmektedir.

Afganistan ve sığınmacı konularında, vatandaşın kafasının karıştırılacağı ve ‘olumlu bir algı’ oluşturulacağı sanılıyor. Oysa gerçekler balçıkla sıvanmıyor!.. Ülkemizin sade yurttaşları, bütün olup bitenlerin ayırdında. Bu konularda yapılan kamuyu araştırmalarının sonuçları da bu gerçeği doğruluyor.

Kafa karışıklığı!

Bizim gördüğümüz, kafasında binbir tilki dolaşmayan sıradan vatandaşın kafası net olmasına net de; asıl kafası net olmayanlar, bütün bu olup bitenlerden gereken dersleri çıkaramayan -daha doğrusu çıkarmak istemeyen- çevreler!..

Afganistan ve özellikle de sığınmacılar konusunda, birçok siyasal çevrede ‘kafa karışıklığı’ yaşanıyor. Taliban’dan ‘antiemperyalizm’ yaratmaya uğraşanlar mı, sığınmacı konusunu kendi ezberleri ve önyargıları üzerinden okumaya çalışanlar mı, ortada ne ararsanız var!..

‘Kör kuyularda merdivensiz kalmamak’ için; bazı çevrelerin, Afganistan ve sığınmacılar konusunda ders çalışmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Sağlıklı ve gerçekçi politikalar üretmesi gereken bu kesimler, tavırlarını/tutumlarını somut siyasal gerçeklikler üzerine oturtmalıdırlar. Bu konuları tartışmayı sürdüreceğiz.