Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Hata neredeydi? Doğunun 300 yıldır cevabını aradığı soru

Başlıktaki ifade Ortadoğu çalışmalarının duayeni olarak kabul edilen Bernard Lewis’in kitabının ismi. Kitap, yüzyıllar boyunca hem askeri ve ekonomik anlamda hem de uygarlık, sanat ve bilim alanlarında öncülük yapan İslam dünyasının nasıl oldu da barbarlık ve dinsizlik karanlığında bocalayan Hristiyan Avrupa tarafından alt edildiğini, tahakküm altına alındığını anlatıyor. Bu kitaptan söz edişimizin nedeni başarılı sanayici Adnan Dalgakıran’ın yeni çıkan kitabı ‘Yüzleşme Türkiye vasatlıktan nasıl çıkar’’ kitabında vurgulanan hususları açıklamak. Adnan Dalgakıran 130 ülkeye ihracat yapan A.B.D.den Rusya’ya önemli ülkelerde şirketler kuran başarılı ve etkin bir sanayici. Dünya Gazetesinin ‘’ kitap’’ ilavesinde ekonomi kitaplığı bölümünde Hakan Güldağ’ ın söz konusu kitap ile ilgili güzel bir yazısı var. Bu yazıda da altı çizilen ana başlıklar “hata neredeydi” den başlayıp “vasatlık” la yüzleşmeye varan önemli konular. Vasatlık nedir? Adnan Dalgakıran kitabına Bernand Lewis’in sorduğu bu soruya cevap arayarak başlıyor. Kitapta dünya kıyaslama kriteri olarak ele alınıyor. İş dünyası, sivil toplum örgütleri, hukuk, eğitim sistemi, bankacılık başta olmak üzere her kesim evrensel endekslerle karşılaştırılarak adeta ülke karnesi ortaya çıkıyor. Bunları sırasıyla özetlemeye çalışalım;

– Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Notumuz 5 üzerinden 0.38 vasat bile değil altı. Türkiye 128 ülke işinde 97. sırada -Demokrasi ve Özgürlükler Endeksi: 5 üzerinden 3.58 burada da iki kriter kullanılıyor. Freedom House ve Doğruluk Payı. Freedom House daki notumuz 100 üzerinden 38.5 vasatın altı. Doğruluk payı dünya ortalaması 5.51 bizim notumuz 5.24

– Eğitim Kalitesi Endeksi: Notumuz 2.18 pisa sonuçları üzerinden değerlendiriliyor. Matematikte en yüksek puan Çin’in 591. Türkiye 454 puanla 43. Sırada OECD ortalamaları 2.47 Türkiye bunun altında.

– Küresel Yaratıcılık Endeksi: Notumuz 5 üzerinden 2.44 yani vasat. Avustralya birinci. Bunu ABD, Yeni Zelanda ve Kanada takip ediyor. İlk 10 da Asya ülkesi olarak sadece Singapur var.

-Küresel Girişimcilik Endeksi:5 üzerinden notumuz 1.98 vasat

-Ekonomi Endeksi: Dünya Bankası tarafından açıklanan 4 farklı endeks kullanılmaktadır. Büyüme, enflasyon, genç işsizlik ve genel işsizlik oranı notlarımız 100 üzerinden büyümede 0.29, enflasyon 0.49, genç işsizlik 0.92 ve genel işsizlik 0.51 ortalama 0.55 vasatın altı. Ekonomiden sınıfta kalıyoruz.

Küresel endeksler yazara göre “ayna” görevi görüyor. Kendimize ayna tutuyor ve gerçeklerle yüzleşiyoruz. Küresel rekabette, ideolojisine, siyasi görüşüne ve hayata bakışına önem vermeden Türkiye’nin küresel endekslerdeki sırasını yukarı taşıyacak herkesle ve her grupla çalışmaya hazır olduğunu ilan ediyor Adnan Dalgakıran. Doğu toplumlarının zaman içinde bazı dönemlerdeki bazı toplumlar hariç genelde hemen hepsinde vasatlık hakim.

Nedir vasatlık. Sıra dışı olmak isteyeni yok saymaktır. Özgüvenden yoksun olmaktır. Bedel ödemeyi sevmemektir. Uzun vadeli bakışları sevmemek, kısa vadeli politikalara aşinalık demektir. Gelecek projeksiyonları yapmamaktır. Riyakarların çoğunlukta olduğu toplumlar vasat toplumlardır. Yazarın dediği gibi yirmi yıl sonra Türkiye Avrupa’nın en yaşlı ve en cahil nüfuslarından biri haline gelecek. Bu kaç kişinin umurundadır. Daima bir kurtarıcı bekler vasat toplumlar. Sanat hayatlarında çok yer tutmaz. Yedisinde ne ise yetmişinde de o olmanın marifet olduğu düşünülür. Kadının iş gücüne katılımı düşük toplumlardır. Kadınlar gerek eğitim ve gerekse iş dünyasında yeterince yer almazlar. Vasat toplumlarda duygusallık, gelişmiş toplumlarda rasyonellik hakimdir. Bu nedenlerle vasatlıktan çıkış çok zordur. Değişim, dönüşüm ve gelişim için mutlaka vasatlıktan kurtulmak gerekir. Ekonomide orta gelir tuzağından çıkamayışımız da vasat toplum olmasından ileri gelmiyor mu? Şeref Oğuz’un dediği gibi “Kem alat ile kemalat olmaz” sıradanlıkla mükemmelliği yakalayamazsınız.