Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Erdoğan Karadağ yolunda

Sizler bu yazıyı okurken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun zamandan beri beklenilen Karadağ ziyareti, gerçekleşmiş olacak.

Değişik zaman periyotlarında karşılıklı yapılan bütün hazırlıklara ve isteklere rağmen, gelişen beklenmedik şartlar ve son iki yıldır süregelmekte olan pandemi dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın hayata geçirilemeyen Karadağ ziyareti, nihayet bu hafta sonu yapılacak.

Karadağ’ın önceki Cumhurbaşkanı Filip Vujanovic zamanında planlanan bu Karadağ ziyareti, Karadağ’ın şimdiki Cumhurbaşkanı Milo Vujukovic tarafından da Antalya Toplantısında Cumhurbaşkanımıza hatırlatılmış, Kırım Platformu toplantısında bir araya gelen Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu ile Karadağ Dışişleri Bakanı Djordje Radulovic’in yaptığı görüşmede de ziyarete son şekli verilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadağ ziyaretinin, her iki ülke arasında mevcut bulunan alt yapı, ulaşım, enerji, turizm ve gıda alanlarında yeni fırsatlar yaratması siyasi ve ekonomik bağları güçlendirmesi beklenmektedir.

Gene Türkiye’nin TİKA aracılığıyla bugüne kadar sağlık, kültür ve eğitim alanlarında 300 civarında projeyi ve Bar şehrinde bulunan Selimiye Camii ile İslam Kültür Merkezi’ni Karadağ’da hayata geçirdiğini ve 400’den fazla Karadağlı genci Türkiye’de okuttuğu gerçeğinden yola çıkarsak, gerçekleşecek bu ziyaretle her iki ülke arasındaki yakın ilişkilerin daha da derinleşeceği muhtemeldir.

Söz konusu ziyaret AB ile ilişkiler açısından da Türkiye için çok önemlidir. Zira Karadağ’ın AB üyelik süreci hemen hemen tamamlanmak üzeredir. AB’nin Karadağ ile 33 fasılın 32’sini açtığını, bu sene de son fasıl görüşmelerinin başlayacağı bilinmektedir. Balkan coğrafyasını bir bütün olarak kabul edersek, AB’nin genişleme politikasında yaşanan duraklama döneminde, Türkiye’nin AB ilişkilerinde, Karadağ ile bulunan ortak noktalarımızın da bu ziyarette yeni bir yol haritası oluşturması beklenebilir. Zira Balkanlar’da barışın ve istikrarın kalıcı olması, Balkan ülkelerinin AB’ye kabulü ile kendiliğinden oluşacaktır. Kaldı ki, AB’ye üye olacak sıradaki ilk Balkan ülkesinin Karadağ olduğunun bilinci içinde aynı yolda olan Türkiye, Makedonya, Sırbistan, Bosna-Hersek ve Arnavutluk’un da birlikte hareketine öncülük etmesi Karadağ’dan bu ziyarette istenebilir.

Gene bir ihtilaf olarak Balkanları meşgul etmekte bulunan Belgrat-Priştina ilişkilerinin müspet anlamda bir işbirliğine yönelmesi konusunda Türkiye ile Karadağ ortak bir birliktelikle çözüme giden arabuluculuk ve bir yol haritası oluşturabilirler.

Nüfusu 650 bin civarında bulunan Karadağ’da; Türkiye’nin Adria-Port, Tosyalı, Gintaş, Merit gibi uluslararası alanda kabul gören şirketleri çalışmaktadırlar. Karadağ’ın mevcut iki havalimanının da yenilenmesine gene Türk şirketleri talip olmuş bulunmaktadırlar.

Önemle belirtmek gerekir ki, ticaret hacmimiz 150 milyon dolara yaklaşırken, Türkiye’nin Karadağ’daki yatırımları 200 milyon dolar civarındadır. Bir başka deyişle Türkiye bugün Karadağ’ın beşinci önemli ekonomik ortağıdır. Halen Karadağ’da kayıtlı 2300 civarında Türk firmasının bulunduğunu da, göz önüne alacak olursak bu ziyaretin oradaki insanlarımız için de ayrı bir değerinin olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Cumhurbaşkanımızın bu ziyaretinin Balkanlar’da yeni beraberliklere ve işbirliklerine vesile olması dileğiyle.