Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türk Hava Kurumu

1- Ülkemiz 15-20 gün sıcak ve kuru havanın etkisi ile çıkan orman yangınlarıyla boğuştu. 2021 yılı 10 Ağustos tarihi itibariyle ülkemizde 175 bin 773 hektar ormanlık alan yok oldu. Bir başka ifade ile İstanbul’un 3’te birine yakın ormanlık alan yandı. Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi’nin (EFFIS) verilerine göre, yangınlarla boğuşan Akdeniz ülkeleri arasında 2021 yılında en fazla ormanlık alanın yandığı ülke Türkiye oldu. Son yıllarda ülkemizde yanan ormanlık alanlar katlanarak artmaktadır. Günümüzde hizmet dışı bırakılan Türk Hava Kurumu uçaklarının orman yangınlarında kullanıldığı 2018 yılında yanan orman alanı sadece 5 bin 644 hektardı. 2019 yılında 11 bin 332 hektara, 2020 yılında ise 20 bin 939 hektara, 2021 yılının ilk sekiz ayında 175 bin 773 hektara çıkarak yanan orman alanı üç yıl içinde 31 kat artmıştır.

2- Sadece ormanlarımız yanmadı. Binlerce hektarlık tarım alanı, yüzlerce ev, binlerce evcil hayvan ve yabani hayvanın yanı sıra, büyük bir alanda orman habitatı da yanıp yok oldu. Bal üretimi, seracılık başta olmak üzere binlerce köylümüzün tarımsal gelir kaynakları yok oldu. Bölgenin turizm endüstrisi zarar gördü. Doğanın gördüğü zararın yanı sıra, milyarlarca TL ile ifade edilecek ekonomik zarar ortaya çıktı.

3- Ülkemiz 22,5 milyon hektar orman alanı ile Akdeniz Bölgesinde en büyük orman varlığına sahip ülke konumundadır. Buna karşılık envanterinde orman yangınlarına karşılık kullanabileceği tek bir yangın söndürme uçağı bulunmamaktadır. 2021 yılında Rusya’dan kiralanan 3 uçağın 2’si arızalanıp devre dışı kalınca elimizde orman yangınlarına müdahale edebilecek tek uçak kaldı. Ülkemizdeki orman yangınlarına yardım için yurt dışından gelen uçaklar sayesinde yangınlar kontrol altına alınabildi.

a- İtalya, Yunanistan ve İspanya’da yaklaşık 500 bin hektarlık orman alanına bir yangın söndürme uçağı düşmektedir. Ülkemizdeki 22,5 milyon hektarlık orman alanını dikkate aldığımızda orman yangınları ile etkin mücadele edebilmemiz için 45-50 uçaklık bir filoya ihtiyaç olduğu görülmektedir. Değişen iklim şartları nedeniyle son derece hassas ve riskli bir konuma gelen ormanlarımızda yangınlarla mücadeleyi kiralık uçaklarla yapma şansımız olmadığından acilen yangın söndürme uçaklarından oluşan bir filonun kurulmasına ihtiyaç vardır. (Küçük uçaklara ihtiyaç vardır ve bunların Türkiye’de üretimi mümkündür.)

b) Öncelikli olarak orman yangınları için ihtiyaç duyulan uçak filosunun yönetimi ve sorumluluğunu alacak, konusunda uzman bir birimin veya kurumun tespit edilmesine ihtiyaç vardır. Bu niteliklere sahip iki kurum bulunmaktadır. Türk Hava Kuvvetleri ve Türk Hava Kurumu.

c) Türk Hava Kuvvetleri gerek alt yapısı gerek insan kaynağı ve envanterinde bulunan helikopterlerin bir bölümünün yangın söndürme faaliyetlerinde kullanıma uygun olması nedeniyle, Yunanistan ve İspanya’da olduğu gibi orman yangınları ile mücadele için görevlendirilebilir. (Askeri helikopterler kolayca yangın söndürecek hale getirilebilir.)

d) Ancak tarımsal ilaçlama, hasta nakli, tapu kadastro çalışmaları, çevre denetimi, orman ve büyük sanayi tesisleri yangınlarına müdahale vb. sivil amaçlar içinde kamu niteliğinde bir hava filosuna da ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaçlar Türk Hava Kurumu tarafından karşılanabilir. Türk Hava Kurumu orman yangınları ile mücadele gibi kamusal görevler üstlenecekse öncelikli olarak kurumsal yapısının yeniden düzenlenmesine ihtiyaç vardır.

e) Kuruluşları çok uzun yıllara dayanan ve ülkemize büyük hizmetleri dokunan sosyal amaçlı olup faaliyetlerini büyük ölçüde vatandaşlardan topladığı bağışlar ile finanse eden Kızılay, Yeşilay ve Türk Hava Kurumu uzun süredir liyakatsiz yöneticiler, yolsuzluklar, denetimsizlik ve AKP iktidarının arka bahçesi durumuna gelmeleri nedeniyle, vatandaşlarımız nezdinde çok büyük ölçüde itibar kaybına uğramışlardır. Bu nedenle söz konusu kurumlara son yıllarda vatandaşlar tarafından yapılan bağışlar büyük ölçüde düşmüştür.

f) Öncelikli olarak bu kurumlara tekrar itibar kazandırmak ve vatandaşların güvenini tesis etmek için yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç vardır. Başta Türk Hava Kurumu olmak üzere SHÇEK, Kızılay ve Yeşilay, kamu kurumu statüsüne alınmalı, yönetimi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin seçtiği üyelerden oluşan bir mütevelli heyetine bırakılmalıdır. Mütevelli heyetini oluşturacak heyetin 4 üyesi iktidarın gösterdiği adaylar arasından, 4 tanesi muhalefetin gösterdiği adaylar arasından TBMM tarafından seçilmelidir. Geriye kalan 3 üye ise kurumların şubelerinden gelen delegeler tarafından seçilmelidir. Söz konusu kurumlarda görev alacak mütevelli heyet üyeleri ve üst düzey görevlilerin nitelikleri yönetmeliklerle belirlenmelidir. Liyakat ve dürüstlük esas alınmalıdır.

– 11 kişilik mütevelli heyeti yönetim kurulu olarak görev yaparak kurumun üst düzey yöneticilerini atamalı, hizmet politikalarını belirlemeli, harcamalarını ve faaliyetlerini denetlemelidir. Kurumların harcamaları Sayıştay denetimine tabi olmalıdır. Her kurum yılsonunda denetim kurumlarınca ve yeminli mali müşavirlerce hazırlanmış bir faaliyet raporunu onaylamak üzere TBMM’ye sunmalıdır.

-Görev tanımı, Türk Hava Kurumu, SHÇEK, Kızılay, Yeşilay ile sınırlı bir etik kurul oluşturulmalı ve söz konusu kurumlarla ilgili her türlü şikayetleri, usulsüzlükleri, yolsuzlukları inceleyip sonuçlandırmalı, sorumlular hakkında cezai işlemler yapabilmelidir. Etik Kurulunun üyeleri eşit sayıda olmak üzere iktidar ve muhalefetin gösterdiği adaylar arasından TBMM’de seçilmelidir.

4- Ülkemizde her yıl 1 milyon 350 bin büyükbaş, 3 milyon 700 bin küçükbaş olmak üzere ekonomik değeri 30 milyar TL’yi bulan kurban kesilmektedir. Bunun yanı sıra fitre ve zekâtlar da dâhil edildiğinde vatandaşlarımız her yıl 100 milyarın üzerinde bir parayı hayır hasenat için harcamaktadır. Özellikle büyükşehirde kurban ibadetinin ifası sırasında yaşanan bir takım imkânsızlıklar ve sıkıntılar nedeni ile kurban kesimlerinin büyük bir bölümü vekâletle yapılıyor ve ne olduğu amacı bilinmeyen dernek ve vakıflar milyarlarca TL kurban parası, fitre ve zekât toplamaktadırlar.

  • Türk Hava Kurumu, Kızılay gibi kurumlara vatandaş nezdinde itibar kazandırdığımızda ve yapılan bağışları amacına ve ruhuna uygun olarak harcadığımızda halkımızın eskiden olduğu gibi bu kurumlara teveccühü artacak, hayır ve hasenat için ayırdığı paraların önemli bir bölümü ne olduğu ve amacı bilinmeyen dernek vakıflar ve cemaatler yerine bu kurumlara yönelecektir.
  • Türk Hava Kurumuna güven ve itibar kazandırdığımızda orman yangınları için ihtiyaç duyulan uçakların bedelinin büyük bir bölümü geçmişte olduğu gibi fedakâr halkımız yapacağı bağışlarla karşılanacaktır. Yeter ki sorumlular Türk Hava Kurumuna itibar kazandıracak çalışmaları hızlı bir şekilde tamamlasınlar.

Not: Yangın afetinin yanı sıra sel afeti de yaşadık. Yüce Rabbim (cc) ülkemizi her türlü afetten korusun. Vefat edenlere rahmetini lütfetsin. Hepimizin başı sağ olsun.