İYİ Partili Dervişoğlu: “Bakanlar siyaset değil, görev yapsın”

İYİ Parti İzmir Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Müsavat Dervişoğlu, İzmir Tarihi Havagazı Fabrikasında basın mensupları ile bir araya geldi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Toplantıya İYİ Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar ve il yöneticileri de katıldı.

Konuşmasına ülkede meydana gelen afetlere değinerek başlayan Dervişoğlu, “Türkiye önemli günler geçiyor. Hala daha devam eden orman yangınlarının acısı ile kavruluyoruz. Şimdi de sel felaketleri ile uğraşıyoruz. Vefatlar var, kayıplar var, yaralılar var. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Kayıplara selamet yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Orman yangınları konusunda diğer ülkeler de bizimle aynı kaderi paylaşıyor. Dolayısıyla böyle bir coğrafyada yaşıyor, böyle bir tehdit ile karşı karşıya iseniz tedbir almak zorundasınız. Yaşadığımız yer belli yangın çıkarsa ne olacağı belli, rüzgâra bağlı kapsama alanının nasıl genişleyeceği belli… Buna rağmen sizin bir tedbiriniz, bir öngörünüz, eylem planınız yoksa bu eleştiriye açık hale gelir. Bunu eleştirenler de siyaset yapmış olmak için değil eksikliklerin giderilmesi bakımından hassasiyet göstermek amacıyla bu eleştirileri dile getiriyorlardır. Ama maalesef oluşan bu tedbirsizlik öngörüsüzlüğü eylem planını dile getirenlere karşı da hükümet, afetler üzerinden siyaset yapıyor suçlamasında bulunuyor” dedi.

Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener önderliğinde Anadolu’nun çeşitli yerlerine ziyarette bulunduklarını, sorunları yerinde tespit ettiklerini, ortak sorunlara karşı müşterek çözümler üretmek amacıyla ortak aklı devreye sokmaya gayret gösterdiklerini dile getirdi. Bu ziyaretler esnasında provokatif olaylarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Dervişoğlu, “Eskiden ‘Bu işlerin arka planında kimler var’ diye bir takım tereddütler yaşardık. Ama şimdi hükümet ve hükümetin sözcüleri başta Erdoğan’ın ifadeleri göz önüne alındığında,  bu tariflerin merkezi de menşei de aleni bir şekilde ortaya çıkıyor. Bunlar bizi yıldırmaz, bizim halkla buluşmalarımızı engelleyemez, problemlerin yerinde tespit edilmesi noktasındaki gayretlerimizi de asla ve kata akamete uğratamaz. Boş yere uğraşmasınlar. Millet bizi çağırıyor, biz de millete gidiyoruz” diye konuştu.  

“Göç yönetiminde ciddi sorunlar var”

Türkiye’deki göç yönetimine ilişkin “ciddi sorunların yaşandığını” söyleyen Dervişoğlu, “Mağdur olan vatandaşların başka coğrafyalardan ülkemize gelmelerini asla ve kata yadırgıyor değilim. Ama bunun bir plan çerçevesinde gerçekleştirilmesi lazım. Coğrafi komşularımız içerisinde sıkıntılardan yaşayan insanlar Türkiye’yi bir medet kapısı olarak görebilirler bu fevkalade normaldir. Ama bunun bir plan çerçevesinde gerçekleştirilmesi lazım. Sınır kapılarının delik deşik olduğu bir ülke görüntüsü sergilememiz lazım. İskânların doğru bir şekilde gerçekleşmesi gerekiyor. Bu ülkenin göç merkezine dönüşmemesi lazım. Uzun vadede bir takım demografik sorunlarla karşı karşıya kalmamız söz konusu olabilir. Devletin bu konuda da uyanık olması lazım” şeklinde konuştu.  

“Bakanlar afet anında görev yapmalı, siyaset değil”

Yangınlara ilişkin soruyu cevaplayan Dervişoğlu, afet zamanı siyaset yapılamayacağının altını çizerek sorumluları eleştirdi. Dervişoğlu,  “Türk milletinin emin olmadığı ve kaygıyla yaklaştığı tek şey hükümetin niyetidir.  Milletin tereddüt ettiği iktidarın niyeti… Onun için feryat figan ediyoruz. Olumsuzlukları onun için yüksek bir sesle dile getiriyoruz. Afet zamanı tabii ki siyaset yapılmaz.  Böyle bir süreçte İçişleri Bakanı, Tarım Bakanı, Bayındırlık Bakanı siyaset yapmamalı, görev yapmalıdır. Biz de muhalefet olarak onları siyaset değil görev yapmaya davet ediyoruz. Yaralarımızın sarılması noktasında yönetime her türlü desteği vereceğimizi söylüyoruz.  Afet üzerinden siyaset yapmak zaten bir vatandaş olarak bana yakışmaz. Ama sen öyle bir bakansın ki sorumlusun, sana bu alanda siyaset yapmak hiç yakışmaz. Siyaset yapan sorumlu bakanın sabah kalktığında aynaya bakamaması lazım. Hele başarısızsa… Yunanistan’da adam istifa etti. Japonya’da olmuş olsa harakiri yaparlardı, biz bunlara harakiri yapsınlar demiyoruz ama en azından istifa edecek kadar adam olsunlar” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, seçim sürecine dair sorulan soruya, “Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine girmedik henüz, seçim sürecine girmeden Tayyip Erdoğan’ın rakibi kim olacak diye Tayyip Erdoğan’a rakip seçme imkânı ya da rakip belirleme imkânı verecek kadar siyasi saflıktan da mustarip değiliz. Herkes biraz sabredecek biz ince eleyecek sık dokuyacağız” cevabını verdi.

“İzmir’de siyaset yapan İzmirce konuşacak”

“20 yılı aşkın süredir İzmir’de siyaset yapıyorum. Zaman zaman benim için de ‘sert konuşan adam’ derler. Ancak İzmir’de siyasetin dili sertleştiyse bunun müsebbibi belli. Ben İzmir’in istediği dili konuşurum. İktidar partisine mensup bazı kişilerin siyasi partilerin liderlerine dil uzatan açıklamaları var. Biz onların seviyelerine inmeyiz. Türk siyasetinde hakarete, husumete yer açan bir dil tutumuna sıcak bakmıyoruz. İzmir siyasetçileri açısından da yadırgadığımı söyleyebilirim. Kimseyi rahatsız etmeden ağır cümleler kurabiliriz. Patenti bana aittir; İzmir’de siyaset yapan İzmirce konuşacak.”

“Doğru adımlar atılmalı”

Ankara’nın Altındağ ilçesinde gerçekleşen olaya ilişkin ırkçı bir dil kullanılmasına karşı olduğunu söyleyerek çözüme yönelik doğru adımların atılması gerektiğinin altını çizen Dervişoğlu “Yabancılara karşı nefret dilinin oluşturulmasına karşıyım. Meselelerin farklı boyutta anlaşılmasını da kolaylaştıracak yanlış cümlelerin seçilmesine ziyadesiyle karşıyım. Irkçı bir dil kullanımına karşıyım.  Ama ‘Sınır kapılarını delik değiş ettin, yanlış politika uyguladın, Türkiye’nin başına da bu tartışılacak konuyu bela ettin’ denmesinin yadırganmasına da karşıyım. Bu plansızlıktan Türkiye’nin başına bela edilmiştir. Biz hararetli ve ciddi problemleri olan bir toplumuz. Böyle bir vatanda küçük bir kıvılcımda büyük bir yangın çıkarmak da söz konusu olabilir. Sorumlu bir dil kullanılması ve çözüme yönelik doğru adımların atılması lazım” ifadelerini kullandı. 

“İzmir’de daha ciddi adımlar atılmalı”

Dervişoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer’in çalışmalarının nasıl değerlendirildiğinin sorulduğu soruya şu cevabı verdi:
“İzmir çok uzun zamandan beri Soyer’in mesul olduğu parti tarafından yönetiliyor. Önemli işlere imza attığı söylenebilir.  Ama İzmir’in sorunlarının çözülmesi noktasında daha ciddi adımların atılmasını bekliyoruz. İzmir’in karşısında önemli bir trafik sorunu var mesela. Bu trafik sorununun çözülebilmesi için ortak aklın oluşturulması lazım. İzmir halkı tabii ki daha fazlasını hak ediyor. İzmir kendi imkanları ile kendi kaynakları ile kendi potansiyeli ile yolculuğunu sürdürmeye gayret sarf ediyor. Ben gerek hükümeti gerek belediyeleri yaptıkları doğrular ve yanlışlar çerçevesinde değerlendiriyorum. Hükümetin de doğru işleri olursa ona destek vermeye elverişli bir siyasi partinin sözcüsüyüm. Yerel yönetimlerde de Ankara, İstanbul, İzmir, Aydın, Adana, Antalya belediyeleri doğru iş yaparlarsa biz ittifak olmanın gururunu yaşarız. Ama yanlış iş yaparlarsa onları eleştirmenin ve doğru iş yapmalarını sağlamanın tarafını tutarız. Yanlışı varsa karşısındayız, doğrusu varsa yanındayız.”