İbrahim Aydın Telseren: “Sanayicinin yolunu açacak düzenlemeler yapılmalı”

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’nin Yönetim Kurulu Başkanı, “Bölgemizdeki istihdam bin 100’e, ihracat yapılan ülke sayımız 94’e yükseldi. Bölgemiz tam doluluğa ulaştığında yaklaşık 5 bin kişiye iş sağlayan bir bölge olacak” diyor.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İbrahim Aydın Telseren… Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) Yönetim Kurulu Başkanı…

İş yaşamına, 1970 yılında Ereğli Demir Çelik Fabrikalarında başlayan Telseren, 1974’te Metaş İzmir Metalurji fabrikasına girerek 1995 yılına kadar çeşitli kademelerde görev yapıyor. Yaşar Holding’te Taahhüt Grup Koordinatörü olarak 2 yıl profesyonel olarak çalışan Telseren, ortağı olduğu Petrofer ve Bodycote Istaş Isıl İşlem AŞ.‘deki görevlerini sürdürüyor.  

OSB Kurma yolculuklarına 2006 yılında Egekobider üyeleri ve çevre sanayicilerden oluşan 100 sanayici ile kurdukları SS KOBSAN Arsa ve Konut Yapı Koop. ile başladıklarını dile getiren Telseren,  2008 yılında BAYOSB’nin tüzel kişiliğini kazanması ile birlikte Yönetim Kurulu Başkanı oluyor. Telseren, 13 senedir, BAYOSB’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor.

Pandemi döneminde çalışan sayılarının yükseldiğini söyleyen Telseren, “Sanayi üretiminin düştüğü, birçok tesis ve kurumun kapasite azaltmaya gittiği pandemi koşullarında Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi olarak yatırım yapmaya, gelişmeye ve büyümeye devam ediyoruz. Hatta şunu söyleyebilirim, 2020-2021 döneminde bölge olarak altın çağımızı yaşıyoruz” diyor.

Aydın Telseren, TL’deki değer kaybı ve yüksek enflasyona dair “Dövizin yüksek seyri, Türk Lirası’ndaki değer kaybı haliyle yüksek enflasyonu getiriyor. Bu enstrümanı zamanında kullanmış olsaydık, bugün hem enflasyon bu kadar yüksek olmazdı hem de döviz… Ekonominin formülleri bellidir. Bunların dışına çıkarsanız ekonomi biliminin gerçekleri size bunun bedelini ödetir” ifadelerini kullanıyor.

Üretimin önemini şu sözlerle vurguluyor Telseren: “Üretim, üretim, üretim! Üreteceksiniz ki o üretimi yapacak istihdamı sağlayasınız. Bizim gibi doğalgaz, petrol tarzı yeraltı zenginliği olmayan ülkelerin üretimden uzaklaşması düşünülemez.” Ve ekliyor: “O sebeple üreticilerimizi teşvik edecek, sanayicinin yolunu açacak düzenlemeler yapılmalı.”

Aydın Telseren ile Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’ni, çalışmalarını ve projelerini, OSB’lerin ülke ekonomisine katkısını, altını çizdikleri ‘Yeşil OSB’yi, pandeminin etkilerini, ekonomiyi ve üretimin önemini konuştuk.

-Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın Telseren kimdir? Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi ile yollarınız ne zaman kesişti, başkanlık süreciniz nasıl başladı?

1970 ODTÜ Metalurji Yük. Müh. Mezun olup, iş hayatına Ereğli Demir Çelik Fabrikalarında başladım. 1974 yılında Metaş İzmir Metalurji fabrikasına girdim ve 1995 yılına kadar çeşitli kademelerde görev yaptım. Grubun genel koordinatörü ve grup şirketlerinin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdüm. Yaşar Holding Taahhüt Grup Koordinatörü olarak 2 yıl daha profesyonel çalıştıktan sonra, ortağı olduğum Petrofer ve Bodycote Istaş Isıl İşlem AŞ. ‘de üretmeye devam ediyoruz.

OSB Kurma yolculuğumuz 2006 yılında Egekobider üyeleri ve çevre sanayicilerden oluşan 100 sanayici ile kurduğumuz SS KOBSAN Arsa ve Konut Yapı Koop. ile başladı.  2008 yılında BAYOSB tüzel kişiliğini kazandı ve ben de 2008 yılından bu yana BAYOSB’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekteyim.

“Bölgemiz 5 bin kişiye iş sağlayacak”

-Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi sanayicilere hangi avantajları sağlıyor, istihdam kaç kişi, ihracat rakamları nasıl, bölge hakkında rakamsal bilgi verir misiniz?

Öncelikle BAYOSB olarak sistemli üretim imkânı tanıyoruz. Bütün OSB’lerin hedefi bu aslında. Kimisi bunu sorunsuz yapar kimisi bu yönde çaba sarf eder. Biz ise katılımcılarımıza sorunsuz bir üretim ortamı yarattık ve bu konuda kapasitemizi geliştirmek için çalışıyoruz. AB Yeşil Mutabakatı konusunda katılımcılarımıza büyük bir avantaj sunduğumuzu söyleyebilirim. Rakamlara gelirsek, tahsisli parsel sayımız 40’a ulaşmış olup, bölgenin tam doluluğundaki sanayi parselimiz 87 olacak. Şu an üretimdeki firma sayımız 15. Yapı kullanma izin belgesini almış ve üretim hazırlığındaki firma sayımız ise 5. İnşaat aşamasındaki firma sayımız ise 10. Proje aşamasındaki firma sayımız da 10.  Proje aşamasındaki bu katılımcıların 2021 yılında inşaata geçmesi planlanıyor.

Bölgemizdeki istihdam bin 100’e, ihracat yapılan ülke sayımız 94’e yükseldi. Bölgemiz tam doluluğa ulaştığında yaklaşık 5 bin kişiye iş sağlayan bir bölge olacak.

-Organize Sanayi Bölgelerinin Türkiye ve bölge için önemi ve ekonomiye etkisi nedir?

Üretim çok parçalı bir iştir. Birçok farklı enstrümanın bir araya gelerek yapılması gerekir. Hele ki ağır sanayi ve yüksek teknoloji gerektiren bir sanayi üretimi yapıyorsanız, birçok farklı yapının, imkânın bir araya gelmesi gerekir. İşte Organize Sanayi Bölgeleri, bu enstrümanları sanayiciler için bir araya getiren yapılardır. Bu anlamda üretim ikliminin yaratılmasını sağlayan idari yapılar ve bölgelerdir. Elektriği, suyu, lojistiği, devletin sunduğu imkânları ile OSB’ler özellikle sanayicilerimiz için büyük kolaylıklar sağlıyor. Haliyle bu kümelenmeler istihdamı, bölge ekonomisini geliştiriyor. Bunun yansıması da elbette ki ülke ekonomisine pozitif olarak yansıyor.

“Ciddi yatırım alıyoruz”

-OSB’niz içerisinde proje kapsamında olan parseller var mı? OSB’ye dair yeni yatırımlar söz konusu olacak mı?

BAYOSB olarak ciddi bir atılım içindeyiz. Ciddi yatırım alıyoruz. Özellikle otomotiv yedek parçacı, makine üreticisi ve metal şekillendiricilerinin yoğun ilgisi var. Sadece yeni yatırımlar gelmiyor, katılımcılar kapasite artırıyor. Biz de alt yapı yatırımlarını tamamlıyoruz.

Mevcut katılımcı firmalarımız da önemli bir atılım içindeler. Girginler Oto, Eren Balata gibi iki büyük firmanın yeni parsel yatırımları yapmaya hazırlanıyorlar. Star Yağcılar firmasının da trailer ve dorse imalatı konusunda yatırım niyetinde olduğunu biliyoruz. Birim Makine de ek yatırım yaptı, tesisini genişletti. Aymas Makine de öyle.

Yeni yatırımcılar gelirken, katılımcılar işletmelerini büyütürken biz de bu gelişimlere ayak uydurarak bölge olarak yatırımlara devam ediyoruz. Biz de 2021 yılı sonuna kadar 2. bölgedeki parselasyon çalışmalarımızı tamamlayacağız. İstinat duvarları, yol çalışmaları gibi alt yapı çalışmalarını da bu yılın sonuna kadar 41 milyon TL’lik bir yatırım ile tamamlamayı hedefliyoruz.

“AB destekli sanal gerçeklikte iş güvenliği projemizi yürütüyoruz”

-Çalışmalarınızdan ve yürüttüğünüz projelerinizden öne çıkanları paylaşır mısınız?

İki proje yürütüyoruz. Birincisi İZKA destekli Yeşil OSB projemiz. Dokuz Eylül Üniversitesi ile bu konuda çalışıyoruz. Temiz üretim ve kaynakların verimli kullanılması adına geliştirilen bu proje 5 katılımcımız ve BAYOSB’nin stratejilerini belirlemesinde etkin rol oynayacaktır.  Diğeri de Avrupa Birliği destekli sanal gerçeklikte iş güvenliği eğitimleri projesi. İş Güvenliği eğitimlerinin ileri teknoloji ile verilmesini ve iş kazalarının da azaltılması hedefleyen proje için AB’den 216 bin Euroluk destek aldık, 18 ay sürecek projemizin dördüncü ayını tamamlıyoruz. Arıtma tesisi çalışmalarımız sürüyor. Sanayi Bakanlığı’ndan onay aldık ve bakanlığın 2021 yatırım programına dahil edildik. Bu yıl içinde projelendirme ve ihale sürecini tamamlamayı hedefliyoruz. Günlük bin 500 metreküplük bir arıtma tesisi yapacağız, 12-15 milyon TL’ye mal olacak bu yatırımın finansmanını da Sanayi Bakanlığı’ndan kredi alarak çözeceğiz. 2022 yılı sonunda tesisimiz hazır olsun istiyoruz.

“Yeşil OSB konseptine hep bağlı kaldık”

-“Yeşil OSB” olma ilkesi ile hareket ettiğinizi belirtiyorsunuz. Bu konuya ilişkin çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

Kurulduğu günden yana ‘Yeşil OSB’ olma ilkesiyle hareket eden bu konuda birçok çalışma ve düzenleme yapan Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB), Avrupa Birliği’nin, Aralık 2019’da AB Komisyonu tarafından açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakat Çağrısı (European Green Deal) ile ön plana çıkıyor.

Son olarak İZKA’dan ‘Yeşil OSB Yol Haritası Projesi’ni de hayata geçiren BAYOSB’mizin, AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde önümüzdeki dönemde karbon ayak izini küçültmek zorunda kalacak sanayicilerin daha fazla ilgi odağı haline gelmesi bekleniyor.

15 yıllık bir planlama ile ilk kuruldukları günden beri Yeşil OSB konseptine bağlı kaldık ve bu konuda adımlar attık. AB’nin Yeşil Mutabakat uygulaması özellikle ihracatçı sanayicilerin karbon ayak izini küçültmelerini gerektiriyor. BAYOSB’de faaliyet gösteren sanayiciler bugünden bu avantaja sahipler. AB Yeşil Mutabakatı ile yeşil OSB fikrinin artık tüm sanayi için zorunluluk haline geldiğini söylemek mümkün. Biz bunu öngördüğümüz için çok önceden bu çalışmalara başladık ve BAYOSB’ye gelen tüm katılımcılara karbon ayak izini küçültecek adımları atmaları konusunda en baştan kurallar koyduk. Akıllı binalar, enerji verimliliği uygulamaları, yağmur suyunun toplanarak biriktirilmesi ve kullanılması, çatılarda güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kullanımı, arıtma gibi uygulamalarımız zaten mevcut. Yeşil OSB yol haritası projesi ile de endüstriyel simbiyoza uygunluk durumumuz ortaya çıkacak.

Tüm bu adımları henüz yatırım yapılırken zorunlu tuttuk ve sanayicileri henüz fabrikalarını, tesislerini inşa ederken yapılarını bu kurallara uygun dizayn etmelerini sağlıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada AB Yeşil Mutabakatı, karbon ayak izi küçük olmayan sanayicilere ihracat engeli koyacak. BAYOSB’nin bu uygulamaları sayesinde burada faaliyet gösteren tüm sanayiciler karbon ayak izinin küçüklüğü nedeniyle doğal olarak rakiplerine karşı bir adım öne çıkacak.

“2020 ve 2021 döneminde altın çağımızı yaşıyoruz”

-Coronavirüs salgını OSB’nizdeki sanayicileri nasıl etkiledi? Bölgenizde üretim ve ihracat ile ilgili sorunlar meydana geldi mi?

Sanayi üretiminin düştüğü, birçok tesis ve kurumun kapasite azaltmaya gittiği pandemi koşullarında Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) hem katılımcıları, hem yeni gelen yatırımcıları hem de BAYOSB olarak yatırım yapmaya, gelişmeye ve büyümeye devam ediyoruz. Hatta şunu söyleyebilirim, 2020-2021 döneminde bölge olarak altın çağımızı yaşıyoruz.

Kısacası Pandemi nedeniyle birçok bölge ciddi küçülme ve sorun yaşarken biz kapasitelerde düşüş yaşamadık.  Pandemi döneminde bölgemizin elektrik ve gaz tüketimleri arttı, çalışan sayımız da yükseldi.

-Pandemi koşullarında üretim yaparken, devletin destekleri bölgenin üretimi sürdürmesi için yeterli oldu mu?

Devlet destekleri elbette ki önemlidir, değerlidir. Her ülkenin sanayicisine, vatandaşına desteği kendi ekonomik gücü temelinde oluyor. O sebeple verilen desteklerin yeterli olduklarını söylemek elbette ki zor. Ancak kısa çalışma ödeneğinin hem istihdamı korumak hem de sanayicinin temel gider kalemine destek anlamında önemli bir katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Dileğimiz Pandeminin aşılama ile aşılması ve Pandemi desteklerine bir daha ihtiyaç duyulmaması yönünde elbette ki.

“Yüksek faiz yatırımın önünde büyük engel”

-Türk lirasındaki değer kaybı, dövizde yaşanan dalgalanmalar ve yüksek faiz sanayiciyi nasıl etkiliyor?

Dövizdeki dalgalanma ve öngörülemezlik, yüksek döviz seyrinden bile kötü. İhracatçıyı da ithalatçıyı da son derece olumsuz etkiler bu dalgalanma. Yüksek ancak stabil seyrederse sanayici o ekonomik şartlara göre önlemini alır, fiyatlandırmasını yapar, ara malını alır. Ancak bir gün yükselen, bir gün düşen dövizde sanayici ne ithal ara malına yönelebilir, ne de uzun vadeli kredi çekebilir, ne de ödemelerini ve tahsilatlarını zamana yayabilir. Öngörülemezlik en büyük sorun diyebilirim dövizde. Dövizin yüksek seyri, Türk Lirası’ndaki değer kaybı haliyle yüksek enflasyonu getiriyor. Bu enstrümanı zamanında kullanmış olsaydık, bugün hem enflasyon bu kadar yüksek olmazdı hem de döviz bu kadar yüksek olmazdı. Ekonominin formülleri bellidir. Bunların dışına çıkarsanız ekonomi biliminin gerçekleri size bunun bedelini ödetir. Bizde de biraz durum bu maalesef. Yüksek faiz bugün yatırımın önünde büyük engel. Kredi faizlerinin yüksek olması kredi çekerek yatırıma yönelecek yatırımcıyı da, elinde sermayesi olup yatırım yapmayı düşünen sanayiciyi de bekleten bir unsur.

“Üretim gücümüz arttığında istihdamımız da artacak”

-Özellikle genç işsizlik Türkiye’nin en büyük sorunlarından birisi. İstihdamı artırmak için neler yapılabilir?

Elbette ki üretim, üretim, üretim! Üreteceksiniz ki o üretimi yapacak istihdamı sağlayasınız. Bizim gibi doğalgaz, petrol tarzı yeraltı zenginliği olmayan ülkelerin üretimden uzaklaşması düşünülemez. O sebeple üreticilerimizi teşvik edecek, sanayicinin yolunu açacak düzenlemeler yapılmalı. Bu konuda devletin de üzerine düşenler mevcut. Vergilendirmeden tutun, ekonominin gerçeklerine yönelik politikaların hepsi üretime doğrudan etki eden unsurlar. Bu politikaları üretimi destekleyecek şekilde yürütmek gerekiyor. Üretim gücümüz arttığında istihdamımız da artacak…

Selin Tekin