Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yangınlar!

İçi burkuluyor insanın! Burkulmaktan öte, göğsü daralıyor yüreği yanıyor…

Türkiye 8.500 KM ötede yanıyor olsa da dumanı biz gurbettekilerden de çıkıyor. ABD’de yaşayan Türk toplumu gelişmeleri an ve an izlerken diğer bir yandan da elinden gelenleri yapmaya çalışıyor. New York merkezli Türk Hayırseverler Vakfı (TPF) ihtiyacı olan vatandaşlarımıza gönderilmek üzere; yiyecek ve acil tıbbi malzeme sağlamak için harekete geçti.

Geçen yıl orman yangınları epey fazla oldu! İnternette şöyle bir dolandım 1 Ocak – 1 Temmuz arasında 35 bin orman yangını olduğunu ve bunların bazılarında OHAL ilan edildiği bilgisini sizlerle paylaşayım.

Peki, neden çıkıyor bu yangınlar?

Kongre Araştırma servisinin istatistiklerine göre, yangınların iklim değişikliği, rüzgar, insan hatası ve dikkatsizlikten çıktığı belirtiliyor. ABD geçen yıl için yangınla mücadele kapsamında 952milyon dolar ayırdığı bütçesini bu yıl 1 milyar doların üzerinde olacak şekilde belirledi. Başkan Biden, birkaç gün önce eyaletlerin orman yangınları ile nasıl mücadele ettiğini ve federal hükümet olarak onlara ne gibi kolaylıklar yapabilecekleri düşünce toplantısında bir araya geldi ve valilerin “acil eylem” planlarını inceledi.

Peki, ABD yangınlar için ne yapıyor?

Öncelikle orman yangınları ile mücadele eden filonun genişliği! Bununla birlikte yerel araziye uygun olan sistem hatta sistemler üretilmeli. Buna göre helikopter, kepçe, tanker ve/veya uçak gibi araçların alınması gerekiyor. Yangınla mücadele eden itfaiye erleri yada gönüllülerin düzenli tatbikat ve eğitimlerle bilgilendirmesi.

Ağaç kesiminin bireysellikten öte kontrollü olarak uzmanlar tarafından yapılması. Yangın bölgelerinde yapılan yapıların iç ve dış yapılarının yangına dayanıklı malzemelerden yapılarak tasarım ve dizaynın buna göre olması bekleniyor. Bununla beraber yıllar içerisinde aşamalı olarak fosil yataklarını kaldırarak ağaç kesiminden uzak durulmuş, madencilere izin verilmemiş.

Türkiye’deki yangınlarda da gördüğümüz zamanlamanın önemli; her doktorun hastasına söylediği şekilde, erken teşhis çok önemli. Kritik zamanlarda gerektiği alanlarda hızlıca hareket etmek çok önemli. Mesela Kaliforniya’da insanlı gözetleme kuleleri sisteminin yerine, dağ zirvelerine kurulan kameralar bulunuyor. Her hangi bir duman yada ihbar sonrası bu kameralar ile kontrol sağlanıyor ve ivedilikle harekete geçiliyor.

Delta virüs endişesi

Her yıl yapılan New York otomobil fuarı bu yıl da yapılamayacak! Bunun ertelenmesi demek beklenen 4. Dalganın artık iyice kendini hissettiresidir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin verilerine baktığımızda aşı olanların sayısı 164 milyonu buldu. Her ne kadar teşvikler ve aşı promosyonları yapılsa da New York ve Başkentte bir çok yerde maske takma zorunluluğu geri geldi. Ne yalan söyleyeyim aşılı olmama rağmen ben yine korkuyorum, zira 8 yaşındaki oğlum hala korumasız ve eylül ayında yüz yüze eğitimle okula gidecek. Bütün bu endişelerimin üzerine bu yazıları yazabilmek için okudum birbirinden değişik fikir ve uzmanlara göre yeni varyant aşılı yada aşısız ayrımı yapmıyor. Daha kötüsü her türlü bulaştırma riski taşıyor.

Broadway geri dönüyor!

Bu şehrin ışıkları 9/11’de bile sönmemişti ama coronada söndü! Aylarca kapalı kalan Broadway bu gün küçük bir sokak partisiyle kapılarını açacağını duyurdu. Herkesin gitmek için bilet arandığı ve 1000 dolara karaborsadan bilet bulunca ucuz bilet diye sevindiği Hamilton 14 Eylülde kapılarını açacak…

Haftaya dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…