Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Türkiye yanarken, dert hala belediyeler!

Memleket yanıyor, canlılar yok oluyor… İnsanlar yangınlara müdahale ederken yaralanıyor ve hatta hayatından oluyor… Evi barkı, hayvanı kül olan vatandaşlar… Ağlayanı, kül olmuş evinin başından ayrılmayanı… Her yerde sefillik, her yerde çaresizlikle baş başa kalmış insanlar…

Tüm bu cebelleşme içerisinde birileri yanan bölgelere gönderilen suları çöp konteynırlarına atarken görüntüleniyor… Göz göre göre bir termik santral alev alıyor… Her türlü haykırışa rağmen, yapılan sadece santralin içinin boşaltılması oluyor… Yangının santrale sıçrayacağı sonucu gayet net ama müdahale falan yok… Sonrası… Termik santral alevler içerisinde yanıyor…

Nasıl olsa katlamalı elektrik faturalarını ödeyen halk var hazırda… Alıştık nasıl olsa, devletin neyi var, neyi yok birilerine bir şekilde beleşten veriliyor. Yaparız, yaptırırız yenilerini Hazine garantili… Yansın gitsin santral!

Daha termik santralı koruyamazken, bir de nükleere hevesleniyoruz ya! Olaydı şimdi bir nükleer santralimiz, görürdük aynayı Konya’yı yangını söndürülemeyen memlekette…

Kim yakmış, nasıl yanmışını geçtik, olan olmuş yanıyor her yer… Olması gereken müdahale niye olamıyor? Niye geç hareket ediliyor, niye yeterince müdahale ekipmanı olmuyor bu memlekette?

Sürpriz yok ki… Kimse kusura bakmasın yangın bir şekilde olabilir, çıkabilir… Önlem almazsan yönetenler olarak, bu krizi yönetmek için yumurtanın kapıya gelmesini beklersen eğer, ancak yanarsın…

Yok oradan yardım kabul etmem acizlik olur, bundan istemem zafiyet olur… Bunlar ancak ve ancak gündemi soğutmak ve de beceriksizliğin, yönetememenin üzerini örtmekten başka hiç bir şey değil…

Günlerdir Türk Hava Kurumu (THK) uçakları tartışması… Hâlâ yetkililerden kamuoyunu ikna edecek bir açıklama yok… Kayyumla yönetilen belediyeler, kayyumla yönetilen THK! Her yer kayyum, her yer yangın yeri…

Hâl böyleyken bir TV kanalı… Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında sıralanmış bir grup gazeteci! Pür dikkat dinliyorlar… Anlatıyor Erdoğan, yangında neler yaptıklarını… Uçaklarımızın, helikopterlerimizin gücünü! Anlatıyor… Sözünü kesen, soran yok; “O zaman memleket niye yanıyor?” diye…

Devam ediyor Cumhurbaşkanı Erdoğan öncelikli gündemine… Dert belediyeler… Hani daha düne kadar kendi partisinden değil diye “topal ördek”e benzettiği belediyeler… Halka hizmet için yapmak istedikleri projelere gereken kredileri kamu bankalarından almak istediklerinde, alamasınlar diye önlerine set çekilen belediyeler… Vatandaşa destek için topladıkları yardımlara el konulan belediyeler… Erdoğan’a göre yangınlarda önemli görev belediyelerinmiş… Onların tedbirsizliğiymiş aslında yangınların geç söndürülmesi, ya da söndürülmemesi! Ben öyle anladım Sayın Cumhurbaşkanının ifadelerinden… Bu arada belediyeler bu işi ele almalıydı elbette, çünkü hükümetin önemli işleri oldu yangınlar sürerken! Cumhurbaşkanı imzasıyla bir yasa yürürlüğe girdi mesela… Orman alanlarındaki yapılaşma artık Turizm Bakanlığı tarafından yapılacak… Bir diğer mühim gündemi hükümetin, sanki bugüne kadar elektrikte yapılan özelleştirmeler süper sonuçlar vermiş gibi, elektriğin iletimini, yani elektrik sisteminin kalbi diye nitelendirilen TEİAŞ’nin özelleştirilmesini gerçekleştirmek…

Yangınların söndürülememesinde suç Cumhur İttifakı’ndan olmayan belediyelerin, sakın ola başka suçlu aramasın kimse!.. Memleketin gücünü birilerinin güçlenmesi için heba edenlerin, vatandaşı evine ekmek götüremez hâle düşürüp, sonra da her felakette vatandaştan IBAN isteyenlerin ve de her yere kuyum atayanların ne sorumluluğu, ne de suçu var!