Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Pandemik Yeni Dünya

Halen hastalığı geçiren ve iyileşen 382.028.062 kişi ile kaybettiğimiz 4.270.298 insanın acısını yüreğimizde yaşarken ve henüz pandemi sona ermemişken, pandemi sonrası dünya ile ilgili bir şeyler kaleme almak erken sayılabilir.

Ancak, önümüzdeki yıllarda SARS-CoV-2 Pandemisinin, birey ve toplum üzerindeki değişim ve gelişimi inceleyen sayısız bilimsel çalışma ve makale ortaya çıkacaktır. Geldiğimiz noktada 21.yy insanı, gözle görülemeyen Nanometrelik virüsler karşısında, binlerce yılda oluşturulan başta genel sağlık sistemi olmak üzere tüm devlet organizasyonunun yetersizliği ile yüzleşerek kadim öğrenciliğine devam edecek…

Nihayetinde, Pandemi sadece bireyin değil toplumların ve hatta küresel sistemin SWOT analizini ortaya çıkarmış, kırılganlık ve genel olarak da eşitsizliklerinin altını kalın harflerle çizmiştir. Henüz artcıl ekonomik ve siyasi krizler üzerinde durmadığımın farkındansınızdır. Ancak, bireyin sağlığından ülke sosyal refah politikalarına, neoliberal egosantrik bireyci dayatmalardan demokrasi ve insan hakları temelli inisiyatiflere, küresel iklim değişikliği ve habitat daralması ile mücadeleden Dünyadaki herkesin eşit bir şekilde ulaşabileceği temel sağlık hizmeti dahil sosyal politika önceliklerine kadar üzerinde durmamız gereken bir çok konu başlığı da bizleri bekliyor, geleceğin gündeminde…

Salgın, bir anlamda toplumların küresel sorunlar ile baş edebilmesi ve buna yönelik kaynak kullanım kapasitesinin dinamiklerini de bilanço olarak ortaya koydu. Herkesteki ortak kanaat, Pandemi sonrası Dünyanın eskisi gibi olamayacağına dair ya da insanlık tarihinde yeni bir döneme girdiğimize dair bir projeksiyon oldu.

Burada bahsedilen bir salgın ortamının belirsiz ve kırılgan doğası ya da sosyopsikolojik etkilenimleri değil yalnızca… Bireysel bazda duygusal ve entelektüel kapasitedeki çözünme dolaysız bir şekilde virüsün fizik etkisini vücut üzerinde arttırması ve dolaylı olarak bireysel boyuttaki zorunlu izolasyon, kaygı ve yalnızlık ekseninde depresyonun, tüm dünyayı etkisi altına alan bir tükenme sorununu oluşturması.

Dünya tüm değerleri ile yeniden bir yapılanma içinde. Aşılama oranlarının sürü bağışıklığı için yeter istatistiki oranlara çıkması halinde bile yeni varyantlarla re-enfeksiyon riskleri nedeni ile dördüncü dalga endişeleri seslendirilmekte, aşı olmayanlara karşı zorlama dahil yeni düzenlemeler planlanmakta. Maske, mesafe, hijyen yaşam biçiminin gereklilikleri içinde bireyler, kurumlar ve kuruluşlar bağlamında yeni yaşam biçimleri ve tabii ki endüstriyel ilişkiler söz konusu.

Sadece ülkemizde 5.822.487 infekte, 5.478.185 hastalığı geçiren olmak üzere 11 milyon vatandaşımız bu hastalıktan etkilendi. 51,767 insanımız da maalesef vefat etti. Kıyas olsun diye değil ama ABD’de infekte olan 36.176.471, hastalığı atlatan 29.787.316 ve kaybettikleri vatandaşlarının sayısı 631.299. Kabaca, her ülke insanının sekizde birini etkileyen bir pandemi, elbette radikal değişiklikler için potansiyel oluşturacaktır.

Son tahlilde, gerek pandemiler gerekse küresel iklim değişiklikleri ve habitat daralması, hem gezegenimizi fizik olarak hem de insan ilişkileri bağlamında yepyeni bir yüzyılı yaşatmaya aday…

Herhalde siyasi ve ekonomik radikal değişikliklerin eşiğinde insanlık… Umalım, ütopik güzel çağların başlangıcı Bizi bekliyor olsun!..