Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Kemeraltı’nı gözleyerek korumak

İzmir’in gözbebeği Kemeraltı, insanlığa tarihi bir emanet değil de nedir? Yüzlerce yıldır halkın alışveriş yaptığı, birbiri ile karşılaştığı, güzelliklerin yaşandığı kadim bir çevre değil de nedir Kemeraltı? Bugün bile tarih kokan sokaklarında yüz binlerin girip çıktığı, sünnetliğinden gelinliğine, meyve-sebzesinden düğün şekerlerine dek 300’ü aşkın ürünün satıldığı, İzmir’e özgü tatların bulunabildiği bir merkez burası.

Mücevher gibi değerleriyle Kemeraltı, Tarihi Liman Kenti olarak Unesco Dünya Mirası Geçici Listesine eklendi. Alan Başkanlığı seçme kadrosuyla 2023 yılında kesin listeye girmek için çok katmanlı bir çalışma yürütüyor. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi, Kemeraltı Esnaf Derneği, kamu kuruluşlarının yüzde 39 ortaklık payı bulunan TARKEM (Tarihi Kemeraltı AŞ) vd. tarihi merkezin gelişmesi için ciddi girişimlerde bulunuyorlar. Pandemi ortamı Kemeraltı gibi alışveriş merkezlerinin, kapalı ortamdaki AVM’lere üstünlüğünü daha iyi gösterdi.

Hırsızlık Salgını

Ancak pandemi, başka bir olumsuzluğu da tetikledi: HIRSIZLIK SALGINI! Bir süredir Kemeraltı esnafı bu kötülüğe karşı feryat ediyor. Neler çalınmadı ki son zamanlarda? Birkaç örnek vereyim:

EGİAD’ın Yahudi cemaatinden tahsis alarak iyileştirdiği Portekiz Havrasının çatısından soğutma tesisatı çalındı. Üstelik de hırsızların getirdiği vinç yardımıyla…

Tarihi Şadırvanaltı Camii’nde bulunan çeşmenin 12 musluğu ve su sayacı bir gecede yok oldu. Bunun gibi hırsızların saldırısına uğrayan onlarca tarihi çeşme var. Tarihi binalar, zamanın yıpratıcı darbeleri kadar hırsızların arsız saldırılarına da maruz kalıyorlar. Tarihten izler taşıyan kapıları, kepenkleri çalınıyor, şömineler yok oluyor, süsleri kazınıyor. Göz kulak olunamadığından, kapıları kırarak binaların içini mesken tutan berduşların yangın çıkarma olasılığı çok fazla. Atlatılan tehlikenin haddi hesabı yok.

Mobese gerekli

Bu başıbozukluktan en fazla mağdur olan esnafın sözcüsü Kemeraltı Esnaf Derneğinin Başkanı Semih Girgin, hırsızlık olaylarına karşı yetkililerin büyük bir çaba içerisinde olduğunu ancak korona dolayısıyla yetersiz kaldıklarını belirttikten sonra şu dikkat çekici vurguyu yapıyor:

“Bizim yapacak bir şeyimiz yok, esnaf sadece sigortalayabilir kendi yerini. Güvenlik görevlilerinin mümkün oldukça Kemeraltı içinde gezerken her araya, sokağa girmeleri lazım ama bunun sonu yok. Bu en güzel şu şekilde çözülür; kamera sistemleri olur her tarafta, kamera sistemleri de merkeze bağlı olur, düzenli olarak takip edilir.”

Doğru söz ne denir? Şimdi gerilere 2008 yılındaki bir habere uzanalım. 18 Ocak 2008 tarihli haberde şunlar yazıyor:

“İzmir’i kameralara izlemeyi sağlayacak MOBESE sistemi, Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu fiber optik iletişim ağı sayesinde hayata geçiriliyor. İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün kentte asayişi ve huzuru sağlamak için kuracağı Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu (MOBESE) kamera sistemine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden tam destek geldi. Sistemin hayata geçmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmirNET altyapısından yararlanmasını sağlayacak protokol imza töreni İzmir Valisi Cahit Kıraç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın arasında gerçekleştirildi. Protokol uyarınca İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmirNet üzerinden MOBESE sistemi için Emniyet’in gereksinim duyduğu Asayiş-Güvenlik Kamera Sistemlerinin görüntülerini aktaracak. ”

Protokolün imza töreninde “kente kazandırılacak MOBESE kamera sistemine ihtiyacı olan altyapı sağladıkları için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaooğlu’na teşekkür eden İzmir Valisi Cahit Kıraç, 9 milyon YTL’ye mal olacak sistemi böylelikle 2008 yılı içinde hayata geçirme şansına sahip olacaklarını söyledi.” Sonuç? Ne yazık ki sıfır.

Yine geçmiş günlere uzanalım: Anadolu Ajansının 12 Ekim 2016 tarihli bir haberine göre, “dünyanın en büyük açık hava çarşılarından biri olan Tarihi Kemeraltı Çarşısı, Başbakan Binali Yıldırım’ın desteğiyle gelecek yıl kurulacak 128 kamerayla daha güvenli hale gelecek.” AA’nın haberinde, zamanın dernek başkanı Ümit Kaya ilk ödeneklerin geldiğini belirtiyor. Sonuç? Yine sıfır!

Bol söz ama ne yazık ki sonuç yok.

Artık konu çözülmeli

Güvenlik kamerası düzeneğinin bunca yıla, bunca vaade karşın neden çözülmediğini anlamak güç, giderek olanaksız. Aziz Kocaoğlu döneminde olduğu gibi Başkan Tunç Soyer’in de böyle bir girişime maddi destek sağlayacağından eminim.

Bu nedenle Sayın Valimiz Yavuz Selim Köşger ve yeni Emniyet Müdürümüz Mehmet Şahne’den bu konuyu gündemlerine getirip, özellikle UNESCO onay sürecinde MÖBESE sorununu çözmek için girişimde bulunmalarını yalnızca Kemeraltı esnafı değil tüm İzmirli hemşerilerimiz de merakla ve ısrarla bekliyor. Böyle biline!