Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Gaziantep’ten yükselen ses; “Afganlılara hazır mısınız?..”

Değerli meslektaşım, can kardeşim Gaziantep 27 gazetesi sahibi Ökkeş Özekşi “ONLAR BÜYÜDÜ FARKINDA MISINIZ?” başlıklı yazısı ile “Suriyeli göçmenlerin Gaziantep’i istilasını ve yarınlarını, ‘devletin “istatistikleri’ üzerinden yazmıştı. Ben de geçen hafta yazısını “Gaziantep: Tüyler ürpertici ‘kontrolsüz göçmen’ tablosu” başlığıyla, sütunuma almıştım.

Tablo, Gaziantep’in yanına, “Kilis’i, Hatay’ı ve büyükşehirlerdeki henüz ortaya çıkmamış olan acı gerçekleri de katarsak”, Türkiye’yi bekleyen tehlikeyi anlamak için yeterli ve çok açık idi.
Bitmedi; ülkemiz “yangın felaketi ile topyekun bir mücadelenin içine girmişken” ve yurdun dört bir yanında ormanlarımız, köylerimiz, sitelerimiz alev aley yanarken, “ABD’den bir ses geldi; “Biz çekilirken 50 bin Afganlıyı beraber götüreceğiz. Türkiye de 1 milyon Afganlıyı alacak!..”
Dışişleri Bakanlığı’nın “hemen yalanladığı” bu resmi açıklamayı “ABD’yi tanıma” ve “Ateş olmayan yerden duman tütmez” sözü ile yan yana koyarsak, Türkiye’ye “yeni bir tuzak kurulduğu ve büyük oyun oynanacağı” konusunda çok uyanık olmamız gerektiği ortaya çıkıyor!..
İşte bunun için Ökkeş Özekşi’nin bu hafta da “AFGANLILARA HAZIR MISINIZ?” başlıklı yazısını sütunuma alıyorum. İşte o yazı…

“Yazıya girmeden şunu peşinen söylemek istiyorum. Geçen hafta da kaleme aldım Suriyeliler başta olmak üzere yabancılar konusunu. Bunları yazıyorum diye kimse öküz altında buzağı aramasın. Ben şehrimizin geleceğini hesaplıyorum. Öyle ayrımcılık, ırkçılık saplantılarına filan girilmesin. Ben kafamı kuma gömmek istemiyorum. Şehrimde gelecekte olabilecek kötü senaryolara dikkat çekmek istiyorum. Çünkü ben şehrimin geleceğini düşünüyorum. Tıpkı şimdiden Afganistan’dan gelecek olanların endişesini yaşadığım gibi.
Maalesef bir zamanlar dost olduğumuz bu ülkede Taliban hakimiyeti başladı ve Afgan halkı sınırlara hücum etmeye başladı. Resmi olmasa da günde sınırlarımızdan bir Afganlıların geçtiği iddia ediliyor. Eğer bu doğru ise Gaziantep olarak Suriyelilerden sonra bir de Afgan göçüne hazır olmamız gerekiyor.

BU İSTATİSTİK GAZİANTEP’İN GELECEĞİNİN FOTOĞRAFIDIR
Biliyorsunuz geçen hafta yazmış ve Suriyelilerin 2011 yılından itibaren geldikleri şehrimizde çocuk nüfuslarının süratle arttığını, çocukken geldikleri şehrimizde şimdi büyüdüklerinin farkına varılmasını istemiş dikkat çekmiştim. Niye? Çünkü bununla ilgili kent olarak yeterli bir planımızın olmadığını dile getiriyorum. Kötü mü yapıyorum. Kafanızı kumdan çıkarın demekle hata mı ediyorum. Alın işte, Okul, iş, ekonomik durum, illegal yönlü eğilimler, yasa dışı işlere meyilli olmaları, uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık ve sayamayacağım kadar çok pozisyonlarla baş başa bırakılan bu gençlerle bu kent ne yapacak… Nüfusun çok az oranının okuduğu, iş yerlerinde çalıştığı ama geri kalanının tamamen başıboş kaldığı, askerlik bile yapmadıkları şehrimizde yaşayanlar için nasıl sessiz kalabiliriz. Endişeliyiz elbette. Niye çünkü bunların büyük çoğunluğu fakir aile çocukları. Yaşadıkları bölgeler belli. Resmi kayıtlarda 451 bin, ama herkesin dilindeki rakamlar 500 binden fazla olan yabancıların sayısı… Hangi Avrupa ülkesinde bizim gibi sınırdan elini kolunu sallayıp şehirlere gelen ve istedikleri gibi yaşayan yabancı var.
Şimdi sizlere sunacağım bu istatistiği görünce ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızdan eminim. Bu rakamlar Gaziantep’te resmi rakamların çıkardığı son istatistik. Ve Yabancı denilen ama yüzde 95’inin Suriyeli olduğunu hepimizin bildiği rakamlar. Dikkatle okuyun ve Gaziantep’in geleceğinin bu genç nüfusla nereye gideceğini hesabını yapın: Buyurun birlikte bakalım:

İŞTE GAZİANTEP’TE YAŞ KATEGORİSİNE GÖRE YAŞAYAN YABANCILAR:
0-4 Yaş arası yabancı sayısı: 71 bin 148 kişi
05-9 yaş arası yabancı sayısı: 66 bin 107
10-14 yaş arası yabancı sayısı: 50 bin 381
15-18 yaş arası yabancı sayısı: 32 bin 826
19-24 yaş arası yabancı sayısı: 61 bin 538
25-29 yaş arası yabancı sayısı 41 bin 090
Burada dikkatinizi çekmek istediğim şey, Suriyeli çocuk ve genç nüfusunun inanılmaz boyutta olmasıdır. Bu mültecilerin 24 yaşına kadar olanının sayısı yüzde 62.6 tutuyor. Yani Gaziantep’te resmi verilere göre yaşayan 451 bin 962 kişinin toplam yüzde 62.6’sını oluşturuyor. Buna 25-29 yaş arasındaki yabancılarını da katacak olursak ki onlar da gençler kategorisinde çünkü. Şimdi sıkı durun ve bu rakamın toplam nüfusun yüzde 71.7’sini oluşturduğuna şahit olun…


ŞİMDİ BİR DE TÜM YAŞ KATEGORİSİNE BAKALIM

30 yaşından itibaren yabancı sayısında dikkat çekici bir durum daha var. Ortalama 50 yaşa kadar fazlalık, ama 50 yaş ve üzerindeki yabancıların sayısında inanılmaz şekilde az nüfus olduğu göze çarpıyor. Tablo bize bunları gösteriyor: Buyurun;
30-34 yaş arası yabancı sayısı; 34 bin 405
35-39 yaş arası yabancı sayısı: 25 bin 959
40-44 yaş arası yabancı sayısı: 19 bin 674
45-49 yaş arası yabancı sayısı: 13 bin 807
50-54 yaş arası yabancı sayısı: 10 bin 836
55-59 yaş arası yabancı sayısı: 8 bin 256
60-64 yaş arası yabancı sayısı: 5 bin 691
65 yaş üste yabancı sayısı: 8 bin 001 kişi

İLÇELERDE ŞAHİNBEY UÇMUŞ

Biraz daha bilgi vereyim mi Gaziantep ilçelerinde yaşayan yabancı sayıları için. Hadi bunu da vereyim. Merkez ilçelerde Şahinbey yabancı nüfusunda zirve yapmış. Türkiye’de birçok ilden fazla yabancı yani Suriyeli ağırlıklı nüfusa sahip. Bakın ilçelerimizde kaç yabancı varmış: En az Suriyelinin olduğu ilçemiz ise 534 kişiyle Yavuzeli. Hadi bir de bunlara göz atalım:
Şahinbey ilçesi: Kadın: 128 bin 185 Erkek: 142 bin 285 Toplam: 270 bin 470 kişi
Şehitkamil ilçesi: Kadın: 49 bin 774, Erkek: 54 bin 648 kişi Toplam: 104 bin 422 kişi
Nizip ilçesi: Kadın 22 bin 796, Erkek 23 bin 208 Toplam: 46 bin 004 kişi
İslahiye ilçesi: Kadın 7 bin 321, Erkek 7 bin 453 kişi Toplam: 14 bin 774 kişi
Nurdağı ilçesi: Kadın, 2 bin 818, Erkek,2 bin 898 Toplam: 5 bin 716 kişi
Oğuzeli ilçesi: Kadın 2 bin 506, Erkek 2 bin 667 Toplam: 5 bin 173kişi
Karkamış ilçesi: Kadın 1.285, Erkek 1.457 Toplam: 2 bin 742 kişi
Araban ilçesi: Kadın 1.053, Erkek 1.074 Toplam: 2 bin 127 kişi
Yavuzeli ilçesi: Kadın 263 Erkek 271 Toplam: 534 kişi
Evet… Hepiniz lütfen dikkatle bakın ve tekrar tekrar inceleyin.”
Teşekkürler Ökkeş kardeş, bir TC vatandaşı, bir “gerçek gazeteci” olarak “acı ve ürpertici gerçekleri” araştırdığın ve yazdığım için… hâlâ “uyanmayanlar varsa” tekrar tekrar okusunlar… Belki uyanırlar!..

“Afgan” gerçeği; onlar kim?..

ABD Dışişleri Bakanlığı 2010 yılı verilerine göre Afganistan’ındaki en büyük grubu toplumun %42’sini oluşturan Peştunlardır. Tacikler toplumun %27’sini, Özbekler %9’unu, Hazaralar %9’unu, Aymaklar %4’ünü, Türkmenler %3’ünü, Beluçlar ise %2’sini oluşturmaktadır. Geriye kalan toplumun %4’ünü oluşturan kesim başka etnik gruplara mensuptur.]
İran halkları Afganistan’daki salt çoğunluğu oluşturmakta olup, Peştunlar, Tacikler, Hazaralar, Aymaklar ve Beluçlar İran dilleri konuşmaktadır. Afganistan’daki Türk halkları en büyük azınlıklar olup, Afganistan Özbekleri ve Afganistan Türkmenleri’nden ibarettir. Bunun dışında az da olsa Pamir bölgesinde Kırgızlar da vardır. Rus savaşı esnasında Pamir bölgesindeki Kırgızların büyük kısmı Türkiye’nin Van İline yerleştirilmiş ve yaşadıkları köye Ulupamir ismi verilmiştir.
1979’da, Sovyet-Afgan Savaşı öncesi yaklaşık 15 milyon nüfusu bulunan Afganistan’ın, 2011 Temmuz ayı verilerine göre nüfusu 29.835.392 kişidir. Nüfusun %44,6’sını 0-14 yaş grubu oluşturmaktadır (Erkek 7.095.117/Kadın 6.763.759). 15-64 yaş aralığı ise nüfusun %52,9’unu oluşturmaktadır (Erkek 8.436.716/Kadın 8.008.463). 65 yaş ve üzeri ise %2,4 gibi bir orana sahiptir (Erkek 366.642/Kadın 386.300).
Afganistan’da bebek ölüm oranı her 1000 bebekten 160,23 ölüm şeklinde gerçekleşmektedir. Ortalama çocuk sayısı her 1 kadına 6,69 çocuk şeklindedir. Nüfus artış oranı %2,67 olan Afganistan’da mülteci nüfusu da önemli bir oran teşkil eder. Her 1000 kişiden 23,06’sı mülteci statüsündedir. Bu oran İran mültecilerini de kapsamaktadır. Beklenen yaşam süresi erkeklerde 43,16 yıl, kadınlarda 43,53 yıl ve ortalama 43,34 yıl olarak gerçekleşmektedir.
Okuma yazma oranı yüzde 10 civarında olan Afganistan fert başına düşen gelir bakımından da dünyanın en yoksul ülkeleri arasındadır.”

Erdem ve… Politika…

Bilim rütbenin en yükseğidir. Ancak bir süreden beri en yüksek rütbe paradır. İslâm, bilime “Müslüman’ın kayıp malı” demiştir.
Ali Naili Erdem


Sözün Özü
Cumhurbaşkanı’nın “Onursal başkanı” ve de Meclis Başkanı başta, bütün “stratejik” kuruluş ve bakanlıkların, Türk Silahlı Kuvvetleri başta bütün “stratejik” kurumların başında olanların “Büyük Genel Kurulu’nun üyesi” oldukları Türk Hava Kurumu, “bugünkü hâle düşmüş, düşürülmüşse” bu durumda “bir gariplik, bir acayiplik” yok mudur; kimdir sorumluları ve “neden ve nasıl” sorularının cenderesinde onlara hesap sorulmayacak mıdır?

Şair Eşref Şayet Yaşasaydı… Ne yazardı?..

Nihat Demirkol

İnternet’ten “esen” Rüzgarlar!..