Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Bekir Okan, işin sırrını anlattı

Pandemi dünya ekonomisini sarstı. Bu gelişmeden Türkiye’de etkilendi. Bu yüzden ekonomide sıkıntılar Türkiye’nin kendine özgü sorunlarını ile de birleşince sıkıntı büyüdü ve büyümeye devam ediyor. Ancak buna rağmen ekonomiden iyi haberler geliyor. Mesela ihracat artıyor. Alınan siparişlere bakınca artmaya da devam edecek gibi görünüyor. Türk iş insanlarının yurtdışındaki yatırımları konusunda her gün yeni bir bilgi alıyoruz. Adını bile bilmediğimiz ülkelerde Türk iş insanlarının yatırımlarını duyuyoruz. Yani Türkiye ekonomisinden iyi haberler gelmesinde Türkiye’nin dinamik girişimci yapısının büyük payı var. Aslında bu süreç 80’li yıllarda başladı. Ekonominin dışa açılma süreciydi. O yıllarda bazı kuruluşların isimleri öne çıktı. Bazıları tekledi, bazılarının nefesi yetmedi ama o günlerde bugünlere gelenlerin başında Bekir Okan vardı.
Özal’ın ekonominin önünü açtığı, dünya ile rekabet etmesi için genç girişimcilerle birlikte dünya turu attığı yıllardı. Bekir Okan o yıllarda Gaziantep’ten çıkıp bir dünyaya açılma kararı verenler arasındaydı. Şu sözlerle anlatıyor o günleri:

  • “Özal’ın değişimden ne kastettiğini anlamıştım. Dünyaya açılmak gerekiyordu. Bu konuyla ilgili yapılanmayı gerçekleştirdik. İran, Irak, Cezayir Türkmenistan gibi ülkelere ihracat yapmaya başladım. Sonrasında Sovyetler Birliği ve ABD’yi hedefledim. Bu dünya ile ilişki kurmamı sağladı. Sonrasında Kazakistan’ın yeniden imarı noktasında görev aldım.”
    Ve o günlerde dışa açılan bugünlerin Okan Holding’ini konuşuyoruz Bekir Okan ile…. Dünyanın ilk 500 eğitim kurumu arasında yer alması için kurduğu Okan Üniversitesi’nde gerçekleşiyor bu sohbet… Yanında erkek çocuklarımdan hiç ayırmadım dediği, ailenin yurtdışında okuyan ilk kadın üyesi kızı Işıl Okan Gülen ile hastanelerini emanet ettiği oğlu Özkan Okan da var. Okan Holding’in bu işlerinin yüzde 40’ının yurtdışında olduğunu vurguluyor ve anlatıyor:
  • “Miami’deki yatırım için düğmeye bastığımız anda bu oran yüzde 50’ye çıkacak. Finans, Gıda, Tekstil, Turizm, İnşaat, Enerji ve Ticaret sektörlerindeki uluslararası uzmanlığımız bizi bu alanlarda çok önemli koordinatlara taşıdı. Örneğin, Kazakistan’ın yeni başkenti Astana’da, yapımı 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanan Ramada Plaza Astana dışında Sultan Makarna ile Sultan Bisküvi ve Şekerleme Fabrikası gibi bizi onurlandıran daha pek çok projede, Okan Holding imzası var. Yine Kazakistan’da inşaat çalışmasına başlanan Bayterek Kompleksi de Okan Holding’in devasa yatırımlarındandır.”
    Bekir Okan bir örnek… Bir başarı hikayesi.. Başarısının arkasında cesaret var. Yenilikçilik var. Türkiye dışında iş yapmanın öcü olduğu yıllarda dünyaya açılmak cesarete dayalı yenilikçilikti. Bunu yaptı. Çünkü girişimciliği şöyle tanımlıyor Bekir Okan:
  • “Daha iyi şartlara ulaşmak için risk alma sanatı…”

Önümüzdeki günlerde başka cesur ve yenilikçi adımlar da atabilir. Örneğin koltuğunu kızı Işıl Okan Gülen’e bırakabilir. Böylece Türkiye’de yine bir ilke imza atıp dev bir üniversiteyi bir kadına emanet edebilir. Bekir Okan gibi daha iyi şartlara ulaşmak isteyen ve bunun için risk alan çok sayıda iş insanı var ülkemizde. İhracat işte bu yüzden artmaya devam ediyor. Türkiye’nin yurtdışındaki yatırımları bu yüzden artışını sürdürüyor.
Ve Türkiye ekonomi her şeye rağmen bu yüzden ayakta kalıyor. İşin sırrı bu… Ve bu sırrı Bekir Okan’ın adını taşıyan Kültür, Sanat ve Kongre Merkezi’de kitlesel bir toplantı ile kamuoyu ile paylaşma sözü ile vedalaşıyoruz.

İş yaşamına en yakın üniversite

Bekir Okan ile üniversitede buluştuk, tabi ki eğitim işini de konuştuk. Bekir Okan Okan Üniversitesi’nin başkanlığının yanısıra Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yükseköğretim Meclisi başkanlığını da yürütüyor. Üniversiteler açılacak mı diye soruyorum… Yanıt şöyle:

  • “Öğrenciler üniversiteyi özledi. Ancak bütün öğrencilerimizin aşı olmasını çok önemsiyorum. Bu konuda çocukları ikna etmemiz şart. Biz bunu yapacağız. Herkesin yapması için de çağrıda bulunacağız.”
    TOBB Meclis Başkanı olarak ifade ediyor bunu. Peki sizin üniversitenin farklı ne diye soruyoruz. Yanıt çok uzun özetleyerek aktarıyorum:
  • “Ben iş hayatından geldiğim için bütün tecrübelerimi ve ilişkilerimi üniversiteye aktarıyorum. Bu yüzden “İş Yaşamına En Yakın Üniversite” vizyonu kurduk İstanbul Okan Üniversitesi’ni… Şu anda 20 bin öğrenci eğitim görüyor. 33 bin öğrencimizi iş hayatına uğurladık. İstanbul Okan Üniversitesi’nde 10 Fakültesi, 2 Meslek Yüksekokulu, Konservatuvarı ve Lisansüstü Enstitüsünde 348 diploma programı bulunuyor.”