İki ay öncesine kadar ‘aya gideceğiz’ diyenlerin, ellerinde yangın söndürmeye uçak yok

Türkiye'deki orman yangınlarına ilişkin konuşan CHP Sözcüsü Öztrak, yangınların söndürülememesini eleştirdi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Türkiye’nin birçok noktasından devam eden orman yangınlarına ilişkin konuştu. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında gündemdeki konuları değerlendiren Öztrak, yangın söndürme uçakları nedeniyle iktidarı eleştirdi.

Öztrak, orman yangınlarının söndürülememesiyle ilgili, “İki ay öncesine kadar ‘aya gideceğiz’ diyenlerin, ellerinde yangın söndürmeye uçak yok. Yangın söndürmeye uçak yok ama yangın seyretmek için uçan sarayları var. Yangın yerlerinde trafik oluşmasın diye, millet aracıyla yola çıkarılmıyor ama beyefendi Marmaris’te yüzlerce araçlık konvoylarla dolaşıyor. Beyefendinin konvoyu geçebilsin diye yangın söndürme araçları yollarda bekletiliyor. Böyle bir kibir, böyle bir milleti umursamazlık ne görüldü ne de duyuldu” dedi.

Öztrak’ın açıklamasından satırbaşları şöyle:

Bu ülkede orman yangınlarının çıkmasını engellemek kimin görevi? Yangın çıkarsa, en hızlı ve etkin şekilde müdahale etmek kimin görevi? Bu ülkeyi kim yönetiyor?’ Elbette Erdoğan şahsım hükümeti… Son 20 yılda; milletten 2 trilyon 330 milyar dolar vergi topladı. Yurt dışından 109 milyar dolar, milletten de 51 milyar dolar borç aldı. 62 milyar dolarlık özelleştirme yaptı. Toplam da 2,5 trilyon dolar parayı harcadı. Şimdi milletimiz, ‘Bu kadar parayı topladınız harcadınız, neden bu yangınlara mani olamıyorsunuz, neden söndüremiyorsunuz?’ diye sorunca, havaya bakıp ıslık çalıyor. Beyefendinin kullandığı kaynaklar çok, yetkileri çok ama sorumluluğu hiç yok. Erdoğan, ülkede ne zaman bir felaket olsa ne zaman bir kriz yaşansa, önce birkaç gün ortadan kayboluyor. Ondan sonra da çıkıp, milletin kafasına çay paketi atıyor. Millet kendine yapılan bu saygısızlık nedeniyle, severek içtiği çaydan bile olacak hale geldi.

İki ay öncesine kadar ‘aya gideceğiz’ diyenlerin, ellerinde yangın söndürmeye uçak yok. Nereye gitti bu trilyonlarca dolar? Beyefendi itibarı için uçan saraylara milyarlar yatırmış ama orman yangınlarını söndürmek için ihtiyaç duyulan uçakların bakımını yapmamış, hurdaya çıkarmış. Yeni uçak da almamış. Yangın söndürmeye uçak yok. Ama yangın seyretmek için uçan sarayları var. Orman işçilerimizin ve vatandaşların sahadaki fedakâr çalışmalarını koordine edecek, organize edecek doğru dürüst bir kriz merkezi yok. Tek adamın ağzından çıkacak talimat beklendikçe, yangın ve kargaşa daha da büyüyor. Kurumlar Erdoğan’dan talimat almadan yasal, rutin görevlerini bile yerine getiremiyor. Böyle bir kurumsal iflasla daha önce hiç karşılaşmamıştık. Bu ülkede otomobilin yangın söndürme tüpü olmasa, muayeneden geçmez. Ama son yangınlarda gördük ki, bir otomobil için alınan tedbir kadar tedbir, koskoca ülke için maalesef alınmamış. Yangınla mücadele için masada bir master plan yok. İklim değişikliği nedeniyle bulunduğumuz coğrafi konumda, orman yangını riskinin arttığını, bilim insanları bar bar bağırıyor ama bu yeni riskleri dikkate alan yeni bir eylem planı, buna uygun bir hazırlık ortada yok. Hükümet işte böyle zamanlar için vardır. Ama hükümet yerine ortada ciddi bir yönetim krizi var.

Kaynakları şatafat ve sefahat için harcayan, Erdoğan şahsım hükümetinin başı, şimdi çıkmış, onursal başkanı olduğu Türk Hava Kurumu’nu suçluyor. Uçak konusundaki sıkıntıların sebebi, Türk Hava Kurumu’nun filosunu ve teknolojisini yenilememesiymiş. Bu ülkede son 20 yılda, 2,5 trilyon dolarlık kaynağı Türk Hava Kurumu kullanmadı. Siz kullandınız. Siz, aynı zamanda, Türk Hava Kurumu’nun sözde onursal başkanısınız; ama ideolojik bağnazlığınızla, şimdi terörist dediğiniz ortağınızla, cumhuriyetin ilk gözbebeklerinden Türk Hava Kurumu’nu çökertmek için elinizden geleni ardınıza koymadınız. 2002’de Türk Hava Kurumu’nun elinde, pilotlarıyla birlikte 19 yangın söndürme uçağı vardı. Bu uçaklar 2016’da İsrail’deki büyük orman yangınları da dâhil, dünyanın pek çok bölgesindeki yangına müdahale etti.

Peki, şimdi bu uçaklar nerede? Bunlar ne dediklerini de bilmez haldeler. Erdoğan çıkıyor, ‘Türk Hava Kurumu’nun elinde rahatlıkla kullanılacak uçak yok’ diyor. Tarım ve Orman Bakanı da ‘Türkiye’nin envanterinde yangın söndürme uçağı yok’ diyor ama sonra aynı bakan, tepkiler üzerine çark ediyor. ‘Uçak olarak, dünya üzerinde az bulunur bir filoya sahibiz’ diyor. Erdoğan da yaptığı konuşmada, önce Türk Hava Kurumu’nun uçaklarına ‘hurda’ diyor sonra da ‘hurda araç, gereç görüntüleri üzerinden yürütülen, fitne, fesat, bozgunculuk faaliyetlerine, kimse itibar etmemelidir’ diyor. Kendini fitne, fesat ve bozguncu ilan ediyor. Böyle bir garabetle de ilk kez karşılaşıyoruz. Bize ait yangın uçakları var mı, yok mu? Hurda mı, değil mi? Bu konu da tıpkı ‘128 milyar dolar nerede’ sorusuna döndü. Yine her kafadan ayrı ses çıkıyor. Hatta aynı kafadan bile farklı sesler çıkıyor ama Erdoğan’ın hurda dediği ve çürümeye terk ettikleri uçakların aynısını, şimdi AB üyesi İspanya ve Hırvatistan, Türkiye’ye yardım amacıyla gönderiyor. Havacılıkta hurda uçak olmadığını bakımsız uçak olduğunu herkes biliyor. Buna rağmen Türk Hava Kurumu’nun uçaklarını, ideolojik bağnazlıkla, cumhuriyetin kurumlarına düşmanlığınız nedeniyle, çürümeye terk ettiğiniz için bugün ormanlarımız, ciğerlerimiz yanıyor.

Tam da orman yangınların başladığı gün, Resmi Gazete’de bir kanun yayımlandı. Ormanlarımızda turizm yatırımları için, yapılaşmaya izin veren, birtakım düzenlemeler yapıldı. Daha önce üç bakanlığa dağıtılan yetkiler, tek bir bakanlığın Turizm Bakanlığı’nın bünyesinde toplandı. Ormanlık alanlarda yapılacak turizm yatırım kararlarında, artık Tarım ve Orman Bakanlığı da dâhil, diğer bakanlıkların hiç fikri sorulmayacak. Bu konuda doğrudan Turizm Bakanlığı yetkili olacak. Bodrum’un cennet Pina Yarımadası’nda, daha önce yanan ormanlık alanın sonrasında nasıl imara açıldığını unutmadık. Anayasamıza rağmen bu bölgeye Halep Çamı değil, beton diktiler. Genel Başkanımız, bu rezaleti, bu yeni düzenlemeyi dile getirince, burnuna pudra şekeri çeken danışmanlarla iş tutan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı çıktı, ağza alınmayacak, edepten yoksun laflar etti. Trollerini harekete geçirdi. Biz sizi de neyin peşinde olduğunuzu da iyi biliriz. Biz aziz milletimizin hakkını, hukukunu korumaya devam edeceğiz. Yanan ormanlık alanlara ağaç dikmek yerine, çivi çakmaya, beton dikmeye kalkanlar, karşılarında Genel Başkanımızı ve bizi bulacaklarını bilsinler. Güçleri yetiyorsa da buyursunlar, yanan ormanlara tek bir çivi çaksınlar. Bunların tek bildikleri her krizde, her felakette, millette IBAN numarası gönderip, para istemek.