İzmirli depremzedelerden 7 talep

İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği bugün bir araya gelerek yetkililere seslendi.
Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği’nin (İZDEDA), depremzedelerin 9 aydır giderilmeyen mağduriyetleri için kitlesel basın açıklaması düzenledi. Alsancak Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenen açıklamaya depremzedelerin yanı sıra çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı. Duvar’da yer alan habere göre açıklamada “İzmir depremzedelerini unutma”, “Tek derdimiz evimiz” ve “Kentsel dönüşümcü değil, depremzedeyiz” yazılı dövizler taşındı. Depremzedeler adına açıklama yapan İZDEDA Başkanı Haydar Özkan ilk olarak Rize ve Artvin’deki felaketlerde vefat eden insanları anarak, yakınlarına başsağlığı dilediklerini belirtti. Son süreçte ülkedeki yangınlara da dikkat çeken Özkan, yangınlara sebep olanları lanetledi.

Deprem felaketinin üzerinden 9 ay geçmiş olmasına rağmen yaraların sarılması konusunda kayda değer bir ilerleme kaydedilemediğini söyleyen Özkan, yıkılan evlerin yerine yapılacak inşaatlar için en az 450 bin TL gibi hiçbir depremzedenin ödeme gücü olmayan fiyatlar istendiğini belirtti.

Gelir seviyesi bin 300 TL ile 4 bin TL arasında olan ve büyük çoğunluğu emekli olan depremzedelere kentsel dönüşümcü muamelesinin reva görülmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Özkan şunları kaydetti: “Mevcut durumda evini yaptırmak isteyen depremzedenin aylık ödemesi gereken tutar 7 bin 500 TL civarındadır. Bununla birlikte proje alanlarında hasar oranına göre ayrım yapılarak oluşturulan farklı ödeme planları, depremzedeler arasında tahammülü zor bir adaletsizliği ortaya çıkarmıştır. Benzer şekilde DASK kurumunun depremde zarar gören evleri az, orta ve ağır hasar şeklinde ayırarak ağır hasarlı bina haricindeki ödemeleri adeta badana boya parası şeklinde çok gülünç miktarlarda gerçekleştirmesi, akıl, mantık ve adalet duygusuna zarar vermiştir. Deprem sonrası yapılan yardımlarda çeşitli adaletsizlikler olmuş, esnaflarımız yardım yapılmayarak mağdur edilmiş, zarar gören araçlara sigorta şirketleri tarafından ödeme yapılmamıştır. Kıymetli eşyalarını almak için bir saat süre verilenlerin evini taşıdığı kabul edilmiş ve anlamsız bir şekilde eşya yardımı yapılmamıştır.”

DEVLET YETKİLİLERİNE SESLENDİLER: DEPREMZEDELERDEN 7 TALEP

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devlet yetkililerine seslenen Özkan, depremzedelerin taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

– Sorunumuzun çözümü için en etkili adımlardan birisi olarak İzmir büyükşehir belediyemiz ve değerli meclis üyelerimizin, rant yaratmak için değil mağduriyetlerin giderilmesine katkı sağlamak için yüzde 30 emsal artışı kararı almasını,

– Kentsel dönüşümcü değil deprem mağduru olduğumuz göz önünde bulundurularak 2 yıl ödemesiz 18 yıl geri ödemeli 20 yıllık sıfır faizli depremzede desteği maksatlı bir kredi oluşturulmasını,

– Proje alanı dışındaki depremzedelerin müteahhit ödemeleri için ağır, orta ve az hasar ayrımı yapılmaksızın yerel yönetimler ve devletimiz tarafından seyyanen, 50 bin TL tutarında yardım yapılmasını,

– Devletimizin proje alanları içinde aynı yaklaşımı benimsemeyerek yapılan konutların ödeme koşullarının eşit düzeye getirilmesini,

– Bu bağlamda 2 yıl ödemesiz 18 yıl geri ödemeli 20 yıllık sıfır faizli maliyetin yüzde 50’sinin ödeneceği kredi imkânının herkes için uygulanmasını,

– Proje alanı içinde 7269 sayılı kanun esasına göre yıkılan ağır hasarlı binaların aynı zamanda 6306 sayılı kanundan ve rezerv alandan yararlandırılmalarını,

– Aynı ilçede birden fazla evi olanların hak sahipliğinin elinden alınması şeklindeki adaletsiz uygulamanın yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.

CHP’Lİ SERTEL: TAKİPÇİSİ OLACAĞIM SÖZ VERİYORUM

Açıklamada konuşan CHP Milletvekili Atilla Sertel ise depremzedelerin müteahhitlerin insafına bırakılmasına tepki göstererek, “Bu insanlar helalinden dişinden, tırnağından keserek artırdıklarıyla o evleri aldılar. Şimdi siz onları müteahhitlerin eline teslim ediyorsunuz. Konutu yapmak isteyenden 450 bin lira 500 bin lira istiyorlar. Konutu satmak isteyenlere 300, 350 bin lira veriyorlar. Ayıp değil mi, yazık değil mi, günah değil mi? Sayın Cumhurbaşkanı günah değil mi? Bu işin siyaseti yok. Bu işin siyasetini yapmıyorum. İçim yanarak sesleniyorum. Bu işin sonuna kadar takipçisi olacağım, söz veriyorum” dedi.