Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Tunus’ta demokrasi elden mi gidiyor, yoksa güçlenerek geri mi geliyor?

Tunus, Arap dünyasının önemli bir ülkesi olmakla beraber, oldukça ilginç bir tarihe sahiptir. Arap ülkelerinin çoğuna yayılmış olan Arap Baharı ilk olarak 2010 yılında Tunus’ta başlamıştır.

Bir seyyar satıcı olan Mohammed Bouzazizi, 17 Aralık 2010’da Ben Arus kentinde kendisini bir meydan ortasında ateşe vererek hükümeti, mallarına el konulmasını, bir belediye yetkilisiyle yardımcıları tarafından aşağılanmayı ve maruz kaldığı tacizi protesto etmiştir. Kısa sürede, Bouzazizi’nin bu eylemi ülke çapında protestoları alevlendirmiş ve 14 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Zine El Abidine Ben Ali’yi ülkeden kaçmak zorunda bırakmıştır. Ordu ise bu süreçte rejimi desteklemeyi reddederek halkın yanında yer almıştır.

“Ekonomik eşitsizlik” şikayetleri ile Tunus’ta başlayan ve “Arap Baharı” olarak yayılan olaylar ilk Mısır, sonra Libya’ya sonra da diğer birçok Arap ülkesine sıçrayarak yönetimlerin değişmesine sebep olmuştur.

1981 yılında Raşid Gannuşi ve Abdülfettan Muru tarafından “İslami Eğilim Hareketi Partisi” adı ile kurulan ve Ben Ali döneminde zaman zaman yasaklanan, binlerce üyesi ve yöneticisi tutuklanan parti, 1989’da Ennahda (Yeniden Doğuş) adını almış, nihayet 2011 yılında “yasal” bir parti olarak seçimlere katılma hakkını kazanarak, İki sol ve laik partiyle koalisyon kurarak iktidara gelmiş, Hükümetinin yüzde ellisi kadın olarak diğer Arap ülkelerine ve hatta dünyaya örnek olmuştur.

2014 seçimlerini de kazanan Ennahda 2016 kongresinde “İslamist”likten “Merkez Sağ / “Müslüman Demokrat” parti konumuna geçmiştir.

Ne var ki, “2018’de bütçelendirme, kemer sıkma ve yolsuzluk” başlıklarıyla hükümete karşı protestolar başlamıştır. Ve iktidar halkla karşı karşıya gelmiştir.

Siyaset bilimci ve eleştirmenlerin 2018’deki genel kanaati “Ennahda başkanlığındaki hükümetin ve Tunus’un yanlış yönde olduğu” şeklinde idi.

Bugün gelinen nokta nedir?

Geçtiğimiz Pazar, Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said “Anayasa’nın 80’inci maddesinin kendisine verdiği yetki” ile “Meclisin tüm yetkilerini dondurduğunu, milletvekillerinin dokunulmazlığını askıya ve Başbakan Hişam el-Meşişi’yi görevden aldığınıü 30 gün içinde atayacağı bir Başbakanla yürütmeyi devralacağını” duyurdu.

Tunus Silahlı Kuvvetleri, Tunus Meclis Başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi ile beraberindeki milletvekillerini Meclis’e almadı. Halka yaptıkları “destek çağrılarından sonra” Meclis’e yürüyen Gannuşi’nin ve milletvekillerinin arkasında halk yoktu.

Bir sonraki hamle, yüksek ihtimalle hükümet yetkililerinin yargılanması olacak.

Said, gelen darbe eleştirilerine karşılık, “Anayasanın 80. Maddesine” işaretle “Mutlak tehdit altındayken Başbakanı görevden almaya yetkisi olduğunu” vurguladı.

Tunus’taki partiler ise ikiye bölündü, “Cumhurbaşkanı’nın karar ve uygulamalarına karşı çıkanlar” varken, “destekleyen” partiler de var.

New York Times’ın, Türk basınına ters düşen haberine göre halkın çoğunluğu Cumhurbaşkanını destekliyor.

Başkent Tunus’un dışında ailesiyle birlikte oturan 23 yaşındaki hemşirelik öğrencisi Hedeya Kalboussi, “Cumhurbaşkanı’nın yaptığı şey doğruydu ve birkaç yıl önce olması gerekiyordu” diyor.

Kalboussi, hükümetin geri kalanı, Parlamento ve koalisyonun büyük partisi Ennahda hakkında ise şunları vurguluyor: “Tunus’a 10 yıl boyunca hiçbir şey vermediler. Sahip oldukları gücü hak etmiyorlardı.”

Pazar günü Parlemento’nun önünde hükümeti protesto eden İnsaf ise, “Haberi duyduğumda çok çok mutlu oldum ve rahatladım, her gün çok sinirli, stresli ve tedirgin uyanıyordum, çünkü hükümet istediğimiz şeyleri temsil etmiyordu.”

The Guardian ise olaya ilişkin, “Tunus’un siyasi krizi sokaklarında kayıtsızlıkla karşılandı” diye manşet attı. Guardian, “sözde demokrasiye atılan bu hançerin ardından ülkenin caddelerinin sessiz sakin ve öncesinden farksız olduğunu” yazıyor, “Halk, bazı ülkelerin aksine bu kararı kötü karşılamadı, hatta geciken bir hamle olarak algıladı” diyor.

Türkiye’de basının büyük çoğunluğu Tunus Cumhurbaşkanı’nın attığı bu adımı neden bu kadar “eksik” algıladı? “Tunus’ta darbe oldu” denirken, “halkın kayıtsızlığına ve hatta Cumhurbaşkanı’na desteğine” yer vermedi.