Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Biden’ın var olmayan bir Amerika’ya seslenmekten başka çaresi yok!

The Atlantic gazetesinin yazarı David Graham’ın son yazısının hedefinde Biden’ın Salı günü Philadelphia’da yaptığı konuşması vardı. 

Konuşmasında “seçme hakkı ve değişmesi gereken eyalet yasalarından söz eden” Biden, Trump dönemini “iç savaştan sonra yaşadığımız en büyük sınav” olarak adlandırdı. ABD Başkanı, 2020 seçimlerinden övgüyle söz ederek, rekor seçmen sayısına değindi ve emeği geçen tüm yetkililere teşekkür etti. Öte yandan, Trump ve destekçilerini seçimin “çalındığını” iddia etmekle ve sahtekarlık suçlarında bulunmaları sebebiyle kınadı. Biden, “Daha önce bu kadar inceleme, bu kadar yüksek standartlar altında başka bir seçim yapılmadı” dedi.

Oysa ki Başkan’ın gündeminde asıl sıradaki seçimler vardı. Tehdit altında olduğunu iddia ettiği gelecek seçimler için “Biz, hep beraber hazırlanmalıyız” dedi. 

Graham “Bahsi geçen ‘biz’ kim” diye soruyor.

Yapılan anketler, “Cumhuriyetçi seçmenlerin üçte ikisinin Biden’ı meşru bir lider olmadığını” düşündüğünü gösteriyor. Normalde kimlik ve fotoğraf kontrolü ile yapılan ve birçok önlem alınan başkanlık seçimleri, Pandemi nedeniyle daha esnek şartlarda gerçekleşti. Pandemide seçime adapte olan kanunların çoğunun Biden’ın lehine olduğu düşünülüyor.

Biden bunlara karşılık, “olay kimin oy kullandığı değil, kimin saydığı” diyor. 

Öte yandan, Biden’ın konuşmasının en büyük varsayımı demokratik normları destekleyen ve olası tehditlere karşı mücadele edecek birleşik bir Amerikan halkı. Oysa bugünün Amerika’sında pek çok insan demokrasiye yönelik saldırıları destekliyor. Yani Biden’ın bahsettiği Amerikalılar değil hepsi, halkın yarısı bile olmayabilir. Kaldı ki, Cumhuriyetçilerin çoğu, Biden’ın “Amerika olarak” desteklediklerini iddia ettiği çok az düşünceyi savunuyor. 

Biden’ın konuşmasında bahsettiği diğer konu başlıkları da çoğunlukla havada kalıyor. Seçmen yasalarına değinen Biden, bazı toplulukların oy vermesini zorlaştıran kanunları kınayarak “bu kanunlarla yargıda ve Adalet Bakanlığında savaşılması gerektiğini” öne sürdü. 

Yargıtay, Biden’la aynı görüşte olmayacak ki, bu ay başı Seçmen Yasasını daha da zayıflatan kararlar aldı. 

Tablo buyken Biden bir ütopyada yaşıyormuşçasına konuşmasını tamamladı. Bölünmüş halkı bir araya getirme sözü veren Başkan, “Birlikten bahsetmenin bugünlerde bazılarına aptalca bir fantezi gibi gelebileceğini biliyorum” dedi; “Bizi bölen güçlerin derin ve gerçek olduğunu da biliyorum.”

ABD halkını bir araya getirmek işin daha yapılacak çok iş var. Ve Biden’ın belki de bu tamamlanana kadar “var olmayan” bir Amerika’ya hitap etmekten başka seçeneği yok.