Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

CHP, 19 yıl sonra ilk kez AK Parti’yi yakaladı

Bıçak kemiğe dayandı denir ya; sanırım Türkiye böyle bir “dönem”i yaşıyor. 

AK Parti, MHP; yani Cumhur İttifakı sürekli eriyor.  

Gelinen nokta, haziran sonu yapılan son kamuoyu yoklaması ile tüm çıplaklığıyla ortada. 

Malum; CHP, hiçbir dönemde, AK Parti’nin oy oranına yaklaşamamış, ucundan da olsa yakınlaşamamıştı. 

Bugün tablo tersine döndü. CHP, son ankete göre AK Parti’yi neredeyse yakaladı. 

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi’nin 21-28 Haziran tarihleri arasındaki anketine göre, “Bu Pazar seçim olsa” sorusunun sonuçları şöyle: 

AK Parti, yüzde 29,3; 

CHP, yüzde 27;  

IYI Parti, yüzde 12,6;  

HDP, yüzde 11,6;  

MHP, yüzde 6,5; 

DEVA Partisi, yüzde 2,9; 

Gelecek Partisi, yüzde 1,2; 

Saadet Partisi, yüzde 0,2… 

Burada en dikkat çekici sonuç, olası bir erken seçim ya da 2023 seçimlerine AK Parti ve CHP’nin yüzde 2,3 farkla, başa baş girecek olmasıdır. 

Ankette, katılımcıların yüzde 58,3’ü; ikinci “şık” olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ilişkin soruya yüzde 57’lik bir blok “başarılı bulmuyorum” dedi.  

Sistemi “başarılı” bulanların oranı yüzde 20,2’de kaldı.  

“Mevcut hükümetin ülkeyi yönetme performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunun yanıtı da aynı oldu. 

Başarılı; yüzde 20,7. 

Başarısız; yüzde 59,2. 

Kararsızım; yüzde 20. 

“Peki  Cumhurbaşkanlığı için kime oy verirsiniz?” sorusunun yanıtları? 

Erdoğan için tam bir “hayal kırıklığı…”  

Katılımcıların; 

Yüzde 28’i, Erdoğan, 

Yüzde 14,6’sı “partimin gösterdiği adaya”, 

Yüzde 13,7’si “Kemal Kılıçdaroğlu”,  

Yüzde 10,6’sı “Ekrem İmamoğlu”,  

Yüzde 7,3’ü “Selahattin Demirtaş”,  

Yüzde 6,3’ü “Meral Akşener” yanıtı verdi.  

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oylarında bir önceki ay yapılan ankete göre tam yüzde 13 puanlık bir düşüş yaşandı. 

———————————————————————– 

AK Parti, nasıl bu hale geldi? 

Bir: 

İktidar uzun bir süredir savunma pozisyonunda. 

İki:  

Ekonominin kötü yönetimi Türkiye’yi derin bir krize soktu. 

Üç: 

Faizi düşük tutmak pahasına Merkez Bankası kaynaklarını eriten iktidarın elinde başarı öyküsüne çevireceği bir kaynak kalmadı. 

 * 

Buna karşın muhalefet; 

128 milyar dolar nerede?  

10 bin doları kim aldı?  

İhaleler nasıl dağıtılıyor?  

Kanal İstanbul için para ödemeyiz… 

Yanlış yapan bürokrat hesap verir… 

Millet İttifakı, bu söylemlerle güçlendi. 

Çünkü 128 milyar doların akıbeti, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından her ay 10 bin dolar aldığı belirtilen siyasetçi açıklanmadığı gibi, Sedat Peker‘in, Soylu üzerinden gündeme getirdiği iddialar karşısında da sessiz kalındı. 

Türkiye’deki tüm bunlara rağmen yerleşik endişe şu: Ne bu iktidar, ne de Erdoğan kolay kolay gitmez!.. 

Muhalefet, “Hayır gider” diyor… 

“Örnekleri var. Hem de üç tane!..” 

MALEZYA “PAKATAN HARAPAN” 

Malezya’da uzun süren “otoriter rejime” karşı, o rejime demokratik yolla son vermek amacıyla, Eylül 2015’te “üç muhalefet partisi” bir araya geldi;  “Pakatan Harapan” yani, “Umut Paktı’nı” kurdu. 

Tek ortak noktaları, otoriter iktidarı değiştirmekti… Aralarındaki siyasal farklılıkları bir yana bıraktılar ve halka 5 temel vaat sundular: 

-Hukuk ve siyasal reformlarla, yok edilmiş temel hak ve özgürlüklere geri dönmek, 

-Enflasyonla mücadele etmek, 

-Özellikle temel ürünlerde dolaylı vergileri azaltmak,  

-İktidar kanadında yolsuzluklara adı karışanları yargılamak, 

-Ve, “etnik ayrılıklara son vermek, o ayrımdan kaynaklanan sorunları çözmek!..” 

Yıl 2018, Malezya’da seçimler yapıldı. 

Sonuç; bu ülkede uzun yıllar süren otoriter rejim devrildi. 

* 

DEMOKRASİYE GEÇİŞ; MACARİSTAN  

Macaristan 10 yıldır, “tek adam”; otoriter ağırlıklı rejimle yönetiliyor. 

Bu rejimi 2022 seçimlerinde devirmek amacıyla 6 muhalefet partisi bir araya geldi. Ve, o 6 parti; 

 “Hedefimiz tek” dedi:  

Ülkemizi otoriter rejimden kurtarmak!.. 

İSRAİL MODELİ ANKARA’NIN KÂBUSU 

Bir de günümüzde çok yakın bir örnek var; İsrail. 

İsrail’de 8 parti bir araya gelip,12 yıllık iktidara son verdi. 

Önce İsrail’deki durumu kısaca izah edeyim. 

İsrail’i 12 yıldır Likud Partisi’nin lideri Netanyahu yönetiyor.  

Netanyahu daha önce yaptığı gibi yine koalisyon kurmayı denedi. Öyle yaptı böyle yaptı; bu kez olmadı. Dikiş tutmadı. 

Görev ikinci sıradaki partinin lideri Lapid’e verildi. 

Lapid, birbiriyle kavgalı partiler dahil 8 partiyi bir araya getirerek hükümeti kurmayı başardı. 

Ve, Netanyahu’nun 12 yıllık saltanatına son verdi. 

Lapid, Başbakanlığı da kendi üstlenmedi. 7 milletvekili çıkaran aşırı sağcı Bennett’e bıraktı. 2023’e kadar iki yıl o Başbakan olacak, 2023’ten sonra iki yıl da Lapid. 

8 partili koalisyonun içinde; aşırı sağcı partiler var. Sosyalist parti var. Sol parti var. Arap partisi var. 

Şöyle söyleyeyim, Başbakan olan Bennett Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim merkezlerini destekliyor, koalisyon ortağı Birleşik Arap Partisi (RAM) lideri Mansur Abbas Yahudi yerleşim merkezlerinin kaldırılmasını istiyor… 

Bizde ki HDP ve İYİ Parti gibi. 

Peki 8 benzemez parti sizce neden bir araya geldi? 

Netanyahu’nun politikalarından bıktıkları… 

Netanyahu’dan sonra yeni bir düzen kurmak için… 

Gelelim Türkiye’ye. 

Bizde Türk usulü başkanlık modeli var.  

İktidara karşı Millet İttifakı kuruldu. Şimdilik CHP, Saadet, DP ve İYi Parti’den oluşuyor. Gelecek Partisi ile DEVA kapıda. 

HDP ve İşçi Partisi dışarıdan destek. 

Kaç parti oldu? 

Sekiz… 

Yani iktidarın karşısında sekiz partili blok muhalefet var. 

İsrail modeli işlerse, sekizli “Millet İttifakı” çoğunluğu da sağlar, seçimi de alır. 

Hükümetin de, Erdoğan’ın da sonu Netanyahu gibi olur. 

Ankara’nın telaşı da zaten bundan; AK Parti seçkinleri;  “İsrail’de yaşananlar ya bizim de başımıza gelirse” diyor, kara kara düşünüyorlar!..”