Sedat Peker videolarından sonra, vizyona giren yeni dizi: SBK!

Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Reza Zarrab, ABD’de anlattıklarıyla Türkiye’yi ciddi anlamda zor durumda bırakmıştı. Bir süredir de Sedat Peker, Birleşik Arap Emirlikleri’nde çektiği video ve attığı twitlerle gündem olmaya devam ediyor. Bunlara şimdi de SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz eklendi. Korkmaz, Utahlı ortaklarıyla ABD Hazinesini yüz milyonlarca dolar dolandırdığı iddiasıyla Avusturya’da gözaltına alındıktan sonra dünya medyasına taşındı.

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, 2 aydır Youtube kanalı ve sosyal medya hesaplarından, çeşitli siyasetçi, bakan, iş insanı, eski güvenlik görevlileri, bürokratlar, yargı mensupları ve gazetecilerle ilgili iddialarda bulunuyor.  Muhalefet partilerinden bu iddiaların araştırılması ve savcılığın harekete geçmesi çağrıları gelirken özellikle Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Peker’in suç örgütü lideri ve yurt dışında olmasına vurgu yaparak bu iddiaların ciddiye alınmaması gerektiğini söylüyor.

Sedat Peker, medya-mafya-siyaset-ticaret ekseninde dönenlerle ilgili iddialarını sürdürür ve İçişleri Bakanı’nı hedef alırken, Avusturya’da tutuklanan Sezgin Baran Korkmaz olayında da medya-mafya-siyaset-ticaret ekseninde bir çok kişi “ağır iddialar ile” karşı karşıya kaldı.

Her an ABD’ye iade edilmesi beklenen Korkmaz, uzun süre “işadamı” olarak tanıtılsa da ortaya atılan iddialara göre “kara para aklayan” bir “tefeci” ve kurduğu güçlü bağlantıları sayesinde ABD’den getirdiği “kara paralar” ile zor durumda olan bir çok köklü firmaya çöktüğü ortaya çıktı.

Korkmaz’la ilgili iddiaların boyutu, ABD’de hazırlanan iddianame ile birlikte giderek büyüyor. ABD ve Türkiye’de kara para iddiasıyla aranan ve Avusturya’da şu anda tutuklu bulunan Korkmaz’ın Türkiye’deki soruşturma süreci ise şaibelerle dolu.

Korkmaz’ın içinde siyasiler, yargı mensupları, bürokratlar ve gazetecilerin olduğu bir “klik” tarafından organize bir şekilde önünün açılarak “mallarını tasfiye edip yurt dışına kaçışı” ile ilgili olarak, iddialarda adı geçen isimler “sessizliğini” korurken ABD’den gönderilen 133 milyon dolar kara paranın Türkiye’de nasıl aklandığı ve buna kimlerin yardım ettiği ise ne Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), ne de savcılar tarafından araştırıldı.

Süreç 2018’de başladı

Korkmaz’ın şüpheli hale gelmesine ilişkin süreç 2018’te ABD’de açılan “kara para” davasıyla başladı. Kingston kardeşler, 2013 yılında Utah eyaletinin “en büyük temiz yanan ve sürdürülebilir biyodizel üreticisi olmak” iddiasıyla ortaya çıktı. Washakie Renewable Energy adlı şirketin yüzde 50 hisselerini alan Kingston kardeşler, ABD hükümetinden “ülke içerisinde kullanılan ve üretilen yenilenebilir yakıt miktarını artırmak için” çeşitli vergi indirimleri aldı. Bu yolla ABD’den 511 milyon dolar maddi destek sağlandı. Ancak şirket, 2014’te biyodizel üretimini durdurdu.

Bunun üzerine adli süreç başlatan ABD Utah Bölgesi Federal Savcılık Bürosu, 2018 yılında ilk davasını açtı. İddianamede Jacob O. Kingston, İsaiah E. Kingston , Rachel A. Kingston, Sally L. Kingston ve Lev Aslan Dermen (Levon Termendzhyan) şüpheli oldu. Ancak Sezgin Baran Korkmaz, bu iddianamede yer almadı. İddianamede, bu şüphelilerin vergi teşviklerinden ve kredilerinden yararlanabilmek için teşekkül kurmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık yapmak, gerçeğe aykırı belgeler düzenlemek, kara para aklamak, ulusal ve uluslararası düzeyde kara para aklama faaliyetlerini gizlemeye yönelik faaliyetlerde bulunmak gibi 46 ayrı suçlamayla karşı karşıya kaldı.

ABD adli makamlarına göre, Kingston kardeşler ile Lev Aslan Dermen’in ABD’yi dolandırarak elde ettiği 511 milyon doların 133 milyon doları, “aklanmak amacı” ile Sezgin Baran Korkmaz’ın Türkiye’deki şirketlerine aktarıldı. Kingston kardeşler, 2019’da savcılıkla anlaşarak tüm suçlamaları kabul etti. Jacob O. Kingston ifadesinde, “Dermen’in yönlendirmesi sonucu elde ettiği haksız kazancı Türkiye’deki ortaklarına aktardığını” söyledi.

ABD’deki iddianamenin detayları…

ABD Adalet Bakanlığı, Avusturya’da 19 Haziran’da gözaltına alınan SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz hakkındaki iddianamenin “gizliliğini” kaldırdı.

BBC Türkçe’nin ulaştığı 15 sayfalık iddianame, Korkmaz’ın Avusturya’da tutuklanmasına gerekçe olarak gösteriliyordu, ancak 21 Haziran’a kadar kamuoyu ile paylaşılmamıştı.

ABD Adalet Bakanlığı, Pazartesi günü akşam saatlerinde Korkmaz hakkında, “kara para aklamak ve yargıyı engellemek” suçlamalarıyla dava açıldığını duyurdu.

ABD’de Utah Savcılığı iddianameyi 28 Nisan 2021’de hazırlamıştı. Ancak o tarihte belge üzerinde “Gizli” ibaresi yer alıyordu.

Korkmaz’ın Avusturya’da ABD’nin talebi üzerine gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından belgenin gizliliği kaldırıldı.

Avusturya yargısı, Korkmaz’ın, “ABD’ye iade talebinin görüşülmesi için” 5 Temmuz’a kadar tutuklu kalmasını kararlaştırdı.

Korkmaz’ın avukatları ise hakkında Türkiye’de de kara para aklama davası görülen ve iadesi talep edilen müvekkillerinin “Türkiye’de yargılanmak istediğini” söylediler.

Türkiye ise hâlâ bir “iade dosyası hazırlayarak, Avusturya’ya gönderememişti.

ABD’de üzerindeki gizlilik kararı kalkan iddianamede Korkmaz’ın, Türkiye ve Lüksemburg’daki banka hesapları aracılığıyla 133 milyon dolar kara para akladığı iddia ediliyor. Korkmaz’ın kara para aklama yoluyla elde ettiği gelirlerin de, ABD’nin Utah Mahkemesi’nde Kingston ailesi üyeleri ve Lev Aslan Dermen’in (Levon Termendzhyan) yenilenebilir yakıt vergisi teşvikinden faydalanarak ABD Hazinesi’ni dolandırmakla suçlandığı yolsuzluk ağıyla bağlantılı olduğu öne sürülüyor.

Türkiye’deki ilişkiler…

İddianamede Sezgin Baran Korkmaz sanık, ABD hükümeti davacı olarak yer alıyor. İddianamede adı geçen şirketler ve isimler şöyle:

Korkmaz’ın sahibi olduğu Türkiye’deki SBK Holding AŞ, Biofarma İlaç ve Lüksemburg’daki Isanne Sarl ve banka hesaplarının kontrolünü elinde bulundurduğu Komak Isı Yalıtım, Setap Teknoloji Sistemleri, Blane Teknoloji Sistemleri, Mega Varlık Yönetim, Washakie Renawable Energy şirketi, Washakie Renewable Energy’nin sahipleri Jacob Kingston, Isaiah Kingston, Kingstonların kontrolündeki United Fuel Supply, Lev Aslan Dermen (Levon Termendzhyan), Dermen’in çıkarı olduğu (veya) kontrolündeki Noil Energy Group, Speedy Lion Renewable Fuel Investments, GT Energy, SBK Holdings USA.

İddianamede Kingston kardeşler ile Levon Termendzhyan’ın 2011-2016 yılları arasında, ABD Hazinesi’ne bağlı Vergi Dairesi’nin biyoyakıtlar için sağladığı vergi teşviklerinden faydalanma amacıyla sahte beyannameler düzenledikleri öne sürülüyor.

Washakie Renewable Energy ve United Fuel Supply aracılığıyla Kingstonlar ile Termendzhyan’ın 1 milyar dolarlık beyanname düzenledikleri, ABD Hazinesi’nin de bu kişilere 470 milyon dolarlık teşvik ödemesi yaptığı belirtiliyor.

İddianamede bunların “hak edilmemiş ödemeler olduğu” ifadeler olduğu belirtiliyor ve şu ifadelere yer veriliyor: “Jacob Kingston ve Isaiah Kingston, Levon Termendzhyan’ın ve sanık Korkmaz’ın yönlendirmesiyle, Washakie’nin, yolsuzluk sonucu elde edilen yaklaşık 133 milyon doları, Korkmaz’ın Lüksemburg ve Türkiye’deki hesaplarına aktardı.”

İddianamede aklanan paraların ne kadarının hangi şirket ve birey hesabında kullanıldığına ilişkin listelenen iddialar ve meblağlar da var.

Yolsuzluk yoluyla elde edilen paraların Türkiye’de Biofarma ilaç şirketine, adı Servus olan ve daha sonra Setap ve Blane olarak değiştirilen teknoloji şirketine, varlık yönetim şirketi Mega Varlık’a, Borajet’in alınması için kullanılan Bukombin, Bugaraj adlı holding şirketlerine, adı daha sonra SBK Air olarak değiştirilen Aydın Jet’e yatırım amaçlı kullanıldığı öne sürülüyor. Ayrıca, Türkiye’de bir gayrimenkul, otel, hastane, İsviçre’de iki otel, Queen Anne adlı yat, bir havayolu şirketi, bir jet, İstanbul’da Boğaz’da bir villayı ve apartman dairesini de “kara parayla” satın alındığı iddia ediliyor.

İddialar arasında, Korkmaz ve işbirlikçilerinin, “yolsuzluk yoluyla elde edilen gelirlerle aklanan paraları Borajet havayolu şirketini, Türkiye ve İsviçre’de otelleri, Queen Anne adlı bir yatı, İstanbul’da Boğaz’da bir villa ve apartman dairesini satın almak için kullandıkları” da var.

Bu arada SBK’nın Bodrum’daki çok lüks ve pahalı Paramount Oteli’nde “ünlü” bir çok siyasetçi ile gazetecinin, üst düzey yargı mensuplarının misafir edildiklerine dair ortaya çıkan gerçekler de ülke gündeminin başına eklendi.

ABD tarafından “mallarına el konulması” istenen Korkmaz’a para transferiyle dolandırıcılık yapmaktan 10 ayrı suçlama yöneltildi. Korkmaz, kara para aklamadan suçlu bulunursa 20 yıla kadar hapis, suçlu bulunduğu her para transferiyle dolandırıcılık suçlamasından da 20’şer yıla kadar hapis, yargıyı ve soruşturmayı engelleme suçundan da 5 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya. Savcılık suçlu bulunması durumunda Korkmaz için toplam 225 yıla kadar hapis cezası istiyor.

“Suçsuzum”

Sezgin Baran Korkmaz, hakkındaki suçlamaları reddetti. Avusturya’da kendisine soru yöneltilmediğini belirten Korkmaz, ABD’deki yargılamada bütün gerçeklerin ortaya çıkacağını söyledi ve “Suçsuz olduğum konusunda zerre şüphem yok. Kime sorarsanız sorun, biraz hukuk ve finans bilen, yoldan geçen insana bile sorsanız, bu şekilde kara para aklanamayacağını size iki dakikada anlatır. Bendeki her şey açık, kayıtlı ve ortadadır” dedi.

Kendisi için yapılan “İkinci Reza Zarrab” benzetmesine de tepki gösteren Korkmaz, “Bu çok aşağılıkça bir ithamdır. Asla kabul etmiyorum. Ben bayrağına, vatanına bağlı bir Türk vatandaşıyım. Böyle bir şeyin söz konusu olması mide bulandırıcıdır” ifadesini kullandı.