Faiz aynı kaldı, ‘sıkı duruş’ metne girdi

Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), kritik haziran toplantısı sonrasında beklenildiği gibi politika faizini yüzde 19’da sabit bıraktı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sürpriz ‘şahin’ çıkışı sonrasında gözlerin çevrildiği PPK toplantısında mayıs toplantısından farklı olarak mevcut duruş ‘sıkı’ olarak tanımlandı ve bu sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceğine vurgu yapıldı. Beklentiler dahilinde bir PPK toplantısı geride kalsa da metinde sıkı para politikasına yönelik vurgunun artması piyasa tarafından olumlu karşılandı.

Enflasyon vurgusu arttı

Karar metninde en önemli değişiklik enflasyon vurgularının artması ve yeni sıkılaşmayı pekiştiren ifadelerin eklenmesi oldu. PPK metninde mayıs toplantısı metninden farklı olarak “Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir” cümlesine ‘sıkı’ ve ‘kararlılıkla’ kelimeleri eklendi.

PPK sonrası paylaşılan toplantı metninde şu değerlendirmelere yer verildi: Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde aşılamanın hızlanması küresel ekonomide toparlanma sürecini desteklemektedir. Bununla beraber, emtia fiyatlarındaki artış eğilimi, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Yükselen küresel enflasyon ve enflasyon beklentilerinin uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri önemini korumaktadır.

Yurt içi iktisadi faaliyet güçlü seyretmektedir. İkinci çeyrekte, salgın kısıtlamalarına ve finansal koşullardaki sıkılaşmaya bağlı olarak iç talep bir miktar ivme kaybederken, dış talep gücünü korumaktadır. Aşılamanın toplumun geneline yayılarak hızlanması salgından olumsuz etkilenen hizmetler ve turizm sektörlerinin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır. Gerçekleştirilen parasal sıkılaştırmanın etkisiyle krediler ılımlı bir seyir izlemektedir.

Bununla birlikte, kredilerin seyri ve kompozisyonu makroekonomik istikrar açısından yakından takip edilmektedir. Emtia fiyatlarındaki yükselişe karşın, ihracattaki güçlü artış eğilimi, kredilerdeki yavaşlama, altın ithalatındaki belirgin gerileme ve aşılamadaki kuvvetli ivmenin turizm faaliyetlerini canlandırmasının cari işlemler dengesinde başlayan iyileşmeyi hızlandırması beklenmektedir.

Son dönemde ithalat fiyatları kaynaklı maliyet unsurlarının yanı sıra, talep koşulları, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler, fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir.

Diğer taraftan, parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri gözlenmeye başlamıştır. Enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyeler dikkate alınarak, Nisan Enflasyon Raporu tahmin patikasındaki belirgin düşüş sağlanana kadar para politikasındaki mevcut sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin başlaması, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.

“FAİZ İNDİRİMİ ANCAK YILSONUNA DOĞRU”

Saim Uysal (Ekonomist) – Para Politikası Kurulu piyasaların beklentisine paralel yüzde 19 seviyesindeki politika faizini değiştirmedi. Karar metninde mevcut sıkı duruşun kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyelerde düşüş sağlanana kadar mevcut sıkı duruş devam edecek. Son karar metninde “sıkı ve kararlılıkla” kelimelerinin tekrar eklenmesi faiz indirimlerinin baz etkisiyle enflasyonun düşeceği 3. veya 4. çeyreğe doğru ancak gündeme gelebileceği şeklinde yorumlanıyor. Emtia, petrol ve gıda fiyatlarındaki yükselişler ile arz kısıtları ve küresel enflasyon beklentilerindeki yükselişler kısa sürede faiz indirimini imkânsız kılıyor. FED ’in faizi değiştirmediği, 2023 e kadar iki faiz artışını öngördüğü, varlık alımını azaltma planının konuşulduğu ortamda dolar endeksi tekrar yükselmeye başladı. Bu gelişme, gelişmekte olan ülkeler için hiçte olumlu değil.

TCMB’nin yılsonu enflasyon tahmini yüzde 12.2, halen TUİK enflasyonu ise yüzde 16.6. Son dönemde yaşanan kur artışı, ÜFE’nin yüzde 38.8 oranı dikkate alındığında yılsonu enflasyonu büyük ihtimalle yüzde 15-16’larda olacak. Dünyada enflasyon oranı en yüksek olan ülkelerdeniz. Tüm ülkelerin reel faizi eksi iken Çin, Endonezya ve Türkiye’nin reel faizi pozitif. Bir milyon lira üzeri mevduat sahiplerindeki dolarizasyon oranı yüzde 70 genelde ise yüzde 55’lerde. Bütçe gelişmeleri, aşı faaliyetlerindeki ivme, turizmdeki toparlanma olumlu gelişmeler. Ancak, işsizlik, gelir dağılımı bozukluğu, fiyat istikrarı ve finansal istikrarın sürdürülememesi, özel sektör borçluluk oranları, eksi rezervler, küresel likidite koşullarındaki olumsuz gelişme faiz indirimlerinde acele edilmemesini gerektiriyor.