Güman KIZILTAN
Türkiye'nin yanlışlarının esas nedeni
Tarih : 2012.02.17  15:58:30

Türkiye Ortadoğu ve Avrupa arasındaki konumu ile fevkalade özel yeri olan bir ülke. Ayni zamanda kültür ve göçlerin güzergahı. Binlerce asırlık geçmişi ile de ilgi noktası. Bir diğer özelliği ise Asya ve Avrupa arasında köprüsü de olan bir yaşam diyarı Akdeniz'in bir stratejik noktası. Ege Denizi ile de bağlantılı Cebelitarık, Kıbrıs ve bogazlarla da kritik konum ve ilişkilerin odak noktalarından birisi. Bulunduğumuz coğrafyada çok nazik bir konumda. Dünya ülkelerinin enerji menfaatlerininde hem kaynak hem de geçiş noktalarının üzerinde bir köprü konumunda. Akdeniz ve Ege Denizi'nde bulunan Cebelitarik, Boğazlar ve Kıbrıs gibi stratejik noktaların üçgeninde. Bu nedenle Avrupa ve Amerika'nın rekabet savaşlarının en önemli noktasındaki ülke konumunda. Ayrıca bugün dünyada tek demokrasinin yaşandığı ve halkın hür iradesiyle, seçimle iş başına gelinen bir müslüman ülkesi.

Ortadoğu'daki ülkeleri ele alırsak bunlar hep rejimleri sorgulu, diktatör temayüllü ve keyfi ıdarelerle yönetilen ülkeler. İstikrarları hep ince bir bağ ile tehlikeler taşımaktadır. Ülkemiz ise Atatürk'ün kurduğu ne yazık ki kısa ömrü nedeni ile tam olarak tamamlayamadığı bir örnek devlet misali. Daha sonra gelen iktidarlar, uzunca bir İnönü dönemi, DP'li demokrasiye güya geçiş, darbeleri getiren ve sık tekrarlanan dönemler,tekrar AP ve Doğru Yol dönemleri, koalisyonlar rezaletleri ve sonuçta geldiğimiz AKP dönemi.

Ne yazık ki ümitlendiğimiz AKP de gittikçe istikametini değiştirmekte, kendi içindeki çelişkilerle adeta eski günleri geri getirme çabalarındadır.

Bugünlere dönüp dolaşıp neden geliyoruz sorusu ise hakikaten araştırılması ve tekrar yaşananların geri gelmemesi için gereklidir. Hepimiz örnek olarak devamlı Avrupa devletlerini göstermekteyiz. Onlar niçin bu geri vitesleri kullanmıyorlar veya kullanamıyorlar, sebebi basittir. Çünkü onlar sistem ve kurallarını tam olarak koydukları ve onları sağlam müeyyidelere bagladıkları için. Dikkat ediniz oralarda suçlara durmadan af çıkarılmaz,cezan ne ise mahküm olur, cezanı çekersin,

Bizde ise adam vurur, hırsızlık, uğursuzluk, hatta vatan hainliği yapar ama aflarla yatar çıkar kurtulursun. Hiçbir mahkümun Türkiye'de müebbet mahkum olup orada öldüğünü gördünüz mü?

Devlet ya vardır ya da yoktur. Bizde ise gelişmiş kabile görüntüsü veren tabloların iktidarları ile vakit geçirtilen bir ülke tarzı hakimdir. O nedenle geliyoruz, ümitleniyoruz, sonra tekrar geriye dönüyoruz.

Benim oğlum bina okur döner döner yine okur misali,,,,

Yeter artık, biz buna ülke ve millet olarak layık değiliz.Ekonomi iyileşirken demokrasi ve insan hakları geri gider, iktidar duyguları hazmedilemeyip, hesap kitap sorguları ile gidişatın bozuklukları saklanmak istenirse sonumuz korkarım iyi olmayacaktır.

Sıkıntılar gelebilecektir.

İnsan unsuru ve eğitim sistemi

Türkiye'nin geçmişini kısa bir turla kaba olarak anlatmaya çalıştık.Peki esas nedenler neler olabilir.Ülkemizin en büyük sorunu insanımızın eğitimsizliği ve eğitimin devamlı sistem değişikliği ile anlaşılmaz bir kalite düşüklüğüne gitmesidir. Eğitimin esası, yetiştiren öğretmenlerin yetiştirilmesidir. Bunun dinsel doğmalardan uzak, güncel ve serbest düşünce sisitemini mantık ve sosoyolojinin doğru öğretileri ile yetiştirilmiş ve ülke sevgisinin ortak paydasını içine sindirmiş eğitimcilerin yetiştirilmesi ile olacağı tabiidir.

Ne yazık ki din tüccarı tarikatlar ve inanışlar yumağı, Milli Eğitim'i hedef almışlar, oraları yerleştirdikleri taraftarları ile perişan eden ve cahil yetiştiren, milliyetçi değil ümmetçi kadroları yetiştirmeye çalışan sistemleri kurarak bugünkü cahiller ordusu eğitimcilerle ülkemizi muasır medeniyet olma hırs ve arzusundan uzaklaştırmışlardır. Müfredatlar ise iç ve dış güçlerce perişan edilmiştir.Tek neden Türkiye'nin kendisine biçilen uluslararsı beden ölçülerinin içinde kalmasıdır.

Türkiye'nin esas derdi eğitim ve ünversiteye kadarki eğitim müesseselerine hakim olan sistemsizlik, kalitesiz eğitim, dogmalarla dolu beyinlerin yetiştirilmesinin yolunu açan eğitim çıkmazıdır.

Bir diğer husus ise eskiden basının sahibi gazete kökenli insanlardı. Bunlar eksik ve gediklerine rağmen ülkesini seven gazete sahipleri idi. Bugün ise gazete sahipler eşit sermaye sahipleri ve hatta ülkenin olmayan yabancı sermayedir. Bunların hedefi ise gelişmiş ve Avrupa devleti olan bir Türkiye değil, pazar ülke, kendilerinin payandası olan bir ülke yaratmaktır.Gaye para kazanmak gerisi teferrüat anlayışıdır.

Ülkemizde çok şükür aklı başında insanlar vardır. Bunları mücadelesi ise devamlı olacaktır. Ben kişi olarak ilk başlarda AKP liderinden ümitli idim ama şimdi gelinen noktada endişeliyim.Tam yetkili sevilen bir lider Erdoğan niye değişmiş veya bize bunun aksini göstermiş anlayamıyorum.Türkiye bunlara layık değildir. Gelişmiş bir demokrasi ülkesi olmalı ve Ortadoğu'ya örnek gösterilebilmelidir.Gelin görün dünyada Müslümanlığa inanan, 54 kadar devlet vardır. Bunlardan bir tane örnek bir devlet yapısı göstereni var mıdır? Nedeni gerçek inanç sahiplerinin değil, din tüccarlarının sahip olduğu iktidarlar ve diktatörler vardır da ondan.

Türkiyemiz insanı bu bağlantı ve saplantılarla hep mücadele etmiş ve kazanmıştır. Ben başta eğitim sistemimizin ve memleketimizi ortak akla gelebileceği ümidini taşıyorum. Mevcut davaların da aflarla ve temiz bir sayfa açılarak bizleri taraflara bölmeden kapatılması ve gerçek demokratik yapıya ve iftihar edeceğimiz bir Türkiyemize kavuşmayı ümit ediyorum.

AKP iktidarının, başarılı ekonomisi yanında demokratik atılımlarını yaparak ve kamuyu rahatsız eden siyasetçilerini ayıklayarak bu yolu açmak isteğini görmek istiyorum. Türkiye'nın aşiret değil saygın, akılcı ve demokrasiyi, sistemi ve insanı ile hazmetmiş bir ülke olmasını diliyorum. Bu şartlarda yaşamanın tadını almak ve içime sindirmek istiyorum. İnşaallah o günlerin de yakın olmasını istiyorum. Haksız mıyım acaba?

254 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları