
El mi yaman, bey mi yaman? Yönetici mi yaman, denetici yani denetçi mi yaman?
Yeni Türk Ticaret Kanunumuza göre, denetçi yöneticiyi görevinden edebiliyor ama yönetici denetçiyi görevden alamıyor. Kim yamanmış sizce?
İşin esprisi bir tarafa, ticaret şirketlerinde yeni dönemde uygulanacak denetim sistemine dikkat çekmek istiyoruz.
Yeni Türk Ticaret Kanununun bazı maddeleri ile yürürlüğe girdi ama asıl önemli maddeler Temmuz 2012 döneminden başlayarak kademeli olarak yürürlüğe giriyor.
2013 yılı başından itibaren muhasebe sistemi baştan sona değişiyor ve tüm işletmeler muhasebe ve finansal raporlama konularında uluslararası finansal raporlama sistemine (UFRS) uyumlu Türkiye Finansal Raporlama Sistemine (TFRS) tabi oluyor. Yani bu konuda görev yapan bir meslek mensubu olarak bizim öteden beri istediğimiz oluyor ve muhasebemiz dünya ile aynı dili konuşmaya başlıyor.
Ayrıca bağımsız denetim yükümlülüğü de başlıyor. Bağımsız denetim şirketlerde denetim kavramını topyekün değiştiriyor. Sadece kağıt üzerinde yürüyen, fonksiyonsuz şirket murakıplığı tarihe karışıyor ve yerine etkili ve yetkili denetçilik sistemine geçiliyor.
Tüm anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler de bağımsız denetim zorunlu olacak.
Bağımsız denetimin genel prensip olarak denetim şirketlerince yapılması hedeflense de belli büyüklüğün altındaki şirketlerin serbest muhasebeci mali müşavir ya da yeminli mali müşavir ünvanlı bağımsız denetim atamalarına da izin veriliyor. (konuyla ilgili ikincil mevzuat hazırlanıyor)
Bağımsız denetçi hem şirketin mali tablolarını hem de yönetimin hazırlayacağı ve ortaklara sunulacak raporları denetleyecek.
Denetçinin yetkileri eskisine göre daha fazla.
Denetçinin raporunda olumsuz görüş yazması veya görüş vermekten kaçınması halinde söz konusu mali tablolara dayanarak, özellikle açıklanan kâr veya zarar ile doğrudan veya dolaylı bir şekilde ilgili olan bir karar alınamıyor.
Ayrıca bu durumda yönetim kurulunun dört gün içinde istifa edip genel kurulu toplantıya çağırması gerekiyor. İşte yukarıda dramatize edip denetici yöneticinin görevine son verebiliyor derken kastettiğimiz konu bu.
Mali tabloların denetime sunulamamasının da sonuçları çok ağır. Bu durumunda yönetim kurulu 3 ay ile 2 yıl arasında hapis cezasına muhatap kalabilmektedir.
Bağımsızlığın sağlanması açısından bağımsız denetçinin kimler olabileceği konusunda da düzenlemeler yer alıyor kanunda. Özetle şirketle ilişkide bulunan kişilerin bağımsız denetçi seçilebilmeleri mümkün değil.
Denetim zorunluluğu için henüz süre var diye sakın rahat olmayın.
İlk etapta şirket muhasebe sisteminin TFRS ye hazırlanması gerekiyor. Personelin eğitimi çok önemli ve gerekli.
Ayrıca daha önceki yazılarımızda belirtiğimiz gibi yeni Ticaret Kanunumuz internet sitesi kurma gibi başka yükümlülük ve zorunluluklar da getiriyor.
Bu nedenle her şirkette bu konuda bir komite oluşturulup ya görevliler atayıp şirketin durumunu masaya yatırmakta ve eksiklikleri tespit ederek önlem almakta mutlak yarar var.





.jpg)































