Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Fırdöndü Oyunu!..

20.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu CHP’yi anlamam ve anlatmam mümkün değil. Bunca yılın Sağırsultan’ı bu hâlde ise, varın CHP’ye oy veren vatandaşın hâlini anlayın.

Bir gün bakıyorsunuz, “İşte halkın umudu” diyorsunuz, aradan bir ay geçmiyor, “Bu parti mi halkın umudu olacak, yazıklar olsun” eleştirileriyle karşılaşıyorsunuz.

Ülke ne halde, ekonomi ne halde, siyaset ne hâlde, “Cumhurbaşkanlığı” kamuflajı altında “Dünyanın hiçbir yerindeki demokrasilerde görülmeyen bir Başkanlık Sistemi” yürürlüğe girdi, “Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile devletin yapısı değiştiriliyor”, şu CHP’ye bakın, ne hâlde?..

Cumhurbaşkanı’nın koltuğunu eleştirenler, “öyle bir koltuk kavgasına girdiler” ki, “en akil ve duayen” CHP’liler bile şaşkın, ne yapacaklarını bilemiyorlar!..

Bir de “hacıyatmazlar” var, o gün orda, bugün burda “fırıldak gibi” dönenler; dün Muharrem İnce’nin yanındaydılar, onun kurultay listesindeydiler, bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun silahşorları, dün Kemal Kılıçdaroğlu’nun yılmaz savunucu idiler, bugün “O gitsin, İnce gelsin” diye bağırıyorlar!..

“Dün” ile “bugün” arasında daha 6 ay geçti, geçmedi, bu nasıl bir “fırdöndü oyunu?..”

Dahası, “seçimli olağanüstü kurultay için yeterli imza toplanırsa”, zannedildiği gibi “kurultayda savaş Kılıçdaroğlu ile İnce arasında geçmeyecek”, birdenbire “güçlü” bir başka hava esmeye başladı; “Kılıçdaroğlu da olmaz, İnce de. CHP’nin başına başka bir genel başkan gelmeli!..”

Hoppala, buyrun bakın tabloya; “Muharrem İnce’ciler” bir yanda, “Kemal Kılıçdaroğlu’cular öte yanda, Selin Sayık Böke’ciler beri yanda, Haluk Pekşen’ciler köşe başında… Dahaları da var, say say 7 – 8’i bulacak.

“Kılıçdaroğlu yapıyorsa, İnce yapacaksa, biz neden yapmayalım” diye düşünenler, çoğalmaya başladı. Yurdun dört bir yanını bilmem ama İzmir’de “bu üçüncü görüş” taraftar buluyor, galiba. Hayırlısı…

 

Yaprak kıpırdamıyor!..

Pasaportta arkadaşlarla nargile içip sohbet ediyoruz. “Ne olacak ekonominin hâli” üzerine… Herkeste bir ümitsizlik var. Bir ara “orta büyüklükte inşaatlar yapan” bir müteahhit arkadaş da geldi masamıza. “Ekonominin dönen en büyük çarkını temsil eden” bir arkadaş. Elbette ona soruldu; “Sizde durum nasıl” diye.

Cevap endişe vericiydi; “Yaprak kıpırdamıyor. Konut kredisi faizleri çok yükseldi. Benden daire almak için, ‘Evimi satıp kalanını ödeyeceğim’ diyerek ‘önemli miktarda kapora ödeyen’ bir esnaf, dün geldi ve ‘Alamayacağım, evimi satamıyorum, çok düşük fiyat veriyorlar’ dedi, kaporayı yaktı. Konut kredisi faizlerine acilen çare bulunmazsa, inşaat sektörü büyük bir krize düşebilir.”

Keyifler iyice kaçmıştı, nargileyi bırakıp evlerine gidenler oldu. Ben ayrılırken, kalan 4 arkadaş okey masasına oturmuştu. “Bol şanslar” dedim.

 

“Denetleme” dediğin böyle olur!..

Türkiye’de işler iyice çığırından çıktı, galiba. İzmir’in gözde ilçelerinden birinde, büyük bir bankanın şubesindeyiz. Oturan, ayakta kalan vatandaşlar yapacakları işlem için sıra bekliyor. Veznelerin önü ve müşteri temsilcisi odaları dolu.

Gençlikten yukarı doğru ilerlemiş, uzunca boylu bir vatandaş, ileri geri dolaşıp, “yüksek sesle” cep telefonundan talimatlar veriyor; “Denetleme geliyor, denetleme… Defterler tamam olsun, eksikler tamamlansın. Personel hazır olsun. Sigortasız çalışan varsa ortada görünmesin. Hafta başından, hafta ortasına kadar orada olacaklar!..”

Orada??? Konuşmalardan anlaşılıyor ki; “Orası, Kemalpaşa!..”

Talimat bitince telefonu kapatıyor, yenisini tuşluyor, aynı talimat tekrarlanıyor. Sonra bir daha. Bir daha…

Bankadakiler hayretle adamı izliyorlar, pervasız ve de gene anlaşılıyor ki; Kemalpaşa’da “bazı şirketler” ile konuşuyor.

Adam kim; ???

Telefon ettiği şirketler; ???

Bu nasıl bir denetleme; ???

Burası Türkiye!..

 

 

Kalpaklı bir Başkan!..

Fotograf, “Hem renkli, hem keyifli” dedirten cinsten. Yörük Dernekleri yöneticilerinin İzmir Yörük – Türkmen Federasyonu Başkanı İsmet İlhan Başkanlığı’nda, Aziz Kocaoğlu’nu ziyaretleri esprilerle, kahkahalarla geçti ve de sanıyorum, bir süre Başkan’a “CHP’deki sıkıntılı dönemi” unutturdu.

Başa kalpak, omuzlara yağlık doğrusu ya doğrusu ya Kocaoğlu’na çok yakıştı, bilmem ki okuyucularım ne diyorlar?..

 

 

Su aktivistine plaket!..

Hafta içinde, “Su tasarrufu” sloganı ile yola çıkan, evlerde,  okullarda, kışlalarda, fabrikalarda, camilerde “her kişi günde 1 litre su tasarruf etse, ülkenin neler kazanacağının farkında mıyız” sorusuyla, ne yapılması gerektiğini anlatan “Su aktivisti” İzmirli İş adamı Avni Ersoy’a rastladım.

Çok mutluydu. Bugüne kadar “yüzlerce ‘cimri musluk’ dağıtmıştı” ve bu musluklar “su tasarrufunu sağlayacak” ve de “eski günleri hatırlatacak” şekilde yapılmış musluklardı.

İşte bu musluklar ona bir plaket kazandırmıştı. Plaket, İzmir Valisi Erol Ayyıldız tarafından “su tasarrufuna dikkat çekmek ve israfın önlenmesi konusunda farkındalık oluşturmak amacı ile camilerde ve okullarda kullanılmak üzere İzmir Valiliğine bağışlanan tasarruflu musluklara ilişkin bağış için” verilmişti.

Ersoy, “Su tasarrufu kampanyasına büyük destek veren Valimize teşekkür ettim, şükran doluyum. Kampanya devam ediyor ve İzmir bu konuda Türkiye’ye örnek olacak” dedi. Onu kutladım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test