Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kim haklı?..

6.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Oooo!.. “Seçim bitti, bir nefes aldık, şöyle bir Çeşme’ye kaçıp, bir hafta dinleneyim” derken, o da ne, “CHP’de gerilimli öyle bir koşuşturma başladı” ki, hadi bakalım, git tatile, gidebilirsen!..

Muharrem İnce’nin başlattığı kapışma, Ankara kulislerini dalgalandırır ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP Genel Merkezi ile seçim gecesinde “Swiss Otel’de kamp kuran” Cumhurbaşkanı adayından yana olanlar arasındaki “sözlü” ve “Aldı sazı, bakalım neyledi” tartışmaları sertleşirken, Anadolu’ya da yayılan esintiler, yaz sıcağını daha da ısıtıyor!..

Doğrusu ya, “ısınmaya başlayan” kentlerden biri de İzmir, önce Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bir toplantı ve ardından da açıklama yaptı. Ardından Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur’dan bir açıklama geldi.

Kocaoğlu, “24 Haziran seçimleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nde acil bir değişimi zorunlu hale getirmiştir. Kamuoyu ve parti tabanının talebi de bu doğrultudadır. Söz konusu değişimin Sayın Genel Başkanımızın öncülüğünde gerçekleşmesi, partimize büyük güç katacaktır” diyor, Batur ise “Kasım ayında olası erken yerel seçim tartışmalarının yapıldığı bugünlerde; partimizin olağanüstü kurultaya götürülmesinin, zaman ve enerji kaybına yol açacağı açıktır. İktidar; yerel seçim başarısından geçmektedir. Bugün partililerimiz olağanüstü Kurultay hesapları içinde olmak yerine; tek bir vücut halinde; Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğu liderliğinde başarıya kilitlenmelidir” karşılığını veriyordu.

Hadi bakalım Sağırsultan, “sevdiğin iki Belediye Başkanı arasında kaldın mı”; “kim haklı” söyle bakalım!..

Soran dostlara da, tam bir Nasrettin Hoca misali cevap veriyor, “O da haklı, bu da haklı” diyorum.

Kahkahayı atıp, “Olur mu Sağırsultan, birinden biri haklıdır” diyenlere de “Ne yapayım, hoş görün, durumum ortada; Ben de haklıyım” diyorum; söyleyin okuyucularım; haksız mıyım?..

 

 

Köyden al haberi!..

 

Serin bir deniz kenarında tatile çıkamadım ya, “nefes almak için” taaa yukarılardaki bir köye, “Yayla gibidir, şimdi küfür küfürdür” diyerek bir İzmir köyüne gittim; yem yeşil ve dostlarla dolu bir köye!

Beklediğim “küfür küfür havayı bulamadım” ama dostlar arasında geçirdiğim birkaç saat, çaylı sohbet, doğrusu ya bir de “CHP’li köyle, CHP üzerine olunca”, hem keyiflendim, hem de biraz gazetecilik yaptım.

Önce CHP’lilere “iyi gelmeyecek” bir haberim var; köyde açılan sandık göstermiş ki, “fark kapanmış epeyce” ve Muhtar bana dedi ki; “Herhalde ‘Rahatımız iyi’ diyenler çoğaldı.”

Masamızda bir de “okuma yazması, şiirleri, hikayeleri, kitapları fazla, çok okumuş, çok kültürlü ve bilgili, yüksek öğretimde hocalık ve de gençliğinde CHP’de görev yapmış, o köylü bir dost” daha vardı. İkisine de sordum; “CHP’de olanlar için ne diyorsunuz?..”

Muhtar kestirip attı; “Değişim zamanı geldi çoktan. Artık gerçekleşmeli. Muharrem Bey açıkça yolu gösterdi ve seçim kaybedilse de umut verdi. Bu fırsat iyi bir fırsat.”

Hocamız ise, başlını salladı; “Evet değişim olmalı ama Muharrem Bey çok hata yaptı. Hele gelişmeleri kavgaya dönüştüren son açıklamaları gösterdi ki, onunla gelecek bir değişim, CHP’ye fayda sağlamaz.”

Aslında “iki görüşü” bu cümlelerle özetledim; Muhtar kısa konuşmuştu, Hocamız ise birkaç paragraf fazla. İki Başkan’ın, Kocaoğlu ile Batur’un açıklamalarını da hatırlayınca, içimden gülmek geldi; “Acaba, hangisi haklıydı?”

CHP’li köyde bile “fikir birliği yoktu” ve “bu havayla gidilirse Kurultay’dan çıkacak sonuç”, sağlıklı olur muydu?..

 

 

Habertürk kapandı!..

İçim “cızzz” ediyor; Türk basınına bir “kuyruklu yıldız gibi” giren, dev bir yıldız olan, sonra sönmeye başlayan Habertürk, nihayet cuma günü “Son” dedi; “Artık basılı gazete olarak yokuz; dijitalde varız!..”

Nefret ediyorum, gazetelerin internetteki WEB sitelerinden… Mecbur olmasam, bir tanesini bile tıklamayacağım. Zira “bir haberi okumak için” en az 9 – 10 tıklama yapacaksın, bu arada ekrana “reklamlar gelecek”, onları da kapatmak için tıklamalar devam edecek ve bu sırada “titremeler yüzünden” yanlış bir tıklama yapmışsan, haydi bakalım taaa başa döneceksin; tam bir rezalet ve de “gazete / haber okutmak için değil, tıklama yaptırmak için kurulmuş birer tuzak!..”

Sebep; “ne kadar çok tıklama, o kadar çok reklam”; hay reklamınız batsın sizin, gazetecilik batacağına ve mesleğimize “hayır dualar(!)” okunacağına!..

“Geçmiş olsun” demek için aradım arkadaşlardan birini, “yaslı bir salona açıldığı belli idi”; telefonun, fazla konuşamadım, susup, kapadım!..

Onca meslektaşım işsiz kalacak ve söylenen o ki, “Habertürk’ü takip edecekler de olacak!..”

 

 

Su aktivistimiz iş başında!..


İzmirli su aktivisti, sevgili dostum Avni Ersoy, “çok yol aldı” ve de çok da destek; Vali’den, Müftüye, Milli Eğitim Müdürü’nden, Kaymakamlara, Komutanlardan Belediyelere kadar…

Brifingler veriyor, bildiriler dağıtıyor, konuşmalar yapıyor, “tasarruflu” musluklar dağıtıyor!..

“Su tasarrufu için”, çalmadık kapı bırakmadı, bırakmıyor. “Bir Çinli günde 1 pirinç tanesi tasarruf etse, günde 1.5 milyar pirinç tanesi eder ve ediyor da zaten. Peki, bizde de su tasarrufu yapacak yaştaki 60 milyon insanımız günde bir litre su tasarrufu yapsa, su kaynakları bakımından zengin olmayan ülkemize bir günde, bir haftada, bir ayda, bir yılda ne kadar büyük yarar sağlanacağı ortada değil mi” diye de soruyor.

 

Ve de “Su tasarrufu sadakadır” diyen Hazreti Peygamberimizin “o günlerin Arabistan Çöllerinde yaşayan insanları için söylediği bu sözün, bugün Dünyamızda su savaşlarını başlatan susuzluk tehlikesine karşı ne yapılması gerektiğini ‘inanç penceresinden’ en iyi anlatacak bir söz olarak 7 milyar insana ulaşması gerektiğini” söylüyor!..

 

Ben, “yazarak görevimi yapıyorum”; sevgili okurlarım sizler de arkadaş ve dostlarınıza internet kanalları ile göndererek görevinizi yapınız, ülke için “sadaka veriniz!..”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test