Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Bölmeyin bu milleti!..

25.5.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Fevkalade öfkelenirim, “kraldan fazla kralcı olan” ve de “milletin, devletin, Türk’ün en değerli manevi sembollerini yerlerde sürükleterek”, devletin verdiği yetkiyi “tersinden anlayıp”, kullanan bürokratlara!..

İzmir’in en büyük ilçelerinden biri olan Karabağlar’da 19 Mayıs töreninin yapılacağı Övgü Terzibaşıoğlu Anadolu Lisesi alanının çevre düzeni, protokol alanının hazırlanması, süsleme, bayraklama, sahne, tak, ses sistemi kurulumu görevler Karabağlar Belediyesine verilmiştir.

Kim tarafından verilmiştir; Karabağlar Kaymakamlığı’nın talimatıyla 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile ilgili görev bölümü yapmak üzere bir araya gelen ilçe kamu, kurum ve kuruluşları temsilcileri tarafından!..

Ve de resimde görüldüğü gibi, Belediye, alanı “tertemiz” hazırlamış, süsleme olarak da Türk Bayrağı / Atatürk posteri / Karabağlar Belediyesi ambleminden oluşan “3’lü şeridi”, törene gelecek vatandaşların oturacağı tribünlerin arkasına asmıştır.

Vay sen misin asan; Kaymakam’ın emri ile, törenin başlamasına az bir zaman kala “üçlü şerit”, res,mde görüleceği gibi “yerlerde süründürülerek” kaldırılmış ve de Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, “haklı bir tepki göstererek”, tören alanından ayrılmıştır.

Şimdi “o kaymakama bir TC vatandaşı olarak” soruyorum:

1 – O “3’lü şeridi Atatürk posteri var” diye mi kaldırttın, “böyle” bir bayramda bile “Atatürk’ün adını, kutlama mesajında anmayan” Millet Meclis Başkanı’na mı özendin?..

2 – “Böyle” ayaküstü ve acele bir operasyonda “Türk Bayrağı’nın, Atatürk posterlerinin yerlerde sürüneceğini ve de  o görüntülerin TV ekranlarında, gazete sayfalarında yer alacağını düşünemeyen” bir kişi nasıl Kaymakamlık koltuğunda oturur?..

3 – Bu operasyonu “Karabağlar Belediye Başkanlığı amblemi var” diye yaptırdıysan, bu konudaki sorularım 3 tane olacak; a) Karabağlar Belediyesi bir TC kuruluşu değil midir; Karabağlıların yüz binlerce oyu ile göreve gelen bir Başkan ve Meclis tarafından yönetilmiyor mu? Tören alanında onun ambleminin olmasının ne mahzuru olacaktı?  b) Hadi, anlaşılıyor ki, bu sebeple kaldırttın, neden sadece “belediyenin amblemini makaslatmadın” da, Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri yerlerde süründü? c) Samimi olarak söyle; Karabağlar’da belediye başkanı “iktidar partisinden seçilmiş” bir kişi olsaydı; bunu yapabilir miydin?..

4 – Mekteb – i Mülkiye’de “Devletin memurunun, gelip geçen iktidarların ve partilerinin değil, devletin memuru olmaları gerektiği”, sizlere öğretilmedi mi?..

Ey sayın Kaymakamım, bilmez misin ki; “Keser döner, sap döner / Gün gelir hesap döner!

 Ağlayan ülkücü!..

Salı günüydü, telefonum çaldı, açtım, Karşıyaka’da dostlarla beraber nargile içip, sohbet ettiğimiz kahvede, zaman zaman yanımıza gelen, sorular soran, sohbetimizi dinleyen “ülkücü” bir gençti, arayan…

“Olur mu abi, olur mu, bizler MHP’yi bırakıp, Meral Hanım’ın ve arkadaşlarının peşine bunun için mi takıldık? Bu yapılır mı, İyi Parti’nin kurucu 5 milletvekilinden biri olan Yusuf Hocamıza?..

Uykudan yeni uyanmıştım, gazetelere bakamamış, WEB sitelerine göz atamamıştım. “Hayrola ne oldu, genç arkadaşım, ne oldu” diye sordum. Cevaba inanamadım; olamazdı, “olduysa” da olmamalıydı!!!

Ağlıyordu, telefonda; “Neymiş, hocamız, ‘Beni Kayseri’den değil, ya İzmir’den ya da Ankara’dan aday gösterin, biliyorsunuz, eşimin iş durumu sebebiyle kaç yıldır ailemiz haftanın yarısından fazla bir araya gelemiyor, artık toparlamam gerek, Kayseri’den aday olamam’ demiş. Onlar da “Ankara ve İzmir liste başları dolu, genel başkan yardımcılarımız var, onları ikinci sıraya indiremeyiz’ demişler ve Yusuf Halaçoğlu hocamız liste dışı bırakılmış. Olacak şey mi, yaz bunu, yaz abi. Bu nankörlük değil de nedir; o listelerin liste başlarında kaç tane Halaçoğlu kadar değerli insan var, acaba, hiç düşünmediler mi? İzmir’de MHP’de il başkanı olarak ve de seçimlere girerek iki seçim hezimeti yaşayan Müsavat abi birinci sırayı Yusuf Hocamıza bırakamaz mıydı. Particilik, insanlık, değer bilmek, saygı, sevgi bunu gerektirmiyor muydu? Başında olduğu listeye İzmir gibi bir şehirde ne kazandıracak Genel Başkan Yardımcısı Musavat bey, ne kazandıracak? Yaz abi, sor onlara, hesap versinler!..”

Ve benim cevabımı beklemeden, “pat” diye telefon kapandı, Kalktım, bilgisayarımın başına geçtim; bir iki tıklama sonrasında İyi Parti’nin listeleri çarşaf çarşaf karşıma çıktı. Ankara / İzmir / İstanbul listelerinin ‘genel başkan yardımcıları, genel idare kurulu üyeleri ve genel sekreter tarafından kapatılmış’ birinci sıralarına baktım ve de “telefonda ağlayan” ülkücü gence hak verdim.

Bu üç büyük ilin 8 bölgesinin birinci sıralarına konan 8 adaydan sadece 4’ü, Profesör Doktor Yusuf Halaçoğlu ile, “karizması, kariyeri, kişiliği,

ülkesine yaptığı hizmetler bakımından mukayese edildiğinde”, evet sadece 4’ü “eşdeğer olabilirdi”, diğer 4’ü, “Yusuf Hoca’ya birinci sıralardaki yerlerini vermeli” ve “ikinci sıraya konmalıydılar.” Bakınız diyorum ki, büyük tepki çeken bu “hatalı” tercih, İYİ Parti’yi yaralamıştır, hem de çok yaralamıştır; Meral Hanım’ın haberi ola; bu olay, “Benim hocamdır” sözü ile kapatılamaz!..

 

Hayret, ki, ne hayret!..

Ankara’da doğan, aslen Kemaliyeli  (Erzincan) bir aileden gelen Özkan, Ankara’da okudu, gazeteciliğe Ankara Rüzgarlı Sokak’ta başladı ve daha sonra İstanbul’da devam etti. Yani, “hayatı Ankara ve İstanbul arasında” geçti.

Gel gelelim, CHP, onu geçen seçimlerde “dışarıdan gelenlerin kontenjan ili” haline getirdiği İzmir’den milletvekili adayı gösterdi ve seçilerek Ankara’ya gitti.

Şimdi seçimler geldi; “İzmir’de istenmiyordu”, Genel Merkez onu bu defa “İstanbul’dan aday göstermek istedi”, ama duyduğuma göre CHP İstanbul İl Başkanı Hanımefendi onu “veto etmiş”; son saatlerde liste değişmiş, Tuncay Özkan, dönmüş, dolaşmış, “gene” İzmir’den hem de “1’inci Bölgeden liste başı” aday gösterilmiş. Bir “hem de” daha; kime karşı; “AKP’nin liste başı” başbakan Binali Yıldırım’a karşı!..

AKP ve CHP Listelerinin “birinci bölge liste başlarındaki” dengeye bakın siz; ne olabilir acaba?..

“Bu soruya cevap bulmak için”, CHP İzmir İl Merkezinin kapısından başımı şöyle bir uzattım. 1’inci Bölge CHP listesinde 7’nci, 8’inci sırada bulunan Gençlik kollarından başlayarak 2002 yılından beri, ilçe ve il yönetimlerinde görev alan Erzincan Tercanlı elektronik mühendisi Ednan Arslan ve yıllardır Torbalı’da “CHP’ye ve Torbalı’ya hizmet eden” Sefer İpekli’nin suratları bir karış. “Acaba seçilebilecek miyiz” sendromuna yakalanmış gibiler. 25 Haziran sabahı, durumları belli olacak; hayırlısı!..

 

Bir varmış, bir yokmuş, bir İZSU varmış…

Tire'de kırsal bölgede yaşayan bir vatandaş. Adı, Hasan Erbulhan. Bir gün İZSU’dan “şehir içi su şebekesinden kullanılan iki aylık su bedeli” olarak “448 bin 581 liralık” fatura geliyor. Tam bir şok… Şaşkına dönüyor, İzsu’ya müracaatları sonuçsuz kalıyor. Sonunda “fatura iptali için” mahkemeye gidiyor.

Tire Asliye Hukuk Mahkemesi “faturayı iptal ediyor ve sadece 512 lira ödemesi” kararını veriyor ve kararda “Sayaca müdahale yok, kötü niyetli kullanma yok, karşılıksız yararlanma yok” diyor.

“Açıkça görünen hatayı düzeltip” vatandaşın hakkını vereceklerine, gazetelerde haber olduğunda, “vatandaşı suçlayıcı açıklamalar” da yapılmış. Şimdi vatandaş tazminat davası açmaya hazırlanıyormuş.

Bu haber üzerine, uzun bir süreden beri, “gerek vatandaş şikayetlerini, gerek muhtar şikayetlerini, gerek hatta belediye başkan şikayetlerini” ve de gerekse “gazetelerde okuduğum haberleri, dahası köşe başlarını tutmuş yazar arkadaşlarımın eleştirilerini” de hatırlayarak, “kulaklarımı” İZSU’ya çevirdim ve kısa bir sürede “neler duydum” neler…

Eh, bu haftalık, “bu giriş yeter”, gelecek haftalarda da “duyduklarımı, araştırıp bulduklarımı” yazmak istiyorum; “öyle bol malzeme var” ki, dizi olur!..

Eh biz de başlayalım; haftaya ikinci bölüm var, Hani TV’lerde diyorlar ya; “Az sonra…”

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test