Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kocaoğlu: “Bizim problemimiz iktidara kimlerle değil ‘nasıl ve hangi yöntemlerle’ yürüyeceğimizdir”

13.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, seçim sonrasında yaptığı “değişim çağrısını” yineledi ve “Değişimin tehdit değil fırsat olarak görülmesi gerektiğini” belirtti. Kocaoğlu, "Bunu gerçekleştirmeden umut olmak ve iktidara gelmek asla mümkün değil. Bizim problemimiz, iktidara kimlerle değil 'nasıl ve hangi yöntemlerle' yürüyeceğimizdir. Sürekli başkalarıyla hesaplaşmak yerine, biraz da kendimizle hesaplaşmayı bilmeliyiz" diyerek “ Yerel yönetimlerin CHP Genel Merkezi tarafından yeterince dikkate alınmadığını ve deneyimlerinden etkin biçimde yararlanılmadığını ve bu durumun incelenmeye değer ayrı bir sorun olduğuna” dikkati çekti.

24 Haziran seçimleri sonrasındaki "kısa" açıklamasıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nde "değişim çağrısı" yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu talebini yineledi. Değişimin "tehdit değil fırsat" olarak görülmesi gerektiğini söyleyen Kocaoğlu, "Bunu gerçekleştirmeden umut olmak ve iktidara gelmek asla mümkün değil. Bizim problemimiz, iktidara kimlerle değil 'nasıl ve hangi yöntemlerle' yürüyeceğimizdir. Sürekli başkalarıyla hesaplaşmak yerine, biraz da kendimizle hesaplaşmayı bilmeliyiz" diye konuştu.

 

Başkan Kocaoğlu şu açıklamayı yaptı:

"9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren ülkemizde rejim değişmiş, parlamenter sistem yerine otoriter bir yönetim modeli yürürlüğe girmiştir. Bu durum, demokrasiye gönül veren insanlarımızı derin bir endişeye düşürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Cumhuriyet Halk Partisi'nin mutlak önceliği, bu otoriter yönetim modeline karşı demokratik ve güçlü mücadele yöntemlerini geliştirmek olmalıdır. Tarihi birikimi ve sorumluluğu ile ülkemizdeki bu sancılı dönüşümde model üretebilecek, çözüm olabilecek tek kurum Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Tüm çekişme ve hesaplar bir kenara bırakılarak, bu vizyonla yola çıkılmalıdır.

Kısır, sadece kişilerin ya da grupların iktidarının amaçlandığı parti içi mücadele ve çekişmeyle bir yere varılamadığı defalarca görülmüştür. Uzun vadeli değil günübirlik kararlar alarak, ısrarla aynı yol ve yöntemleri uygulayarak farklı ve başarılı bir sonuç beklemek, gerçekçi olmaktan çok uzaktır.

Değişim, yaşamın vazgeçilmez bir kuralıdır. Değişim, tehdit değil fırsat olarak görülmelidir.

Toplumun ve partimize gönül verenlerin samimi talebi, aklın ve bilimin rehberliğinde kendini yenileyen, liyakat esasına dayalı dirayetli kadrolar kurarak ülkenin her bakımdan kalkınmasını ve gelişmesini sağlayacak sağlam bir yol haritası belirleyen, bu doğrultuda projeler üreten, kararlar alan ve bunları güçlü, kararlı ve anlaşılır bir biçimde cesaretle gündeme getiren bir Cumhuriyet Halk Partisi'dir.

Bunlar gerçekleştirilmeden umut olmak ve iktidara gelmek asla mümkün değildir.

Dolayısıyla bizim problemimiz kişiler değil yönetim biçimidir, ilkelerdir.

Bizim problemimiz, iktidara kimlerle değil 'nasıl ve hangi yöntemlerle' yürüyeceğimizdir.

Ve birilerinin bir şeyleri kazanmasının çok ötesinde, bu otoriter rejim karşısında güçlü şekilde ayakta kalıp onu yenebilecek bir pozisyon üretip üretememektir asıl problem..

 

Kısır döngüden çıkış yolu

Cumhuriyet Halk Partisi, siyaseti maddi ve/veya manevi çıkar için yapan ve adamcılık-alt kimlik üzerinden yürütenlerle değil, siyaseti ülke ve millet çıkarıyla eşdeğer görenlerle yükselecektir.

'Ben seni seçeyim, sen de beni..' mantığıyla yürüyen parti içi politikalarla bu kısır döngüden çıkabilmemiz asla mümkün değildir.

Başarısı dünya ölçeğinde kanıtlanmış, siyasi görüşü ve yaşam felsefesi partimize uyan gençler, hepimiz için yeni umuttur. Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileri, bu gençleri partimize davet etmekten ve yeniden yapılanma sürecinde etkin rol almalarını sağlamaktan çekinmemelidir.

2007 yılından bu yana sayın genel başkanlarımız ve parti yöneticilerimiz nezdinde, bıkmadan ve usanmadan dile getirdiğim gibi, güçlü bir 'Parti Mutfağı' acilen kurularak çalışmaya başlamalıdır. Çünkü ülke koşulları her geçen gün biraz daha zorlaşmaktadır.

 

Kendimizle hesaplaşabilmek..

'Biz başarılıyız, onlar başarısız' demekle doğrulara ulaşamayız.

Sürekli başkalarıyla hesaplaşmak yerine, biraz da kendimizle hesaplaşmayı bilmeliyiz.

Yıllardır genelde iktidar olamayan partimiz, yerel yönetimlerde azımsanamayacak kadar önemli başarılar elde etmiştir. Bu kentlerdeki oy oranlarımız bizi doğrulamaktadır. Ama ne yazık ki, yerel yönetimlerimiz CHP Genel Merkezi tarafından yeterince dikkate alınmamakta ve deneyimlerinden etkin biçimde yararlanılmamaktadır. Bu, incelenmeye değer ayrı bir sorundur.

CHP'li yerel yönetimleri savunması gerekirken 'muhaliflerden daha sert ve yıkıcı' eleştirilerde bulunan bazı milletvekili ve parti yöneticilerimiz, üstü örtülemeyecek kadar önemli bir problem haline gelmiştir.

Parti içindeki aday belirleme yönteminin sağlıklı yürütül(e)memesi de bir diğer açmazımızdır.

 

Olağanüstü kurultayın çok ötesinde..

2004 yılından bu yana kamuoyu önündeyim. Hiç bir zaman gizli ajandalarım, gizli senaryolarım, gizli hesaplarım, gizli pazarlıklarım olmadı. Bundan sonra da olmayacak.

Partideki mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştiri ve önerilerimi dile getirmemdeki tek amaç, gerçekten iktidar alternatifi olan güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi'dir.

Tüm bu düşüncelerimin bir potada eritilmesi durumunda görülecektir ki, 'değişim' talebim olağanüstü kurultayın toplanıp toplanmamasının çok ötesinde anlamlar taşımaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyururum."

 

 

 

“KOCAOĞLU’NUN İSTEDİĞİ DEĞİŞİM ÇOK BAŞKA VE HAKLI!..”

 

Öcal Uluç (Gazeteci / Yazar) –“ Aziz Kocaoğlu’nun “CHP’de değişim isteği”, çok açıktır ki, “Kemal Kılıçdaroğlu gitsin, Muharrem İnce gelsin” demek değildir.

Kocaoğlu, “CHP’nin, hem yarıştığı rakiplerine karşı, hem halka ve ülkesine karşı, hem de kendi içinde, bugüne kadar partiyi başarıya ulaştıramayan, aksine sürekli sandık başarısızlıklarına yol açan, onca seçim yenilgisine rağmen değişmeyen, değiştirilemeyen politika ve uygulama sisteminin değişmesini istemekte ve son başarısızlığın partiye bu fırsatı verdiğini” söylemektedir. Azizoğlu, “bu tablo değişmedikçe, partinin başına kim gelirse gelsin, başarının gelmeyeceğini” anlatmaya çalışmaktadır. Haklıdır, “Karaoğlan / Kıbrıs Fatihi” Ecevit’in gönüllerde kalan başarısı dışında, İsmet Paşa dahil, CHP’nin başına gelen ve giden onca genel başkan ve parti yöneticisi arkadaşları CHP’ye oy veren ve de vermek isteyen milyonlarca ve milyonlarca vatandaşı, bunca yıldır hayal kırıklığına uğratmamışlar mıdır?..

Kocaoğlu, “Neden yerelde başarılarımız oluyor da, genelde olmuyor, bu araştırılmalı” derken, haksız mı?..”

 

“CHP’DE ‘ORTAK AKIL’ ARAYIŞI”

Mehmet Şakir Örs(Gazeteci/Yazar)-“24 Haziran seçimleri sonrasında, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan gelişmeleri manşetine taşıyan Gözlem’in geçen haftaki sayısı için hazırladığımız analizde; ‘CHP, iç sorunlarını, ortak akılla ve uzlaşmayla çözmelidir’ değerlendirmesinde bulunmuştuk.

Sorunlar önyargısız olarak ve soğukkanlı biçimde konuşulup tartışıldıkça, bu anlayış ve yaklaşım öne çıkıyor. Üstelik giderek CHP’liler arasında yaygınlaşıyor, güç kazanıyor. Tartışmanın, isimler üzerinden değil, ilkeler ve politikalar üzerinden yapılması gerektiği, gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. Unutulmamalıdır ki, değişim, sol ve sosyal demokrat partilerin olmazsa olmaz temel gelişim dinamiğidir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun son açıklamasını da, bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.

Yalnızca isimleri ve makamları öne çıkartarak, onlar üzerinden partiyi kamplaştırıp ayrıştırmak, partiye yarar getirmez, tam aksine zarar verir. Gerçek CHP’liler böylesi bir yanlışa izin vermezler, vermemelidirler. Halkta, seçmende, ‘koltuk kavgası’ algısı yaratacak sığ tartışmalardan ve çekişmelerden kaçınılmalıdır.

Her zaman yazdık, yazıyoruz; siyasal yaşamın ve CHP’nin var olan sorunları çok derinlerdedir, üstelik oldukça kapsamlıdır. Bu sorunların çözümü, güçlü kadro hareketlerinden, yeni siyasal yapılanmalardan ve farklı politika arayışlarından geçmektedir. Aslında CHP, bütün bunları yapabilecek düşünsel ve örgütsel birikime sahiptir. Kendi içinde çok değerli kadroları vardır. Önemli olan, bu kadroların öne çıkarılmasıdır. CHP, öncelikle kendi örgütüne ve partilisine güvenmeli, kendi özgücünü yükseltmelidir. Unutulmamalıdır ki, sorunlu yapı, aslında kendi çözüm dinamiğini de yine kendi içinde taşımaktadır. Önemli olan, o dinamiğin harekete geçirilip eylemsel kılınmasıdır.

Uzun süredir CHP’nin ülke ölçeğindeki en üst kamu yöneticisi konumunda bulunan Aziz Kocaoğlu’nun, farklı yorumlara ve algılara neden olan ilk açıklamasının ardından yaptığı bu kapsamlı açıklamayı; partisine olan bağlılığının yansıması olarak görüyoruz. Aynı zamanda, omuzlarında taşıdığı partisel sorumluluğun da bir gereği olduğunu düşünüyoruz. CHP, kurumsal olarak, iyi niyetli eleştiri ve önerilerden yararlanmalıdır. Özellikle, ‘güçlü bir parti mutfağı’ oluşturulması önerisini, doğrusu çok önemsiyoruz.

Bu aşamada, öncelikle, CHP’nin tüm örgütsel kademeleri, ortaya çıkan durumu sorgulamalı ve çok yönlü değerlendirmelidir. Partinin örgütsel dinamikleri ortaklaştırılıp, yeni bir sinerji yaratılmalıdır. Bunun pratik yol ve yöntemi, siyasal hayatın gerçekliğinden mutlaka bulunup çıkarılacaktır. Gördüğümüz kadarıyla, CHP’de ‘ortak akıl’ arayışı devam edecektir. “

Etiketler : Aziz Kocaoğlu,

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, 81 milyon için “çok önemli olan” konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte, uzman görüşleri…

GÖZLEM, “kanayan yara” hâline gelen “göçmen” konusunu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Türkiye’yi de yakından ilgilendiren zirveyi emekli büyükelçi Mehmet Dönmez, GÖZLEM için yorumladı.

GÖZLEM bu soruyu uzmanlara sordu, işte Hikmet Sami Türk, Namık Kemal Zeybek, Ertuğrul Yalçınbayır, Yekta Güngör Özden, Prof. Dr. Hüsnü Erkan, Can Pulak, Muzaffer Tunça...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülke için açılan “Cumhurbaşkanlığı Hükümetli” yeni sayfa ve CHP’deki kavga konusundaki sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Ana Muhalefet, ülkenin çok kritik bir döneminde, “bölünme işaretleri” veriyor; GÖZLEM durumu uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test