Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Soru: 3.5 Milyon Suriyeliye “Vatandaşlık hakkı vermek” ne anlama geliyor?

11.5.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde “Suriyelilere vatandaşlık” konusunu yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de yüzde 10’un üzerinde kronikleşen işsizliğe rağmen Suriyelilere vatandaşlık verilmesi ve istihdam edilmesi, işsizler ordusuna yeni isimlerin katılması anlamına geliyor.

İşsizlik sorunu çözülmezken, üniversite mezunu binlerce genç işsiz gezerken Suriyelilerin vatandaşlığa alınarak istihdam edilmelerinin önünün açılmasına yönelik sözler ve açıklamalar Türk insanı ve gençleri için yeni işsizlik anlamına geliyor. Zira, “Suriyelilerin işçilik maliyetleri” Türk insanına ve gençlerine göre düşük.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, işsizlik oranı bu yılın ocak ayında beklentilerin üzerine çıkarak 10,8 olarak kaydedildi. 2017 yılı Aralık ayı işsizlik oranı yüzde 10,4 olarak gerçekleşmişti. Verilere göre Türkiye’de 3 milyon 409 bin işsiz var. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı yüzde 19,9. Yani gençlerimizin yaklaşık yüzde 20’si en verimli çağında işsiz.

Ocak 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan (kayıt dışı) çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 32,5 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan artarak yüzde 21,8 oldu.

Türkiye’de işsizlik bir türlü yüzde 10’un altına düşürülemezken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunu gündeme getirmesi, tepkilere neden oldu. Erdoğan, Suriyelilerle ilgili gündem yaratacak “Ben Mısır Çarşısındaydım, orada dolaşırken, hemen hemen her dükkanda baktım ki Suriyeli var, orada çalışıyorlar ama bazıları kaçak çalışıyorlar. Faslı var, Cezayirli var. Baktım ki daha vatandaş olamamış. Ama hemen hemen hepsi de anlaşılabilecek kadar Türkçe konuşuyorlar. Bi zde kendimize bir hedef belirledik dedik ki, biz bu insanları gerekirse vatandaşlığa alalım. Vatandaşlığa almadığım zaman kaçak çalışıyorlar vatandaşlığa alırsak kimisi doktor, mühendis, avukat, ebe var içlerinde bunları bizim vatandaşımız olursa hiç olmazsa vatandaşımız olarak SSK'lı gibi bizim ülkemizde çalışarak ekmek kazınmış olur. Biz bakalım onlar geçinsin yok kendi kendini geçindirir hale gelir.” ifadelerini kullanmıştı.

  

“HAKSIZ REKABET ÖNLENMELİ”

Ergün Atalay (TÜRK-İŞ Genel Başkanı) – “Bu şekilde ülkemize gelen ve yaşamlarını burada sürdüren insanları kayda almak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü kayıt altında olmamaları durumu, çalışma yaşamında haksız bir rekabeti de beraberinde getiriyor. Dolayısıyla kayıt altına alınmaları konusunda hemfikirim. Bu insanların kayıt dışında kalmaları karşısında çalıştıkları ücretler ile rekabet etmek mümkün değil.”

  

“KAYITLI ÇALIŞMAYI DESTEKLİYORUZ”

Mahmut Arslan (HAK-İŞ Genel Başkanı) – “HAK-İŞ olarak dünyada savaş, ekonomik, politik ve sosyal nedenlerle ülkesini terk etmek zorunda kalan sığınmacılar için uygulanabilir, sürdürülebilir ulusal ve uluslararası politikalar geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Büyük çoğunluğu Suriyeliler olmak üzere ülkemizin tüm sığınmacılara şefkatle yaklaşmış olmasını ve onların güvenlik, sağlık, barınma, gıda ve diğer ihtiyaçları için farklı illerimizde özel alanlar oluşturmasını önemli görmekteyiz.

Sığınmacıların sadece temel ihtiyaçlarını karşılamaya dayalı bir politikanın sürdürülemez olduğunu düşünüyoruz. Çünkü sığınmacılar gittikleri ülkenin ekonomik, sosyal, siyasi ve kültürel hayatlarına aktif olarak katılmaktadırlar. Bu nedenle sığınmacıların bulundukları toplum ile uyumlaştırılması faaliyetlerine önem verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sığınmacıların uyumlaştırma sürecinin başarılı yönetilmesi durumunda uzun vadede Türkiye’nin toplumsal zenginliği ve çok kültürlü yapısının gelişmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Türkiye’nin tarihsel sorumluluk bilinciyle güncellediği misyonuyla bölgesel, yöresel ve küresel bir aktör olarak duruş sergilemesiyle birlikte, sivil toplum örgütlerinin de aynı duruşa uygun tavır alması kaçınılmazdır. HAK-İŞ sorumluluğunun bilincindedir ve bu bilinçle çalışmalarını yürütmektedir.

 

Bir sivil toplum örgütü, bir sendikacı, aynı zamanda bir insan hakları savunucusu olarak, sırf Suriyeli ve sığınmacı oldukları için çalışma izni alıp çalışmasınlar diyemeyiz. Türkiye’den de başta Almanya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesine göç yaşanmıştır. Günümüzde bile çeşitli Avrupa ülkelerine giden ve yerleşen Türkler bulunmaktadır. Avrupa’ya göç eden Türkler, gittikleri ülkelere yerleşmişler, çalışmışlar, kendiişlerini kurmuşlardır. Yurtdışında yaşayan Türkler için bir sendikacının “Türklere iş vermeyin” demesini nasıl onaylamıyorsak, bizler de Suriyeliler için çalışmasınlar diyemeyiz. Terör örgütlerinin zulmünden kaçarak ülkemize sığınmış insanlara “ne yaparsanız yapın” diyemeyiz. Bölgede var olan kayıt dışı istihdamı, düşük ücretle, uygunsuz koşullarda çalışmayı Suriyeli sığınmacıların evlerinden, yurtlarından uzakta yaşadıkları sorunları görmezden gelemeyiz.

Suriyeli kardeşlerimizin kayıtlı olarak çalıştırılabilecekleri bir modeli devletimiz sunuyor. Çalışma izinlerinin verilmesini kolaylaştırıyor. Sendikalar olarak bize düşen kayıtlı çalışmayı teşvik edici çalışmalara destek olmaktır.”

  

KELİN TIRNAĞI OLSA BAŞINI KAŞIR

Kamber Saygılı (DİSK Yönetim Kurulu Üyesi) – “Önce kendilerinin işsiz bıraktığı milyonlarca işsize iş bulsunlar. Milyonlarca kayıt dışı çalışan vatandaşımızı kayıt altına alsınlar. Kelin tırnağı olsa kendi başını kaşır. Elbette Suriyelilerin Türkiye’ye gelmeleri kendi tercihleri değil. Onlara mavi boncuk dağıtan, vaatlerde bulunanlar ve Türkiye’ye gelmelerine neden olanlar bu sonucun sorumluları. Eğer gerçekten bu insanlara yardım amacı varsa buna diyecek bir şeyimiz yok. Ama önümüzde 24 Haziran var.  Aslında burada yapılmak istenen şeyin vatandaşlığa almayı düşündükleri bu insanlara oy kullandırmak amacı olduğunu düşünüyorum. İşsizlik 6 milyonu aşmışken, milyonlarca insan kayıt dışı çalışırken önce buna çözüm bulunması gerekir. Bu durum giderek derinleşiyor. Bir yandan da iş cinayetleri artıyor. Kimliğinde TC yazan milyonlarca gencimiz işsiz. Bu coğrafyada 16 yıldır hükümet olan bir zihniyetin bunları söylemesinin hiçbir karşılığı yok.”

 (AYSEL KANBER)

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM bu soruyu uzmanlara sordu, işte Hikmet Sami Türk, Namık Kemal Zeybek, Ertuğrul Yalçınbayır, Yekta Güngör Özden, Prof. Dr. Hüsnü Erkan, Can Pulak, Muzaffer Tunça...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülke için açılan “Cumhurbaşkanlığı Hükümetli” yeni sayfa ve CHP’deki kavga konusundaki sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

Ana Muhalefet, ülkenin çok kritik bir döneminde, “bölünme işaretleri” veriyor; GÖZLEM durumu uzmanlara sordu, işte görüşleri…

Uzmanlar, GÖZLEM’in “Kritik eşiğin aşılabilmesi için ne yapılmalı” sorusuna cevap verdiler. İşte görüşleri…

İçişleri Bakanı’nın “Şehit Cenazeleri, parçalanan CHP çelenkleri konusundaki tutumunu” uzmanlara sorduk. İşte cevapları…

Yazarlar
Website Security Test