Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye kaçıncı sırada?

26.2.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Dünyanın önde gelen iş dünyası yayınlarından biri olan Bloomberg'in Les Miserables (Sefiller) adını verdiği endeksi (Enflasyon + İşsizlik oranları toplamına göre sıralama) açıklandı. 2015'te “fakirleşmede” 9'uncu olan Türkiye, 2016’da 7. sıradaydı. Türkiye, 2017’de hızlı tırmanışını sürdürdü ve iki basamak daha kötüleşerek, 5.sıraya yükseldi. Bloomberg'in endeksine göre, dünyanın en sefil ülkesi geçen yıl gibi yine Venezuella oldu. Venezuela'nın endeks puanı 1872. İkinci sıradaki Güney Afrika ise 33.1 puana sahip. Arjantin 27.1 puan ile üçüncü olurken, dördüncü Mısır'ın puanı 26.4.

 

Türkiye, komşu Yunanistan ile beşinciliği paylaşıyor. İki ülkenin puanı 20.6. Yedinci sırada Ukrayna'nın yer aldığı listede ilk 10 sıradaki diğer ülkeler İspanya, Brezilya ve Suudi Arabistan. Geçen yıl yedinci sırada yer alan Türkiye,  iki yılda iki sıra birden yükselmiş oldu.

 

En iyi durumdaki ülkeler sıralamasında ise birinci Tayland. Bu ülkeyi sırasıyla Singapur, Japonya, İsviçre, Tayvan, İsrail ve İzlanda izliyor. İlk 10 arasında yer alan diğer ülkeler ise Norveç, Güney Kore, Danimarka ve Hong Kong.

 

 “REKOR CARİ AÇIK”

Muzaffer Demirci (Prof. Dr.) – “Küresel sermaye hareketleri dolar faizin seyrine göre şekillenmektedir. Likidite genişlemesi ve düşük faizli dönemler yükselişi tetiklerken, sıkı finansal koşulların hakim olduğu dönemler düşüşle sonuçlandığı görülmektedir. Türkiye işte böyle bir eşikte bulunmaktadır.

Nitekim, ABD’de 10 yıllık hazine kağıtlarının faizlerinin yüzde 3’e yaklaşması önümüzdeki dönemlerde küresel finansman koşullarının ağırlaşacağının sinyalini vermektedir. Açıklanan 2917 cari açık rakamlarına baktığımızda 2016 yılına göre 14 milyar dolar artarak 47.1 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 2016 Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı yüzde 3.8 iken, 2017’de yüzde 5.5’e yükseldiği, yani döviz gelirlerinin çok gerisinde kaldığı ve Merkez Bankası’nın rezervlerinden harcayarak finanse etmek zorunda kaldı.

Cari açığın ana kaynağı dış ticaret açığıdır. 2017 yılında ihracat bir önceki yıla göre, yüzde 10,2 artışla 157.1 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 17,7 artışla 234 milyar dolar oldu. Yani dış ticaret açığı yüzde 36,8 artışla 76.7 milyar dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 67,2’ye düşmüştür. Ekonomik büyümenin artması için yapılan günübirlik teşvikler, ithalatı yüzde 17,7’ye sıçratmış, ekonomide dışa bağımlılıktan kaynaklanan ciddi yapısal sorunların göstergesi olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye’de ithalatın yüzde 73’ü aramalı ve hammaddeden oluşmaktadır. Kur artışı doğrudan üretim maliyetlerinin artmasına ve oradan da enflasyonun artmasına neden olmaktadır.

 

Cari açığın finansmanına gelince, yüzde 5,5 cari açığın, yüzde 62’si olan 24.1 milyar doları sıcak para ile yani portföy yatırımlarından, 6.5 milyar doları banka kredilerinden, (Bunun sadece 1.5 milyar doları uzun vadeli) 8.1 milyar doları doğrudan yatırımlardan, bunun da 4.6 milyar doları gayrimenkul alımlarından gelmektedir. Dolayısıyla 47.1 milyar dolar cari açığın 38.9 milyar dolarına finansman sağlanabildiği, 8.2 milyar doları ise Merkez Bankası rezervlerinden kullanıldığı görülmektedir. ‘Cari açık finanse edildiği sürece sorun çıkmaz’ diye ifade edilen siyasi söylem doğru görünmüyor.

 

Gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 5.5’ine varan cari açık G20 ülkeleri içinde en kötüsü olduğu da unutulmamalıdır. O halde işsizliğe ve enflasyona çare bulmak için uygulanacak ekonomi politikalarının hedefi;

 

1) İthalatta dışa bağımlılığı azaltmak için seçilecek sektörlerde üretimi artıracak teşvik politikalarının uygulanması.

 

2) Ülkemizde uygulanan çift para politikası dalgalı kur sisteminin çalışmasını engellemektedir. Çünkü Türkiye’de döviz sadece ihtiyaç için değil, aynı zamanda tasarruf aracı olarak ta kullanılmaktadır. Dolayısıyla uygulanan para politikası etkisizleşmektedir. Bu amaçla dalgalı kur sistemi yerine kontrollü kur sistemi düşünülmelidir.”

 

 

“SEFALET ENDEKSİ; ŞÜYUU VUKUUNDAN ETKİLİ”

 

Hüsnü Erkan (Prof. Dr) – “ABD’nin ekonomi alanındaki önemli bir yayın şirketi olan Bloomberg her yıl Sefalet  (Misery) Endeksini yayınlıyor. Bu endeks çok basit bir endeks olup; Enflasyon artı işsizlik oranlarının toplamından oluşur. Endeksi ilk olarak ABD Başkanı L. B. Johnson’ un ekonomi danışmanı Artur Okun tarafından halkın yoksul olma durumunu saptamak için kullanılmıştır. Bu şekli ile bir ülkenin enflasyon ve işsizlik oranlarını her ay topladığınızda o ülkenin sefalet endeksini hesaplamış olursunuz. Bu endeks üzerine daha sonra çalışma yapan bazı yazarlar, Örneğin R. Baro ve  Steve  Hanke; Enflasyon artı işsizlik  endeksine; Faiz eksi Sabit fiyatlarla kişi başına  milli gelir artış oranını ekleyerek;   yoksullaşmayı daha  iyi yansıtan  oranlar önerdiler. Ancak Bloomberg çalışması, uluslar arası karşılaştırma olarak, ilk basit şekli ile hesaplamayı yapmaktadır. Bu yıl açık ara önde olarak Venezuela başı çekmekte olup; bunu Güney Afrika, Arjantin ve Mısır izlemektedir.  Türkiye ve Yunanistan 5. Sırayı birlikte paylaşıyor.

 

Bloomberg’in uluslararası karşılaştırmalı Sefalet Endeksinde Türkiye’nin son yıllardaki sıralaması, artan enflasyon ile birlikte bir bozulma trendi izliyor. Bu yıl beşinci sırada bulunan Türkiye, 2015 yılında 9. Sırada; 2016 yılında 8. sırada ve 2017 yılında ise 7. bulunuyordu. Tendin giderek daha da bozulması yetkilileri daha çok uyarması gerekir.  Zira bu süreç Türkiye’de fiyat artışlarının gelir artışlarının önüne geçtiğini ve bu nedenle, başta işsizler ve dar gelirliler olarak alt gelir gruplarının giderek yoksullaştığını, yani sefalete sürüklendiğini yansıtıyor. Aslında enflasyon ve işsizlik oranlarının yüksekliği hepimizin günlük yaşantısında bildiğimiz olgular. Ancak bunun bir “sefalet endeksi” olarak verilmesi, Şüyuu Vukuundan daha yüksek bir psikolojik etki yaratıyor. Bu endeksin gelişme trendi,  ülkede uygulanan ekonomi politikaları olarak; istikrar, istihdam, gelir dağılımı ile yoksulluk ve yoksunlukla mücadeleye yönelik politikalar konusunda bir uyarı ve alarm olarak algılanmalıdır.”

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM, 81 milyonu ilgilendiren bu konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara “Ne yapılmalı” diye sordu; işte görüşleri…

Uzmanlar, “Tedbirlerdeki eksiklerin ve gecikmelerin çözümü zorlaştırdığının” altını çiziyorlar. İşte görüşleri…

GÖZLEM, siyasetin duayenlerine sordu; işte onların görüşleri…

9 Eylül; İzmir’in düşman işgalinde kurtuluş günü… Zaten “Eylül”, Ege’nin pek çok il, ilçe, kasabasının kurtuluş günlerini yaşadığı” bir ay!.. Böyle bir ayın 7’sinde, C...

GÖZLEM, “Ekonomik kriz ve alınan tedbirler” konusunu, masaya yatırdı ve uzmanlara sordu; işte görüşleri…

GÖZLEM, uzmanlara sordu; “Muhalefet ne yapmalı”, işte onların görüşleri…

Yazarlar
Website Security Test