Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

“Dünya üçüncüsüyüz, hedef daha yukarısı”

8.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir’in duayen işadamlarından Kastaş Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Atılgan, GÖZLEM’in yayın kurulu toplantısına katıldı. Türk sanayisi ve geleceğiyle ilgili görüşlerini paylaşan Atılgan, Yayın Kurulu Üyelerinin sorularını da cevapladı. Duayen işadamı, İzmir’de kurduğu ve sızdırmazlık elemanlarında dünyanın üçüncü büyük şirketi haline getirdiği Kastaş Sızdırmazlık Teknolojileri AŞ’nin başarı hikayesini anlattı.

 

Kastaş’ı ne zaman kurdunuz? İzmir’de doğup, sektöründe dünyanın en büyük beş şirketinden biri hâline geldiniz. Bize başarı öyküsünü anlatır mısınız?

Kastaş’ı 1981’de kurdum. Babam bu işin ticaretini yapıyordu. Ben de Çınarlı Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin ardından Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde okudum. Bir teknik altyapım vardı. Babamın ticaretini yaptığı işle teknik altyapımı birleştirerek başladım. Aslında benim eğitimim elektrik-elektronik üzerineydi. 8 yıl bu eğitimden sonra çok farklı bir sektörde işe başladık. Bu da ilginç oldu. Tabii teknik eğitimin altyapısını farklı alanlarda da kullanabiliyorsunuz. Biz onu kullandık. Bugüne kadar hep işimizi iyi yapmaya yaptığımız işte de örnek olmaya odaklandık.

Neler üretiyorsunuz?

Kastaş, geniş ürün gamı ve kusursuz hizmet anlayışı ile dünyanın önde gelen sızdırmazlık teknolojileri üreticilerinden biridir. İzmir-Menemen’de Plastik İhtisas OSB’de konumlanan üretim ve yönetim merkezimiz, 5 şehirde hizmet veren şubelerimiz, Almanya'nın Hamburg kentinde kurduğumuz Kastaş Avrupa Satış ve Dağıtım  Merkezimiz ve 80 ülkede yer alan satış ve servis partnerlerimizle, müşterilerimize yüksek kaliteli ve güvenilir sızdırmazlık elemanlarını sunuyoruz. 500’ü aşkın çalışanımız bulunuyor.

Hidrolik ve Pnömatik uygulamalar için geniş ürün yelpazesine sahibiz.

Farklı sektörlere özel geliştirilmiş ürünler ve uygulama deneyimi,

Malzeme ve Ürün Geliştirme alanında odaklanmış Ar-Ge birimi,

Hızlı, güvenilir ve kaliteli ürünler için en gelişmiş üretim teknolojisi,

Uluslararası kurumlar tarafından denetlenen üst düzey Kalite Güvence sistemi,

Ülke çapında ve tüm dünyada ürün bulunabilirliği ve satış öncesi ve sonrası hizmetler.

 Türkiye’nin makro ekonomik problemleri içinde en önemli risk parametresi özel sektörün borçluluk yükü. Kastaş’ın finansal yönden profili nasıldır?

Türkiye siyaseten çok inişli çıkışlı bir dönemden geçiyor. Bu dönemleri pek çok kez yaşadık. Bizim sanayici olarak işimiz üretmek ve biz işimize odaklanıyoruz. Kendi kaynaklarımızla yatırım yapmayı tercih eden bir şirketiz. Bugüne kadar öz kaynaklarımıza güvenerek hareket ettik. Menemen’deki yatırıma 2015 yılı Mayıs ayında başladık. Çok uzun zamandır beklediğimiz ve bir an önce olmasını istediğimiz bir yatırım planımızdı. Sözleşmeyi yaptık, 7 Haziran seçimleri geldi. Ardından Kasım ayında bir seçim daha yaşadık, arkasından 15 Temmuz darbe girişimi geldi. Tüm bu sürece rağmen geri adım atmayı hiç düşünmedik. Hepsinin kararı verilmiş, imzaları atılmıştı. “Şu da kalsın” diyecek bir durumumuz yoktu. Hep önümüze baktık ve yatırımlara ara vermeden devam ettik.

 

Ülkemizde şöyle bir algı var: “Sanayicilik yapmak artık avantajlı değil. Ticaret yapmak, müteahhitlik yapmak çok daha avantajlı ve kârlı” Siz ise ısrarla sanayiciliğe devam ediyorsunuz…

 

Kastaş’ta en önemli önceliğimiz para kazanmak değildir. İşimizi en iyi şekilde yapmaktır. Bugüne kadar da işimizi en iyi yapmanın gayreti içinde olduk. İşinizi iyi yapınca para da kazanıyorsunuz. Hedef para kazanmak olursa mutlaka o sene, o hafta, o ay para kazanırsınız. Bu da bazı yatırım önceliklerini geriye bırakıyor. Kazandıklarımızın büyük bölümünü yatırıma dönüştürdük. Şu anda Türkiye’de sektör lideriyiz. Yüze 80- 85 pazar payımız var. Dünyada bilinen bir firmayız. 80 ülkede ürünlerimiz satılıyor. Sanayinin olduğu her ülkede mutlaka bir distribütörümüz var. Dünyanın her yerinde sektörümüzle ilgili fuarlara katılıyoruz.

 

ALMANYA’DA KASTAŞ

 

Almanya’da da bir şirket yapılanmanız ve çalışanlarınız var. Ülkemiz ile Almanya arasında son dönemde yaşanan gerginlik iş süreçlerinize nasıl yansıyor?

 

Türkiye’deki gücümüzü 2009 yılında Avrupa’ya taşıyalım, oradaki firmalara yakın olalım düşüncesiyle Almanya-Hamburg’da bir şirket kurduk. Bu şirketimiz 2014 yılına kadar sadece pazarlama yaptı. Bu tarihten itibaren yapısını değiştirdik. Bir bina satın alarak depolama alanı oluşturduk. Kastaş Avrupa Satış ve Dağıtım merkezimiz 30 binin üzerinde ürünün stok kapasitesine sahip ve tüm Avrupa’ya 24 saat içinde ürün teslimi yapabiliyor. 9 kişilik bir ekibimiz var. Buradaki hizmetin tamamına yakını orada da veriliyor. Bizim Avrupa’daki distribütörlerimiz büyük ihtiyaçlarını buradan alıyorlar. Bizim işin önemli kısmı teknik destek ki bunu da Almaya’daki ekibimiz ile verebiliyoruz. Müşteri proje aşamasında bizi arıyor, “şöyle bir silindir yapacağım” diyor. Sızdırmazlık konusunda bizden öneri istiyor. Biz o öneriyi sunuyoruz. Ona göre parçalar yapılıyor, ürünler test ediliyor ve teslimatı yapılıyor. Bu hizmeti Almanya’da da veriyoruz. Avrupa ile gerginliğe rağmen ticaret durmuyor. Almanya, ihracat ve ithalatın en yoğun olduğu ülke.  

 


 

Sızdırmazlık elemanlarında dünyanın en büyük beş üreticisinden birisiniz. Kastaş gelecek yıllarda dünya ölçeğinde nereye konumlanacak? Hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

 

Biz hep öz kaynaklarımızla yatırım yapıyoruz. Bugüne kadar yatırım için büyük bir dış kaynak almadık. Hedefimiz hep çalışmak ve daha iyi olmak. Akışkan gücü sektöründe Dünyada ilk 5 içersindeyiz. Globalde akışkan gücü pazar payımız yüzde 10-15 arasında değişiyor ve hedefimiz bu payı daha da yukarılara çekmek üzere kurgulu.  Türkiye pazarında ise bir numarayız.

 

 AR-GE faaliyetlerine büyük önem verdiğinizi ve cironuzun yüzde 3’ü gibi hatırı sayılır bir meblağı Ar-Ge’ye ayırdığınızı biliyoruz. Bu konuda yaptığınız son çalışmalar ve yeni ürünleriniz hakkında bilgi veriri misiniz?

 

Ar-Ge çalışmalarımız hep vardı. İlk olarak 12 yıl önce düzenli kadromuzu oluşturduk. Kendi tasarımlarımızı yapmaya başladık. 2 yıl önce ilk kez tasarımını yaptığımız ürünü piyasaya çıkardık. Bu ürünümüzle İAOSB Ar-Ve ve Inovasyon Yarışmasında ikincilik ödülünü aldık. Bundan sonraki hedefimiz patenti bize ait olan ürünler üretmek. Ar-Ge merkezimiz de tam anlamıyla çalışmaya başlayınca kendi tasarımlarımızı, patenti bize ait ürünler üretmeye başlayacağız.

 

// BU YIL %35 BÜYÜDÜK

 

Yıllık büyüme oranınız nedir? Şirketler için bugün ve gelecekte en büyük riskler nelerdir? Yatırımlar için yabancı fonlardan yararlanıyor musunuz?

 

Biz her yıl ortalama yüzde 20 -25 büyümeyle geçirirdik. Bu yıl yüzde 35 büyüyeceğiz. Şirketler için en büyük risk döviz kuru. Çok iyi bir finansal denge planlaması yapmanız gerekiyor. Çünkü kazancınız TL, borcunuz döviz olursa, sıkıntıya girmeniz kaçınılmaz olur. Yabancı kaynakların da böyle bir riski de var. Uzun vadeli fonların riski daha da artıyor. Neyin ne zaman değişeceği pek belli olmuyor. 1998’de, 2010’da krizleri yaşadık.

Bu yıl ihracata bağımlı olan, yüksek katma değerli ürün üreten firmaların hepsi çok iyi büyüdü. Otomotiv ihracatta lokomotif pozisyonda. Kredi Garanti Fonu destekleri önemli bir hareket getirdi iç piyasaya.

 

Sizin ürettiğiniz ürünleri değerlendirirseniz, kilogram başına ihracat değeri ne kadardır?

 

Türkiye ihracatında kilogram değeri 1,37 dolar seviyesindeyken bizim ürünlerimizin değeri ülke ortalamasından 40 ilâ 50 kat daha fazla. Katma değeri oldukça yüksek bir üretim yapıyoruz.

 

Kaliteli ve hassas ürünler üretiyorsunuz. Bu da kalifiye elemanla ancak mümkün olur. Yetişmiş, kalifiye eleman bulabiliyor musunuz?

 

Sanayi sektöründe üretim yapıyorsanız öncelikli hedefiniz katma değeri yüksek kaliteli ürünler üretmek olmalıdır. Bunun için de kalifiye elemana ihtiyaç var. Kalifiye eleman bulmakta zorlanıyoruz. Teknik eğitim Türkiye’de bitti denilecek seviyede. 10 yıl öncesinde, kadınlarda lise mezunu eleman bulabiliyorduk, şimdi ilkokul mezunu bulamıyoruz. Eleman bulmakta da sıkıntı çekiyoruz. Meslek okullarına öğrencilerin ilgisi çok düştü, hedefsiz gelen öğrenciler de başarılı olamıyor. Meslek liselerinin ihmal edilmesi sanayiyi olumsuz etkiledi. Şirketimizde öncelikle çalışan memnuniyetini en üst seviyede tutmaya çalışıyoruz. Gerek ikili ilişkilerle, gerekse çalışanlarımıza sunduğumuz imkânlarla bunu yapmaya çalışıyoruz. Çalışan memnuniyetinde Aon Hewitt tarafından yapılan bir araştırmada Türkiye’de önce beşinci sonra üçüncü firma olduk.

 

ÜRETİMİN %65’İ İHRACAT

  

Yüksek enflasyon ortamında girdi fiyatlarında artış oranınız nedir, bunları fiyatlara yansıtıyor musunuz?

 

Yüksek enflasyon ve dövizdeki artış, ham ve aramalı fiyatlarını olumsuz etkiliyor. Enflasyonun olumsuz etkisi var. Bizim ana ham maddemiz kauçuk ve plastik. Bu iki ürünün fiyatı dünyada yükseliyor. Dünya ölçeğinde ana hammadde fiyatlarında Euro bazında yüzde 10- 15 oranında artışlar oldu. Müşterilerimizle ilişkilerimiz o kadar derin ki… İmalatçı müşterimizle ayrılmak inanın çok zor. Çünkü kalıplar, ölçüler, sistemler birçok parametre var. Örneğin hammaddeye yüzde 10 zam geldi, hemen bunu fiyata yansıtayım diyemiyorsunuz. Bu sene geçtiğimiz senelerden farklı olarak ilk defa yılsonuna bırakamadan Aralık ayı başında zam yapmak durumunda kaldık. Maalesef yaşanan artışlar bize başka bir alternatif çözüm bırakmadı.

 

Üretiminizin yüzde kaçı ihracata yönelik?

 

Biz hidrolik sızdırmazlık elemanlarında üretimimizin yarısını ihraç ediyoruz. Ciromuzun da yüzde 25- 30 kadarını özel ürünler oluşturuyor. Toplam üretimimizin ise yüzde 65’ini ihracat oluşturuyor. Yurt içi de yurt dışı da bu yıl eşit oranda arttı.

 

Menemen Plastik İhtisas OSB, 20 yıla yakın süredir sorunlarla boğuşuyordu. Bu sorunlara biz de sürekli haberlerimizde sıklıkla yer veriyorduk. Şimdi OSB’ye taşınmalar başladı. Sorunların tümü çözüldü diyebilir miyiz?

 

Menemen Plastik Organize Sanayi Bölgesi’nde kamulaştırmanın hemen hemen tamamı bitti. En büyük sıkıntı kamulaştırmaydı. Ben bir dönem OSB’nin müteşebbis heyetindeydim. 40 metrekarelik yerin üzerinde 140 varis çıkabiliyor. İlk işe başlanırken, kamulaştırma yapılacak, ondan sonra istimlâk bedeli bankaya yatırılacak ve inşaata başlanacaktı. İtirazlar olunca mahkeme “hepsinin varisini bulacaksınız” dedi. Bu sorunlar nedeniyle yatırımımız 5 yıl kadar gecikti. 

 

AR-GE TEŞVİKLERİ

 

Kastaş’ın hedefleri nelerdir, gelecekte kendinizi nerede görmeyi hedefliyorsunuz?

 

Hedefimiz ilk tercih edilen sızdırmazlık teknolojiler üreticisi olmak. Kendi iş kolumuzda lider olmak. Bütün faaliyetlerimizi ona göre oluşturuyor, insan kaynağını, süreç yönetimini, katma değerli ürünler sunmayı, Ar- Ge yatırımlarımızı ona göre güçlendiriyoruz. Menemen OSB’deki yerimize bu yılın başında taşındık. Bakanlık Ar-Ge yatırımlarına ciddi destek veriyor. Ar-Ge yönetmeliği de çok iyi oluştu. Bu alanda yatırım yapmak isteyenlerin önü açıldı. Sektörümüzün sivil toplum kuruluşu olan Akışkan Gücü Derneği’nde başkanlık yaparken, “Ar-Ge’de 50 olan zorunlu çalışan sayısını 25’e düşürün” diyorduk. Hükümet 15’e düşürdü. İşletmelerin yüzde 98’i KOBİ olan bir ülke için bu çok iyi bir düzenleme.

 

Teknik altyapıdan geldiğim için üretim bölümünde çalışmaktan çok keyif alıyorum. Kastaş’ın en büyük gücü de üretimden geliyor. Ben bu kısımda çok yoğunum, keyifle de çalışıyorum. Diğer birimlerimiz profesyonel bir kadro tarafından yönetiliyor. Biz Kastaş olarak finans yönetimimizi çok basit tutuyoruz. Sağlam olsun, elimizde dursun, aman bir sıkıntı olmasın diyoruz. Sağlamcı bir yapıyla gidiyoruz. Bu yapı da her türlü öngörülemeyen değişime rağmen, geri adım atmadan, inşaatı durdurmadan, yatırımı bitirmemizi sağladı. Ülkede o kadar hadise yaşanmasına rağmen biz yatırımımızı durdurmadık. Sektörde lider olmanın, katma değerli ürün üretmenin bir avantajı var. Bütün sektörler de bizim kadar avantajlı olmayabilir.

Maden sektöründen tarım makinelerine, mermer sanayinden otomotiv sektörüne, rüzgar enerjisi santrallerinden enjeksiyon makinelerine kadar imalat sanayisinin her noktasında yer alıyoruz. 2018 yılından itibaren de gıda sektöründe kullanılan sızdırmazlık elemanlarının üretimine de başlayacak. Böylelikle süt, yoğurt, mevye suyu gibi gıda ürünlerine temas eden ve önemli bir bölümü ithal edilen sızdırmazlık elemanlarının yerlileştirmesi sağlanacak.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Fenerbahçe Genel Kurulu’ndaki sandık sonucu, seçimlere çok az kala, yeni bir tartışma başlattı. Biz de “ülkenin her tarafında konuşulan ve cevabı aranan soruyu” uzmanl...

“Anayasa Mahkemesi, ‘Yüksek Seçim Kurulu’nun, seçimlere gölge düşürecek yolu açmasında bir mahzur görmedi’ ve ‘mühürsüz oy’ pusulalarının meşrulaştırılmasına, Güney Do...

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bakanlıklar yeniden yapılandırılırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kaldırılması öngörülüyor. GÖZLEM, konuyu uzmanlara sordu. “O...

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın “aday olup olmayacağının tartışıldığı bir zamanda Abdullah Gül’ü ziyaret etmesinden sonra”, bu defa da İkinci Ordu Komutanı Korgener...

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı. “Bu defa durumun çok ciddi olduğuna dikkati çeken” uzmanlar, “Plansız ekonomi, borca dayalı büyüme ve ithalata dayalı üretim modelinden v...

Ankara ve Washington’da başka rüzgarlar eserken, Mehmet Dözmez haklı olarak sordu; “ABD ne yapmak istiyor?”

Yazarlar
Website Security Test