“Zorla ve zoraki istifalar” Dosyası kapatılacak mı?..

3.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM, “Anayasaya aykırılık ve suç duyurusu” iddialarını masaya yatırdı, işte uzman görüşleri…

AKP'de 22 Eylül günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş'ın görevini bırakması ile başlayan süreçte istifası istenen diğer 5 isim de istifalarını verdi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur'un istifası ise diğerlerinden farklı oldu.

İstifa eden belediye başkanları arasında en sert açıklamayı yapan Uğur, başkanlığın yanı sıra AKP'den de istifa etti. İşte o açıklama...

"Kamuoyunda seçimle gelen seçimle gider prensibimiz rafa kaldırılmış, emirle gider şeklinde anlaşılmaya başlanmıştır. 'Millet iktidarından devlet iktidarına mı dönüşüyoruz? Yeniden başa mı dönüyoruz?' sorularını sormak istiyoruz. Cumhuriyetimizin 94. yılındayız, bu millet devlet ağırlığını bilir. Siyaset bu ağırlığı hafifletmek içindir. Siyaset yönetme sanatıdır. Siyasetin ancak demokrasi ile var olduğu unutulmamalıdır. Esas olan demokrasidir. Demokrasi açığı her zaman cari açıktan da önemlidir.

AK Parti'de siyasi hayata adım atarken kurucu il başkanı olarak görev verildi, bunu üstlendik. Milletvekili olarak yasama faaliyetinden genel başkan yardımcılığına kadar partimizde çok önemli görevler aldık. Partimizin kasası bize teslim edildi. En üst karar mekanizmalarında görevlendirildi. Belediye Başkanı olmamız istendi, bunu da üstlendik. Hiçbir kademe görevden geri durmadık. Son uygulamalarda geldiğimiz noktada şimdi sormak istiyoruz, bürokrasi siyasetin önüne, devlet milletin önüne ve en önemlisi sadakat liyakatin önüne geçmiş gibi görünmüyor mu?

 

"Seçimle gelen seçimle gider prensibi…”

 

“Neticede göreve devam etme imkanı bizler için ortadan kaldırılmıştır. 'Metal yorgunluğu' adı altına bu değişim ve yenilenme süreci AK Parti'de bir otofajiye dönüşmektedir. Seçimle gelen seçimle gider prensibi sanki rafa kaldırılmış emirle gider şekline dönüşmüştür. İletişim çağında Ankara ile istişare kanalları sağlıklı işlememektedir. Yerel ve merkezi irade arasındaki irtibat sağlıklı yapılamamaktadır. Bu durum bütün AK Parti'li belediye başkanları için de geçerlidir.

 Kendi adıma şunu söylemeliyim. Yolsuzluğunuz yok, usulsüzlüğünüz yok, başarısızlığınız yok, FETÖ bağlantınız yok, ama ailenize, evinize kadar ulaşan baskılar, tehdide varan müdahaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir. AK Parti'de siyaset yapma imkanımız maalesef ortadan kaldırılmıştır. Gelinen bu durumda partimden ve belediye başkanlığı görevimden ayrılma noktasına gelmiş, getirilmiş bulunmaktayım.

(Otofaji: hücrelerin, gereksiz veya işlevsiz kalan parçalarını doğal, düzenli ve yıkıcı bir şekilde ortadan kaldırmasını sağlayan mekanizmaya verilen isim.)

 

“Külli iradeye teslim olarak cüzzi irademle…”

“Tek endişem başladığımız projelerin yarım bırakılarak insanlarımızın beklentilerinin boşa bırakılmasıdır. Bundan önce veda ve vefa vurgusu yapmıştım. Şimdi bütün varlığımla külli iradeye teslim olarak cüzzi irade ile milletime vefa gösteriyorum. Partime ve başkanlık görevime burada veda ediyorum. İnancım ve itikadım gereği olanda hayır vardır. Üzgün, kırgınım ama huzurluyum. Çünkü vicdan rahatlığı ile bu kararı almış bulunuyorum. Bugüne kadar aldığım görevlerde hemşerilerime hizmet etme gayretinde oldum. Bana destek olan herkese ve aile teşekkür ediyorum,”

Bozdağ: Kendi bireysel tercihidir

Uğur’un istifasının ardından Bakanlar Kurulu sonrası açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, "Partiden de istifa etmesi kendi bireysel tercihidir. Tek taraflı bir alınacak karardır, onu almıştır. Bizim ona dair söyleyecek bir şeyimiz yok. AK Parti'nin kimseyi tehdit etmesi veya herhangi bir tehdit yöneltmesi de asla kabul edilemez. Öyle bir şey olduğunu düşünmüyorum. Varsa öyle bir şey tabii, bununla ilgili yasal yollar açıktır, ona ilişkin adımlarını elbette atıp atmama konusunu kendisi değerlendirecektir" dedi.

 

YENİ İSTİFALAR GÜNDEMDE

AK Parti'de değişim rüzgarı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'metal yorgunluğunu kabul edemeyiz' sözleriyle başlamıştı. şimdiye kadar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve son olarak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur istifa etti. Parti çevrelerinde değişimin bu isimlerle kalmayacağı, İstanbul’un bazı ilçeleri ile Anadolu’da bazı illerin belediye başkanlarının da istifasının isteneceği iddiaları konuşuluyor. Bunlar arasında, Gaziantep, Antalya, Trabzon, Ordu, Uşak, Nevşehir, Afyonkarahisar büyükşehir belediye başkanları var.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, hakkında çıkan bu iddialarla ilgili konuşmuş, 'Cumhurbaşkanımızın iması bile istifa etmem için yeterli' demişti.

 

“HİÇ BİR HUKUK VE DEMOKRASİYLE BAĞDAŞMAZ”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı) – “Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik yapısı siyasal iktidarın tutum ve davranışlarıyla yönetimi iş başına getirip, işbaşından uzaklaştırma yöntemidir. Evrensel kurallara aykırı yerel uygulamalar giderek demokrasinin özünden yoksun kalmaya yönelmektedir. Bu bakımdan siyasal iktidarın halkın seçimine aykırı biçimde belediye başkanlarını istifaya zorlaması hoş görülecek bir durum değildir. Kaldı ki Balıkesir belediye başkanının sözünü ettiği tehditlerin türü ve biçimi çok değişik ve çok çeşitli olabilir. Muhatabının algılama ve duyarlık yetisine bağlı tehditler herkes için aynı ağırlık ve anlamı taşımayabilir. Burada açıklanması gereken sorun istifa eden belediye başkanlarının tehdit saydığı durumları açıklamasıdır. Benim beklediğim, zora karşın dayanıp istifa etmemesi ve halkın oyuna saygı ve bağlılık gösterip yerinde kalması idi. Madem partisinden ayrılıyor, bu direnci göstermeliydi.”

 

“ANAYASAYA AYKIRI BİR UYGULAMA”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı)- Kadir Topbaş ile başlayan istifalar süreci 6 belediye başkanın istifası ile sonuçlandı. İstifalara baktığımız zaman hiç birisinin kendi isteğiyle istifa etmediği anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda üzerinde durduğu ‘metal yorgunluğu’nun etkili olduğu düşünüyor. Bu isimler 30 Mart 2014’te seçildi. Görev sürelerinin dolmasına daha 1.5 yıl var. Görevden almaları gerektiren bir eylemleri, suçları varsa soruşturma açılması gerekirdi. Bu yapılmadıysa bir ihmaldir. Soruşturma gerektirecek bir eylemleri yoksa onların görevden istifa etmeye zorlanmaları Anayasa’nın 127. Maddeye aykırıdır. Bu süre dolmadan onların iradeleri dışında bir istifaya girmeleri hukuka aykırıdır. Bu, tam olarak 2019’da yürürlüğe girecek olan Cumhurbaşkanlığı sistemine bir prova niteliğindedir. Bu sistem gerçekleşirse Türkiye’yi nasıl bir geleceğin beklediği daha kolay anlaşılır. Devletin ve hükümetin başında öyle bir insan düşünün, sabah katlığında büyükşehir belediye başkanlarını görevden uzaklaştırmaya karar veriyor ve uyguluyor. Anayasa değişikliği ile getirilmek istenen tek adamlığın sonucu. O ne düşünüyorsa o yapılıyor. Bir hukuki süreç doğmaması için bu başkanlar kendileri istifa ettiği yönünde bir izlenim veriliyor. AKP seçilmiş kişilerin seçimle gitmesi gerektiğini sürekli dillendiriyor, ama tam tersi bir uygulama görüyoruz burada. 2019 yılında yerel seçimlerde yapılacak. O zaman AKP seçmene şu konuda nasıl bir garanti verecek. Seçeceğiniz insanlar 5 yıl görev yapacak güvencesini veremeyecek duruma gelmiştir. Balıkesir kendisi ve ailesinin de tehdide uğradığını söylüyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ‘Emir demiri keser’ sözleri de bütün bu istifaların tepeden emirle yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu her yönüyle anayasaya aykırı bir uygulamadır.”

 

“AÇIKÇA YETKİ TECAVÜZÜDÜR”

Ertuğrul Yalçınbayır (AKP Kurucusu ve Eski Başbakan Yardımcısı) – “Bu istifalar üzerinde durmaktan daha çok seçilmiş belediye başkanlarının, başkanlıklarını sona erdirilmesi Anayasaya aykırıdır. Cumhurbaşkanlığı katından başlamak üzere bütün parti yetkililerinin partili üyelerin bu konulara müdahil olmaları hukukun kabul edeceği bir iş değildir. Sadece Balıkesir değil, İstanbul, Ankara, Bursa ve diğer belediye başkanlarının seçilmişliklerini sona erdirmek, onların görevi değil. Bu apaçık bir yetki tecavüzüdür. Bunun sonucunda alınan idari kararlar hukuken yok hükmündedir. Bu belediye başkanları istifa etmemişlerdir. Onların yerine getirilenler de başkanlıkları yok hükmündedir. Bu hukuksuzluğa karşı sadece istifa eden başkanlar değil, vatandaşlar da dava açabilir. Benim seçtiğimi sen nasıl görevden alırsın. Senin yetkin yok. Bu Türkiye’de demokrasinin düştüğü seviyeyi gösteriyor. Biz demokrasi bakımından dünyada son sıraya doğru gidiyoruz bunun da müsebbibi bugünkü yönetimdir. Sayın Uğur’un ailesinin tehdidinden daha ziyada bu kişilerin seçilmişliğine uzanan eldir. Hâlâ dava açmak mümkündür. İstifa edenlerin yerine seçilenlerin seçimi de kabul edilmez. Neyin seçimi yapıldı, kim seçti? Halkın seçim hakkı elinden alındı. Onlar atanmış ta değildir. Türkiye yönetiliyor mu? Nerede kaldı cumhuriyetin nitelikleri. Kendinize vaki bir taciz karşısında hemen ‘bize karşı taciz var’ diyerek ortalığı ayağa kaldıranlar, halkın seçim hakkını ellerinden aldılar.  Türkiye’de Olağanüstü Hal demokrasisi var. OHAL içinde demokrasiden bahsedilemez. İstifa etmedi zorla istifa ettirildi. Baskıyla, maddi manevi baskıyla istifa ettirildi. Bunun adı demokratik haller değil, olağanüstü hallerdir. Muhalefetin de dava açma hakkı var. Vatandaşların da dava açma hakkı var. Bu dava yetki bakımından maksat bakımından hukuka aykırıdır.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Hükümetten gelen “pembe” açıklamalarla giderek artan ve büyüyen sorunların çözülemeyeceğini belirten uzmanlar, “Gecikilmemeli” diyorlar. İşte görüşleri.

GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Yanıtlar, AKP ve MHP için “yapılmakta olan kamuoyu araştırmalardaki oy oranlarına uygun” oldu

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, Türkiye’nin gündemindeki iç ve dış olaylarla ilgili sorularını cevapladı. Özellikle MHP ve Bahçeli hakkındaki analizleri alt...

Yerli otomobil üretecek fabrikanın İzmir’de kurulması için başlatılan girişim, kent genelinde büyük destek gördü. Siemens’in kuracağı rüzgar tribünleri fabrikasın da İ...

GÖZLEM, 80 milyonu “doğrudan” ilgilendiren bu konu ile ilgili olarak “Neden” ve “Ne yapılmalı” sorusunu uzmanlara sordu. İşte Prof. Dr. Muzaffer Demirci’nin, Prof. Dr....

Ekim ayında endeks 65.7’ye düştü. GÖZLEM, “düşüşü ve sebeplerini” masaya yatırdı. İşte Ali Nail Kubalı’nın, Prof. Esfender Korkmaz’ın ve Prof. Muzaffer Demirci’nin gör...