“Fuarcılık sektörü tek bakanlığa bağlanmalı”

22.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Fuarcılıkta İzmir ve Antalya’nın önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten ANFAŞ, Genel Müdürü Murat Özer, fuarların bu kentler için kaldıraç olduğunu dile getirdi. İzmir’in Türk fuarcılık sektöründe öncü bir şehir olduğunun altını çizen Murat Özer, iki kentin bazı konularda birlikte yürümesi gerektiğine dikkati çekti. Fuarcılıkta kentlerin bir birlerini “tırtıklayarak” aşağı çekme yerine destek olması gerektiğine işaret eden Özer, fuarların yerel yönetimlerin desteğiyle güç kazanacağını belirtti.

Antalya Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş. (ANFAŞ), Genel Müdürü Murat Özer, Gözlem’in Yayın Kurulu toplantısına katıldı. Yayın kurulu üyelerinin sektörle ilgili sorularını cevaplayan Özer, Türk fuarcılığının henüz emekleme aşamasında olduğunu söyledi. Türkiye’de fuarcılığın bir bakanlığının olmadığını anlatan Özer, “Sektörün bir bakanlığı olmadığı için her fuarda farklı bir bakanlıkla çalışıyoruz” dedi.


Türk fuarcılık sektörüne genel bir pencereden bakarsak, sektör şu anda nerededir, sıkıntıları nelerdir. Bu konuda değerlendirmenizi alabilir misiniz?

Türkiye’de fuarcılık denildiğinde çok meşakatli ve zor bir iş. Hala belli bir bakanlığı yok. Bakanlığı olmadığı içinde her fuarda farklı bir bakanlıkla çalışıyorsunuz. İşte teşvik verilen fuarlarda Ekonomi Bakanlığı ile çalışıyoruz. Yurt dışından gelen katılımcıların getireceği ürünler nedeniyle Gümrük ve Ticaret Bakanlığı her zaman işin içinde. Yurt dışında fuarı tanıtmak istiyorsanız Dışişleri Bakanlığı ile çalışmak zorundasınız. Birçok bakanlığın yanı sıra yurt dışındaki fonlardan yararlanmak için Başbakanlık ile çalışmak zorundasınız. Hangi sektörde fuar yapıyorsanız örneğin gıda fuarı yapıyorsanız, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işin içine giriyor. Hiçbir bakanlık kendi elindeki yetkiyle bir başka bakanlığa devretmek istemiyor. O bakımdan Ankara’da ilerlemek çok zor oluyor. Türkiye de fuarcılık henüz sahiplenilmemiş bir sektör, hatta sektör olmaya yolunda ilerliyor. Hal bu ki fuarcılık tüm sektörlere çok büyük güç verebilen bir kaldıraç olarak görmek lazım. Neden? siz eğer üreticiyseniz ve yurt dışına açılmak istiyorsanız, elinizdeki en kuvvetli pazarlama aracı fuarlardır. Çünkü elinizde çantanızla, ürününüzle 10 tane ülke gezmek mi daha kolay yoksa bir tane fuara katılıp 10 ülkenin ziyaretçileriyle tanışmak mı kolay. Hele bazı ürünlerle 10 ülkeyi falan gezemezsiniz. Ürününüz bir ağır makine ise bunu kalkıp ülke ülke dolaştıramazsınız. Ama bir fuara siz makinenizi rahatlıkla götürüp monte edip ziyaretçilere sunabilirsiniz. İzmir bunu çok iyi yaşıyor. Mermer fuarı mesela tonlarca taşı ülkeden ülkeye götüremezsiniz ama 10’larca ülkeyi buraya getiriyorsunuz. Mermer fuarı İzmir’in hatta Türkiye’nin en başarılı fuarlarından biridir. Uzun yıllar emek verildi.

Fuarlar denildiğinde insanlar ne anlamalı, yerel ürünlerin sergilendiği panayırlar mı, uluslar arası katılımcılarla yapılan organizasyonlar mı? Hangisinin ekonomiye katkısı daha fazla olur?

Fuarcılığa şehrin sahip çıkması gerekiyor. Eğer şehir sahip çıkmazsa fuarların geleceği de olmaz. Reel anlamda fuar yatırımcısı para kazanamaz. Fuar yatırımcısının para kazanması için o fuarı minimum 5 yıl düzenlemesi lazım. Fuarlar genellikle üç ayrı kulvarda yapılıyor. Bunlardan biri yerel fuarlar. Yerel fuarlar o bölgenin ekonomisini canlandırmak için yapılır. Örneğin İzmir’deki ticareti canlandırmak için İzmir, Manisa, Aydın üçgeninden gelecek olan katılımcılarla yapılacak yerel fuarlar. Bunları aslında biraz da festivaller, panayırlar gibi düşünebilirsiniz. Ulusal fuarlar bunun bir üstüdür. Yapıldığı şehrin dışında 81 ilden oraya katılımcı ve ziyaretçinin gelmesini sağlamaktır. Yurt içindeki ticareti canlandırılması amaçlanıyor. Üçüncü boyutu da uluslar arası fuarlardır. Fuar denildiğinde esas hedef uluslar arası ligde koşmaktır. Uluslar arası olunca bir anlam ifade eder. Uluslar arası olunca size ihracat olanağı sağlar, yurt dışından ziyaretçinin gelmesini sağlar ve ülkeye para girişini sağlar. Bu tip fuarların oluşması da minimum 3 yıllık bir organizasyon sonrasında olur. 3 yıllık süre de iklim uygun ise yeterli bir süredir. İyi bir çalışma ile 3 yılda fuar belli bir yere gelir.

Fuarcılık sektörüne yatırımı kim yapmalı. Özel sektör mü devlet ya ya da yerel yönetimler mi bu yatırımı yapmalıdır?

Fuarlara bakınca büyük bir hareketlilik göze çarpıyor, büyük paralar dönüyor zannediliyor. O hareketlilik aslında harcanan paralarla sağlanıyor. Harcanan parayı görmez ben bu işten para kazanacağım derseniz hüsran olur. Fuarcılık aslında bir belediyenin yerel makamların sahip çıkması gereken bir işkoludur. Fuar için gelen her ziyaretçi harcamış olduğu 100 Euro’nun 15 Euro’sunu fuar alanına, 85 Euro’sunu ise şehirde harcar. Aslında fuarcılık şehri destekleyen sosyal bir iştir. İçinde ticaret vardır, fakat ticareti fuarcı yapmaz, ortam oluşturur. Fuar ticarete ortam hazırlar. Alanda ticaret yapılırken fuara gelenler şehirde para harcarlar. Biz Antalya’da 18 fuar yaptığımızda bunun 9’unu ölü sezonda yapıyoruz. Her fuara yaklaşık 10 bin ziyaretçi getirdiğimizde bin 500’de katılımcıyla yaklaşık 11 bin 500 kişiyi ölü sezonda Antalya’ya getirmiş oluyoruz. Bunların 500 Euro uçak bileti, iki gece konaklama ücretiyle birlikte gelen kişi yaklaşık bin Euro para harcamış oluyor. Gelenlerle harcanan para çarpımına bakıldığında yaklaşık 2.2 milyon Euro direk fuar alanında bıraktığı paradır. Bunun çarpan etkisi 8’dir. Bu rakamı 8 ile çarptığınızda 160 milyon Euro’ya çıkıyor. Bunu 9 ayla çarptığımızda yaklaşık 2.2 milyar Euro’ya geliyor. 2.2 milyar Euro İzmir, Antalya büyüklüğündeki şehirlerin kış döneminde fuarlardan kazanması şehir için çok büyük bir kaldıraçtır. Siz hissetmeseniz de bunu aslında görürsünüz. Nereden görürsünüz, İzmir’de ayakkabı fuarında mermer fuarında otel fiyatları yükselir. Şehirdeki restoranlarda yer bulunmaz. Şehirdeki işletmeler parayı kazandığında yine şehirde harcar. Bu fuarcılığın direk hesaplanamayan fakat takriben 1’e 8 veya 1’e 8.5 oranında şehir ekonomisine bir katkı sağladığını görürsünüz. Onun için belediyeler ve yerel yönetimler, hükümetlerle birlikte yapılması en doğrusudur.

Türkiye’de belediyelerin ve hükümetlerin fuarlara bakışı nasıldır?

Fuarların yönetimine baktığımızda İzmir, Antalya’ya göre daha rahat. Bu anlamda İzmir’deki İZFAŞ, bize göre daha şanslı. İZFAŞ’ta yönetim kurulunda olan kişiler çok doğru kişiler, Neden? İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsa başkanları yönetimde. Olması gereken de budur. İzmir’de gurup aynı, içinde çatlak ses yok. Grup kendi çizgileri içinde bir birleriyle diyalogu olan grup. Anfaş’a baktığımızda biraz daha farklı kesimden kişiler var yönetimde. Ancak  İZFAŞ’ın daha farklı problemleri var. İZFAŞ’ın Ankara ile problemi var, Anfaş’ın Ankara ile problemi yok. Desteği veren bakanlıklardır. Bu yıl 21 fuar destek kapsamına alında İzmir’de bir tek mermer fuarı teşvik aldı. İstanbul’da bir sürü ufak fuara teşvik verildi.

Türkiye’de fuarcılığın çıkışı İzmir’dir. Türk fuarcılığı şu anda dünya sıralamasında nerededir ve gideceği daha çok yol var mıdır?

Türkiye dünya fuarcılığında hala emekliyor. Aslında çok büyük bir şansı vardı ama şu anda kaçırıyor. Neden kaçırıyor, üretim batıdan doğuya kayıyor. Fuarlar da yavaş yavaş batıdan doğuya kayıyor. Örnek verirsem gıda fuarını ANFAŞ 15 yıldır yapıyor, İstanbul’da 20 yıldır yapılıyor. Bunlar hala dünya ligine girememiş iken, son 10 yılda Dubai’de yapılan gıda fuarı dünyada Almanya ve Fransa’dakinin ardında 3. büyük gıda fuarı oldu. Almanya ile Fransa her yıl biri gıda fuarını düzenlerken aradan Dubai çıktı. Dubai nasıl çıktı, şehrin inisiyatifiyle çıktı. Şehir 4-5 yıl boyunca cepten destekledi, gelen insanların uçaklarını, konaklamalarını kendi karşıladı, şimdi her fuarda milyon dolar basıyor. Bir gram mercimeğin üretilmediği çölde, katılımcılar 1 metrekareye 550 Euro para ödüyor. Demek ki her il potansiyel olarak fuar merkezi olabilir. Örnek olarak Hannover Almanya’nın sıradan bir şehri. Lokasyon olarak baktığımızda bizim Kırşehir gibi bir bölgede bulunuyor. Fuar zamanında 500-600 Euro’ya oda satıyor ve yok satıyor. Neden 1 milyon kişi gidiyor dünyanın her yerinden. Fuarın süresi 5 gün olduğu için oteli de 5 gün satıyor. İster 1 gün, ister 5 gün kal fark etmez. 500 eurodan 5 gün satıyor. Almanya Hannover fuarını ikinci dünya savaşından sonra kuruyor.

Fuarcılıkta dünya cirosu yaklaşık ne kadardır? Türkiye’de fuarcılık neden gelişmiyor?

Sadece Almanya yılda 25 milyar Euro kazanıyor. Türkiye 2.2-2.4 milyar Euro. Dünyada bu pasta her yıl büyüyor. Uzakdoğu, Çin çok büyük artıyor. Türkiye’de fuarcılığın bir diğer sıkıntısı ise herkes istediği fuarı her yerde yapabiliyor olmasıdır. Sektörde iyi bir planlama yok. Kimse ‘burada bu fuar var ben aynısını yapamazsın’ demiyor. Biraz fırsatçılık yapılıyor. İzmir’e mermer fuarına gelen kişi hareketliliği görünce ‘şu kadar kişi geldi, bu kadar milyon para kazandı, ben de şurada yapsam’ diyerek kendi şehrinde de yapmaya kalkıyor. Oradan tırtıklasam buradan alsam yılda 100 bin Euro kazanırım diyor. Gidip fuarı yapmaya kalkıyor, yapan şehri de baltalıyor, kendi de para kazanamıyor. Burası bu fuarı 10 yıl yapmış, belli bir noktaya da getirmiş. Tırtıklayıp başka şehirde de düzenleme yerine yapılan şehirde destek olmak önem taşıyor. Bunu koruyan bir kanun yok. Ulusal stratejiler olmadığı gibi, mevcut kanunlar bunu teşvik ediyor. Yaparsan yap diyor, beni ilgilendirmiyor.

Buna bir örnek verirsek İzmir’de bir tarım fuarı yapılıyor, şimdi Menemen Belediyesi Menemen’de yeni bir tarım fuarı açmaya çalışıyor. Bu durum her ikisinin de kadük kalmasına yol açmaz mı?

Elbette ikisi de yöresel olmakla kalır. Yarın Aydın’da bir başka tarım fuarı düzenleyebilir. Hiçbir yetkili de çıkıp, ‘İzmir’de var, sen başka bir fuar yap’ demez. Kanunlar da buna engel olmuyor.

Uluslar arası fuarları için neler yapmalı, dünya pastasından daha fazla pay almak için nasıl bir yol izlenmelidir?

Gerek İzmir gerekse Antalya, çok acil olarak uluslar arası bağlantıları olan fuarların bölgeye çekmesi gerekiyor. Yabancı ortaklıklar kurulması büyük önem taşıyor. Ne yazık ki içinde bulunduğumuz ortam ve konjonktürde bu çok zor. Şu anda fuarın ziyaretçisini bile para verip getirmekte sıkıntı yaşıyoruz. Mermer fuarı yapıyorsunuz İtalyan heyeti son anda gelişini iptal ediyor. Neden? Adam korkuyor. İtalya’da, Almanya’da Fransa’da seni öyle bir tanıtıyor ki gelen korkuyor. ‘Terörist var’ diyor, ‘bomba var’ diyor. Alman Hükümeti neredeyse Türkiye’ye gitmeyin diyor. Buna rağmen insanlar geliyor. Biz geçen yıl Almanya’dan bir konuşmacı getirdik. Kongrede konuşacaktı. Adam gelirken Alman Hükümeti iki tane belge imzalattı. Biz sana ‘Türkiye’ye gitme, güvenli bölge değil diye söyledik sen buna rağmen gitmek istiyorsun. Diğer belge ise ‘Türkiye’de başına bir şey geldiğinde sen sigorta kapsamında değilsin’ diyor. İki günlük seminere gelen insanlara böyle kağıtlar imzalatıldı. Uçak parasını verdik, cebine para koyduk, Antalya’da yaşayan Alman vatandaş dostları olmazsa gelmeyecek. Onlara soruyor, güvenli cevabını aldıktan sonra geliyor.

İzmir’in fuar perspektifini nasıl görüyorsunuz?

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 81 il içinde fuara en büyük desteği veren belediyedir. Bu anlamda İZFAŞ daha rahat ve etkin olabiliyor. Ankara’ya rağmen bunu yapıyor. Antalya’nın bir sıkıntısı olunca Ankara’da çözülüyor. Ama aynı konu için İzmir gittiğinde beklenen sonuç hemen alındığını zannetmiyorum. Burası kendi yağıyla kavruluyor. Buradaki fuar şirketi bu dinamiklerle elinden geleni yapıyor. Biraz daha profesyonelleşmesi, kurumsallaşması lazım. Son 3 yılda fuarların üzerine ne koyduğunuzu sorgulamanız lazım. Biz bu yıl 27 fuar düzenliyoruz.

ANFAŞ’tan biraz bahseder misiniz? Organizasyon yapınız nasıldır, yılda kaç fuar düzenliyorsunuz?

Biz ANFAŞ olarak 2016’da yurtdışı bölümünü kurduk. Bu birimde 7 dil konuşuluyor. Bu 7 dilde lokal insanlar konuşuyor. Farsça konuşan kişi İranlı, son olarak İran’a gitti 15 gün kaldı 2 tane satış yaptı. 150 metrekare Tebriz Ticaret Odası’na, 120 metrekare Tahran Ticaret Odası’na. Şiraz’dan da alım heyeti getiriyor. Oraya Türk birini gönderseydim farsça konuşsaydı dahi bunu yapamazdı. Adam İranlı, bir kapı kapanırsa hangi kapıdan girileceğini biliyor. Bu Anfaş tarihinde bir ilk.

ANFAŞ olarak geçtiğimiz yıl 2 kendi fuarımız, 7 ev sahipliği yaptığımız fuar olmak üzere toplam 9 fuar gerçekleştirildik. Bu sene; 9 fuara ek olarak 16 yeni fuar gerçekleştiriyoruz. 7 yeni fuar için de görüşmelerimiz devam ediyor. Yeni projelerimizle birlikte 1 yılda 32 fuarı hayata geçirmeyi planlıyoruz. Yaz turizminin sona ermesiyle kent ekonomisindeki canlılığı 4 mevsim dinamik tutmak için yeni projelere imza atıyoruz. Geçtiğimiz dönem 9 fuar boyunca 360 bin ziyaretçi Antalya’ya geldi. Bu sene 32 fuarla birlikte toplamda 1 milyon 640 bin ziyaretçi gelmesini planlıyoruz. Antalya’yı fuarlar ve kongreler kenti yapma hedefleriyle çıktığımız bu yolda, bir dönüm noktası yaşıyoruz. Antalya ve İzmir’in kalkınması için fuarcılık önemli bir araç olacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Piyasalar bu orana pek inanmış görünmüyor. Üstelik TÜİK’in hesaplamada kullandığı yeni metot ile ilgili soru işaretleri ortadan kalkmadı. GÖZLEM, uzmanlara “Büyüme rak...

İkili ilişkilerde giderek artan çelişkiler ve “aylık / haftalık / günlük” önemli değişiklikler, Türk Dış Politikasını tartışılır hâle getirdi. GÖZLEM konuyu masaya yat...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülkenin içinde bulunduğu iç ve dış sorunlar ve gündemdeki başlıca konularla ilgili sorularını cevaplandırdı. İşte görüşleri…

GÖZLEM, “Dış borç, yüzde 51.8 ile milli gelirin yarısını geçince ve yüksek risk ortaya çıkınca” konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

ABD’nin Türk vatandaşlarını cezalandıran “vize” kararına tepki gösteren uzmanlar, krizin 'geçici' olduğunda birleşirlerken, “ilişkilerin giderek zayıfladığı” noktasına...

GÖZLEM; “ekonomik göstergelerdeki olumsuz tabloyu” uzmanlara sordu, işte görüşler…