Türkiye / ABD / Almanya / AB / NATO beşgeninde gerilim “neden” tırmanıyor?

15.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Gözlem, krizin Türkiye'ye yansımalarını, sonuçlarını ve “ne yapılması” gerektiğini uzmanlara sordu. İşte o görüşler...

GÜLÇİN KARAEGEMEN

Türkiye, Almanya başta olmak üzere AB ve Amerika ile gergin bir dönemden geçiyor. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi alacağını açıklamasına NATO başta yankılar sürerken, Türkiye ile Amerika ve Almanya arasındaki ipler iyice gerildi. Peki, bu süreçte neler yaşandı?

ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu'nun, Amerikan hükümetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korumalarına silah satışı yapmasını engelleyen tasarıyı onaylaması, Erdoğan'ın Mayıs ayındaki ABD ziyaretinde yaşanan koruma krizine yeni bir boyut kazandırdı. Kararı, Washington'daki Türkiye büyükelçiliği konutu önünde yaşanan kavgayla ilgili olarak Erdoğan'ın 12 koruması hakkında tutuklama kararı çıkarılıp, dava açılmasının onaylanmasını takip etti. Ancak koruma krizi, Türkiye ve ABD arasındaki makro gerilimin yalnızca bir parçası. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda düzenlenen "ABD-Türkiye İlişkilerinde Öncelikler ve Zorluklar" başlıklı bir oturum da iki ülke arasındaki siyasal krizi ortaya koymuştu.

Türkiye'nin Rusya'dan yapacağı S-400 alımının yanı sıra Türk F-16 pilotlarının eğitim sürecine de taş koyan ABD son olarak, Türkiye'nin pahalı, yüksek teknoloji ürünü silahların geliştirilmesi ve satın alımı süreçlerine katılmasına kısıtlamalar getirilmesini gündeme getirmişti. Güvenlik alanındaki bu sürece, politik gerginlikler de eşlik etmekte. Türkiye'nin ‘15 Temmuz darbe girişiminde rolü olduğu' gerekçesiyle ABD'den iadesini istediği Fetullah Gülen ve‘PKK'nın parçası olduğu' gerekçesiyle desteği kesmesini istediği YPG'nin yanı sıra hakkında dava açılanve tutuklama kararı çıkarılan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan da, iki ülke arasında çözümsüzlüğe giden krizin temel bileşenleri arasaına girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'de yargılanacak olan eski bakan Zafer Çağlayan'la ilgili, "Çağlayan adımı, Türkiye'ye yönelik atılan bir adım ve bu adımın arkasından pis kokular geliyor" ifadeleri de bu krizin nerelere kadar tırmandığının son göstergesi.

'Silah ihracatını dondurun'

Öte yandan, Türkiye-Almanya ilişkileri de zorlu bir dönemden geçiyor. Türkiye-Almanya arasındaki gerginlik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “oy kullanacak Türk / Alman çifte uyruklu vatandaşlara ‘Türk düşmanı partilere oy vermeyin” çağrısı yapması” ile bir kez daha tırmandı. Almanya'da 24 Eylül tarihinde yapılacak genel seçimlerle ilgili olarak Almanya'daki Türklere seslenen Erdoğan, Hristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar ve Yeşillerin Türkiye'nin düşmanı olduğunu belirterek “Türkiye'ye karşı düşmanlık yapmayan siyasi partileri destekleme” çağrısında bulundu. Son olarak Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye'ye silah ihracatının büyük kısmını dondurduklarını açıkladı.

NATO ülkelerinin endişesi

NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'nin NATO dışında bir güvenlik sistemini ülkesine getirmek istemesi, NATO üyesi ülkeler tarafından endişe ile karşılanıyor. Uzun süredir AB'nin dışladığı Türkiye'yi Rusya'ya yakınlaşmakla suçlayan Batılı ülkeler, Rusya'nın NATO'yu zayıflatmak istediği endişelerini de dile getiriyorlar.

'DIŞ POLİTİKA BAĞIRIP ÇAĞIRMAKLA YÜRÜMEZ'

Rafet Akgünay (Emekli Büyükelçi): Almanya ile olan gerginliğin sebebi seslerin karşılıklı olarak yükselmesi ve suçlamalardır. Eğer siyasiler sinirlerini ve kendilerini biraz daha kontrol altında tutabilirlerse gerginlik olmayacak. He rzaman demokrasiden bahsediyoruz ama dünyada demokrasi geliştikçe, seçimler gündeme geldikçe, siyasi liderler de kendilerine puan toplamak için birtakım girişimler yapıyor.

Avrupa ile yaşadığımız sıkıntılar malum. Şimdi de önümüzde Almanya'daki seçimler var. O günlerdeki travmayı atlatmadan Almanya gündeme geldi. Uluslararası ilişkilerde önemli olan bir başka unsurda 'empati' yapmaktır. 

“Nazi suçlamaları” çok ağır suçlamalar, bu konuda frene basmadan aklımıza geleni söyledik. Aynı zamanda Türkiye için de FETÖ konusu çok duyarlı olunması gerekilen bir konu. Almanya da bu konuda hiçbir frene basmadı ve akıllarına geleni söyledi.

Bu gerginliğin sebebi her iki taraftaki seçimler ve iktidarda bulunan siyasetçiler. Bundan sonraki süreçte tarafların aklını başına alması gerekiyor. Avrupa'nın Türkiye'ye, Türkiye'nin Almanya'ya ihtiyacı var. Almanya şu anda bizim en önemli ticaret partnerimiz. Türkiye, Almanya açısından çok önemli. Bir kısmı Alman vatandaşı olmuş olan milyonlarca vatandaşımız orda. Dolayısıyla bu işin tırmanmasında ne Almanya, ne Türkiye, ne Avrupa, ne de bölge barışı yarar görür. O nedenle biraz daha sabredeceğiz. Almanya’da seçimler olacak, seçimler olduktan sonra yeni hükümet kurulduğunda daha sağlıklı düşünmeye ve daha sağlıklı adımlar atmaya başlayacaklardır. O sağlıklı adımlar Türk tarafından karşılıksız bırakılmaz. Dış politika bağırarak, çağırarak, kafa tutarak yürütülemez. İç politikada belki oy toplamak için yapılır, halktan 'helal olsun' diyerek oylar gelebilir ama ülkelerin çıkarlarının bu tür hesapların üstünde olması gerekir. Ne biz, ne de Almanya geçer bir sınav vermedik ve vermiyoruz. Liderlerin bunu oturup konuşması gerekiyor. Bu böyle yürümez.

'NATO'NUN TEMEL DİREKLERİ SARSILIYOR'

Onur Öymen (Emekli Büyükelçi): Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ciddi sıkıntıları var. Bunun başlıca sebeplerinden biri dünyanın önde gelen ülkelerinden Almanya'nın, Fransa'nın Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkmaları. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğini kendi menfaatlerine uygun görmüyorlar. İşin özünde bu yatıyor. Sürekli farklı gerekçeler sunuyorlar ama bütün istedikleri olsa bile, Türkiye'yi alırız diyemiyorlar.

Silah ambargosuna gelince; NATO ülkeleri arasında böyle bir durumun hiç olmaması lazım. Şimdi Almanya'nın içinde de tartışmalar var. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel böyle bir silah ambargosu uygulansın istiyor. Merkel farklı bir tonda konuşuyor. Almanya'da seçimler yaklaştığı için herkes bunu bir seçim malzemesi olarak kabul ediyor. Seçimden sonra tam olarak ne yaptıklarını göreceğiz. Ama bunlar NATO'nun temel direklerini sarsıyor. Çünkü NATO'nun özünde dayanışma var. NATO'nun dayanışmasını zedeliyorsunuz. Ülkelerin birbirinin güvenliğini desteklemek için kurulmuş bir örgütte güvenliğe en büyük zararı verecek olan silah ambargosunu uyguluyorsunuz. Bu çok ciddi bir konu. Bu boyutuyla yeterince tartışılmıyor. Ama söylediğim gibi esas mesele başka. Bazıları dini nedenlerle, bazıları sosyal nedenlerle, bazıları çıkarlar nedeniyle Türkiyenin üyeliğine karşı çıkıyorlar; işin esası bu... Bu mesele halledilmeden sıkıntılar devam edecektir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Gözlem, ekonomimize yön verecek olan bu konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte cevaplar…

AB Komisyonu Sözcüsü Anca Paduraru'nun, fipronil maddesi bulunan zehirli yumurtalara Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 40 ülkede daha rastlandığı iddiasına yumurtacı...

İmalat sektörünü güçlendirmek ve rekabeti artırmak amacıyla KOSGEB’in KOBİ’lere sunduğu en önemli desteklerden KOBİGEL-KOBİ Gelişim Destek Programı başvuruları başladı...

Kuzey Kore’nin “hidrojen bombası” denemesi ve “geri adım atmayacağını” açıklaması ile Japonya ve Güney Kore’nin “korkulu” tepkilerine şemsiye olan ABD Başkanı Trump’un...

Ortaya dökülen iddialar, fotoğraflar, karşılıklı sert açıklamalar içinde “Adaletin ve yargının varlığı ve tarafsızlığı ile ilgili tartışmaların siyaset çizgisine çekil...

GÖZLEM, ülke gündeminin ilk sıralardan birine oturan bu süreçle ilgili “önemli” soruyu uzmanlara sordu. İşte yanıtları…

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, Kuzey Kore krizi başta olmak üzere, dünyanın ve ülkenin gündeminde olan gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı. İşte görüş...