Türkiye için yeni bir sayfa açıldı, yeni bir lider doğdu

14.7.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM, “Hoşnutsuzluğu ve tepkiyi şiddete başvurmadan dile getirmenin yolunu ardına kadar açan” Adalet Yürüyüşü’nü masaya yardı. İşte uzmanların görüşleri…

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara Güvenpark’tan başlattığı 25 günlük Adalet Yürüyüşü geçtiğimiz Pazar günü Maltepe’deki mitingle son buldu. 430 kilometre yürüyen Kılıçdaroğlu, Gandi’nin 24 gün süren 388 kilometrelik rekorunu da kırdı. Adalet Yürüyüşü, bütün toplumsal guruplara hitap eden, toplumun her kesiminden “adaletsizlik hissini paylaşanların katıldığı” bir eylem oldu.

Yürüyüşün son noktası olan Maltepe'deki miting meydanında Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık 2 milyon (polis kaynaklarına göre 1 milyon 750 bin üzeri) kişiye hitap etti. Uzmanlara göre, yürüyüş ve benzeri protesto eylemlerini başkaldırıyla, isyanla karıştırmamak gerekiyor. Bu eylemlerin “hoşnutsuzluğu ve tepkiyi şiddete başvurmadan ifade etmek amacı” ile yapılageldiğine dikkat çekiliyor. Hakkını aramak için toplananlar yürüyerek hak ve özgürlüklerini barışçıl bu yöntemle dile getiriyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, Maltepe mitinginde yaptığı konuşmada, "Bu yürüyüşle ne kazandık? Önce toplum olarak korku gömleğini çıkarıp çöp sepetine attık. Yalnız olmadığımızı gördük. Tüm Türkiye ve dünyaya yalnız olmadığımızı duyurduk. Adaletli bir Türkiye kuracağımızı gördük ve bunu bütün dünyaya seslendirdik. Umudumuzu yeniden yeşerttik. Olmayan adalet için yürüdük, mazlumların hakkı için yürüdük, hapisteki milletvekilleri için yürüdük, tutuklu gazeteciler için yürüdük. Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük. Hocaların KHK'larla kapının önüne konulması tam bir demokrasi ayıbıdır. Özetle bu ülkede adalet için yürüdük, adaleti getirmek için yürüdük. Takipçisi olacağız. 9 Temmuz yeniden doğuşun tarihidir. 9 Temmuz bir yürüyüşün sonu değil, bir özgürlüğün, bir barışın, bir birlikte yaşam iradesinin ortaya konmasının başlangıcıdır. Farklılıklarımızla yaşamak için adalet, huzur içinde yaşamak için adalet" dedi.

GÖZLEM, çok farklı mağduriyet kesimlerinin hep birlikte bir ses verdiği “Adalet Yürüyüşü ve Mitingini” uzmanlara sordu. İşte yanıtları:

“ÇOK BARIŞÇIL BİR EYLEM OLDU”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet ve Milli Savunma Bakanı): “Türkiye’de hem adalet sistemimizde ciddi sorunlar var hem de son zamanlardaki uygulamalarda büyük adaletsizlikler yapıldı. Yürüyüş bu adaletsizliklere dikkat çekmek amacıyla yapıldı. Bu anlamda etkili anlamlı bir yürüyüş oldu. Sadece bir basın toplantısı veya basın açıklamasıyla ulaşılamayacak bir sonuca ulaştı. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin önemli bir sorununa dikkat çekti. Türkiye’de yerleşmiş bir özdeyiş vardır: ‘Adalet mülkün temelidir’ Bunun Türkçesi ‘Adalet devletin temelidir.’ Benim Adalet Bakanlığım döneminde bazı adliyelere asıldı. Devletin temelinde adalet vardır. Devlet insanlar arasında adaleti eşit bir şekilde sağlamalıdır. Bu konuya dikkati çeken bir yürüyüş olarak isabetli olmuştur. Bazıları itiraz etseler de eleştirseler de büyük anlam taşıyan bir yürüyüş oldu.

Yürüyüşe katılanlar, anayasal haklarını kullandı. Bu bakımdan da anlamlıdır. Barışçıl yollardan en ufak bir şiddete başvurmadan katılımcılar yaklaşık 450 kilometreye yol kat ettiler. Türkiye ve dünya kamuoyunda büyük ses getirdi. Bunun uygulamadaki yasalardaki yansımalarını bekleyen bir insan olarak çok başarılı bir yürüyüş olmuştur. Bu bakımdan Sayın Kılıçdaroğlu’nu kutlamak gerekiyor. Kutuplaştırıcı olmayan, ayrıştırıcı olmayan bir yürüyüş oldu. Toplumun her kesiminde insanlar bu eyleme katıldı. Kılıçdaroğlu, bu bakımdan toplumu birleştirici bir yol izledi. İktidarın bu yürüyüşü gereksiz yere eleştirmesi yerine gerekli sonucu çıkarması ve o istikamette adım atması gerekiyor. Ben mitingden sonra Sayın Kılıçdaroğlu’nu arayarak toplumu birleştirici bu eylemi dolayısıyla kutladım.”

“TOPLUMUN HER KESİMİNDE DESTEK BULDU”

Yekta Güngör Özden (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı): “Ulusumuzun son yıllarda karşı karşıya kaldığı ama asla yılmadığı olaylar yaşanıyor. Bu ortamda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşle yansıttığı ulusal tepki yerinde ve haklı bir eylem oldu. Demokratik bir eylem ve toplumun her kesiminden büyük destek bulmasına rağmen ne yazık ki iktidar ve yandaşlarınca çirkin, terbiye ve insanlık dışı tepkiler ve eleştiriler hedef yapılmıştır. Gıpta edilecek yerde kıskanılmış ilkel karşıtlıklar arsızlık, yüzsüzlük ve siyasal soytarılık sayılacak tepkilere uğramıştır. Oysa toplumsal barışı ve ulusal dayanışmayı canlandırıp coşturacak demokratik bir açılımdır. Yakındığımız toplumsal tepkileri yansıtan, olgun, dengeli, düzeyli, uygar bir yürüyüş gerçekleştirilmiştir. Demokrasinin gerçek ortamı yolları ve alanları renklendiren görkemli bir yoğunluk görülmüştür. Sayın Kılıçdaroğlu’nun demokrasi yürüyüşü gayet açık demokratik bir açılımdır. Halkın her kesiminden katkı ve coşkulu yürüyüşle çirkin tepkilere ve karşıtlıklara yanıt vermeden ağır başlılıkla yürüyüş siyasal bir örnek olarak tarihimize geçektir. Miting meydanında, Sayın Kılıçdarolu’nun konuşması yerinde, haklı ve manifesto sayılacak çağrıları büyüt takdir görmüştür.

Bugünlerde tartışmalı 15 Temmuz’u abartılı ve ayrıcalıklı kutlamalara rastlıyoruz. TBMM’ye de yansıyan bu durum hepimizi düşündürmelidir. Ama nerede 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 23 Nisan Çocuk Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları. Hadi, 27 Mayısa karşılar nerede 14 Mayıs. Bugünleri geçiştiren yeterince kutlamaktan uzak kalan hatta Anıtkabir’e bile çıkmakta gecikip uzak duran iktidarcılara nasıl inanıp güvenelim.”

“ORTADOĞU HALKLARINA DA IŞIK OLACAKTIR”

Ali Naili Erdem (Eski Milli Eğitim Bakanı): “Bu barışçıl mitingin Türk demokrasisine büyük katkısı olacağına inanıyorum. Bunca kalabalığın içinde hiç bir kötü fiilin olmaması demokrasiye artı katkıda bulunmuştur. Güvenlik güçleri görevlerini tarafsız ve eksiksiz yaptı. Kemal Bey’de bu yürüyüşle sadece bir genel başkan olmadığını, bir lider olduğunu gösterdi. Bu eylemde halkın büyük heyecanı, bir potansiyel güç olarak, demokrasiye inanan güç olarak tezahür etmiştir.  Halkın vakur davranışını takdirle karşılıyorum. Düşünen her çevreye, ülke sevgisi ile dolu her çevreye, Cumhuriyet’e inançla bağlı olan her çevreye olumlu bir sonuç vermiştir. Bu yürüyüş sadece bizim için değil Ortadoğu’da yaşayan bütün halklar için bir ışıktır.

Uygarlık savaşı veriyor cumhuriyet. Türk milleti uygardır. Bunu kanıtladık. Batı dünyasına barbar olmadığımız bir kez daha hatırlatılmıştır. Bütün AB ülkelerine ve milletlerine ‘evet bu Türkiye AB’de yer alacak bir millettir’ imajını vermiştir. Türk milleti başıbozuk bir millet değildir. Bir uygar topluluktur. Eylemin hiç bir kötü tarafını bilmiyorum. Hep aydınlık tarafını gördüm. Gürültüsüz, kavgasız, 25 gün yürünmüştür. Kemal Bey’i ve onunla birlikte yürüyen herkesi alkışlıyorum.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu artık bir liderdir. O’nu bugüne kadar pasif, eylemden kaçan, fazla sorumluluk almayan biri olarak tanıtmaya çalıştılar. Atatürk’ün kurduğu partinin başında ‘iğreti’ biri olarak tanıtmaya çalıştılar. Bu kavgayı yaparken, son toplantıda dahi partisini değil davasını ve bayrağını öne çıkardı. Partisinin ortaya koyduğu bir davayı, ülkenin önüne koymadı, partisini ülkenin önüne koydu. Bu nedenle bir lider olduğunu ortaya koymuştur.”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Piyasalar bu orana pek inanmış görünmüyor. Üstelik TÜİK’in hesaplamada kullandığı yeni metot ile ilgili soru işaretleri ortadan kalkmadı. GÖZLEM, uzmanlara “Büyüme rak...

İkili ilişkilerde giderek artan çelişkiler ve “aylık / haftalık / günlük” önemli değişiklikler, Türk Dış Politikasını tartışılır hâle getirdi. GÖZLEM konuyu masaya yat...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülkenin içinde bulunduğu iç ve dış sorunlar ve gündemdeki başlıca konularla ilgili sorularını cevaplandırdı. İşte görüşleri…

GÖZLEM, “Dış borç, yüzde 51.8 ile milli gelirin yarısını geçince ve yüksek risk ortaya çıkınca” konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

ABD’nin Türk vatandaşlarını cezalandıran “vize” kararına tepki gösteren uzmanlar, krizin 'geçici' olduğunda birleşirlerken, “ilişkilerin giderek zayıfladığı” noktasına...

GÖZLEM; “ekonomik göstergelerdeki olumsuz tabloyu” uzmanlara sordu, işte görüşler…