Depremin çaresi; acil ve planlı kentsel dönüşüm

16.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ege Denizi'nde meydana gelen 6.2 şiddetindeki deprem, GÖZLEM'in geçtiğimiz hafta manşetine taşıdığı 'Kentsel Dönüşüm' ün önemini bir kez daha gündeme getirdi. Sağlıksız milyonlarca yapıdan kurtulmanın tek yolunun “PLANLI” kentsel dönüşümden geçtiği vurgulanırken, “hemen” ve ortak hareket edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

GÜLÇİN KARAEGEMEN/GÖZLEM -Ege Denizi’nde meydana gelen ve Marmara’da da hissedilen 6,2 şiddetindeki deprem, büyük korku ve endişeye yol açarken, Gözlem'in geçtiğimiz hafta gündeme taşıdığı konu yeniden gündeme girdi ve tartışılmaya başlandı; “Deprem kapıda ya kentsel dönüşüm?”

Sarsıntı aynı zamanda bir deprem ülkesi olan Türkiye'nin depremler karşısındaki çaresizliğini ve hazırlıksızlığını bir kez daha gözler önüne sererken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, depremin ardından yaptığı açıklamada da Gözlem’in gündeme taşıdığı hususa dikkat çekerek, “Bu deprem, sağlıklı koşullarda yaşamanın ve kentsel dönüşümün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Kentsel dönüşümün hızlanması ve bir an önce tamamlanması için hep birlikte elimizden gelen her türlü çabayı göstermeliyiz. Bir yandan bizim yaptığımız gibi yüzde 100 uzlaşıyla bir seferberlik başlatarak, bir yandan ilçe belediyelerin planlamalarıyla teşvik ederek, vatandaşlarımızı ikna ederek hep birlikte bu problemi çözmek zorundayız. Sağlıksız konutlardan kurtulmanın tek yolu kentsel dönüşümdür” dedi.

Yaşlı yapı stoku vatandaşı tedirgin ederken, son günlerde depremlerle önemini bir kez daha hissettiren kentsel dönüşüm konusunda uzmanlar ‘'Kentsel dönüşüm biran önce hız kazanmalı ve hükümetle, belediyeler el ele vermeli’ noktasında birleşiyor.

 

'ÖNLEM ALINMASI GEREKİYOR'

Prof. Dr. Ahmet Ercan (İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi): Riskli alanlardaki binaların depreme dayanıklı olup olmadığının mutlaka araştırılıp ona göre önlem alınması gerekiyor. Zeminin sağlam olduğu yerlerde bu durum, sağlam bina yapılmadan bir işe yaramaz. İzmir kırığı çok tehlikeli bir kırıktır. Bu kırıklar İzmir Körfezi'ni oluşturmuş, çöküntü kırığıdır. İzmir'de yeni kent merkezi başta olmak üzere kıyı şeridi depreme dayanıksız. İzmir'de Yamanlar, Dikili, Foça, Çatalkaya ve Bornova'nın dağlık kesimleri sağlam. Ancak diğer alanlar büyük risk taşıyor.

İzmir'de Altınyol Caddesi'nin güney kısmı ile Yamanlar Dağı'nın güneyinde Bayraklı yeni kent merkezi, Alaybey, Karşıyaka, Bostanlı, Mavişehir, Çiğli, Menemen, Urla, Güzelbahçenin bir kısmı, Seferihisar bağlantı yolunun iki tarafı, Alsancak, Basmane, Konak ve İnciraltı tehlikeli. Bu bölgelerin yanı sıra Bornova düzlüğü, Mersinli gibi bölgeler de riskli. Bu bölgeler orada yaşayanlar için çok tehlikeli. Buralarda deprem 1.5 ile 4 kat daha fazla hissediliyor. Çünkü toprak sıvılaşma çekincesi içerir. Aynı jöle gibi bir toprak yapısı vardır. İzmir'de en sağlam bölge Yamanlar Dağı'dır. O nedenle buraya yapılan toplu konutlar sağlamdır. Bunların herhangi bir depremde yönetmeliğe uygun olması durumunda yıkılması çok zordur. İzmir Körfezi milyonlarca yıl önce çöküntü bir kırık olan İzmir kırığıyla birlikte oluştu. Bu kırıklardan kuzeydeki Bornova kırığı, güneydeki İzmir kırığıdır. En deli kırık İzmir kırığıdır. İzmir kırığının deprem üretme ihtimali Bornova'dan daha fazladır. Çünkü bu kırık göçüntülü dediğimiz kırıktır. Kırık deprem anında aşağı doğru göçer. Bunların göçmesiyle İzmir Körfezi oluştu. O nedenle İzmir Körfezi'nin etrafında yerleşim olmamalı. İzmir daha çok Manisa ya da Yamanlar'a doğru genişlemeli. Nüfusun bu bölgede toplanmaması gerekiyor. Körfez kıyıları genellikle eğlence alanları ve ormanlık alan olarak ayrılmalı.

 

'HERKES ÜZERİNE DÜŞENİYAPMALI'

Necip Nasır (Müteahhitler Federasyonu Başkanıİnşaat Mühendisi): Maalesef deprem konusu ancak onunla yüzleşince tekrar gündeme geliyor. Bir gerçek var ki; ülkemiz deprem kuşağında. 7 milyonun üzerinde yapı stokunun dönüşmesi gereken bir ülke konumundayız. Bu kadar önemli bir projenin hayata geçmesi, ancak yaptırım gücü yüksek bir kanunla olurdu. O da kentsel dönüşümle oldu. Eksiklikler de vardı ama kısmen giderildi. Bu ayın sonunda daha hızlı hareket edilecek bir kentsel dönüşüm düzenlemesinin olacağını tahmin ediyorum. Burada bütün aktörlerin üzerine düşen görevlerini yapması gerekiyor. Aksi halde deprem kuşağında olan ülkemizde her an depremle karşı karşıya kalabiliriz. Bu gerçeği bilerek yaşamalı ve önlemlerimizi geç olmadan almalıyız. Herkes üzerine düşeni yapmalı.

 

'PLANLI VE GÜVENLİKENTLEŞME ŞART'

Hasan Topal (Mimarlar Odasıİzmir Şubesi eski Başkanı): Konunun sadece kentsel dönüşüm üzerinden değil, planlı kentleşme, güvenli yapılaşma üzerinden tartışılması gerekir. Kentsel dönüşüm de bunun araçlarından bir tanesi olur. Ancak şu ana kadarki kentsel dönüşüm planlarına baktığımızda; kentsel dönüşüm insanlara güven verecek ve ikna edecek, gerçekten kentlerin bu anlamda ihtiyacı olan, riskli bölgelerin gelişmesinden daha çok müteahhitlere terkedilmiş bir alan halini aldı. Bu anlamdaki bir politikayı ben çok yeterli bulmuyorum. Kentlerin mimari niteliğini yükselten bir kentsel dönüşüm kavramını, güvenli yapılaşmayı hedefleyen bir kentsel dönüşüm kavramını planla bütünleştirmeyen bir strateji bu konuda istenen güvenli kentleşmeyi sağlayamayacaktır diye düşünüyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Piyasalar bu orana pek inanmış görünmüyor. Üstelik TÜİK’in hesaplamada kullandığı yeni metot ile ilgili soru işaretleri ortadan kalkmadı. GÖZLEM, uzmanlara “Büyüme rak...

İkili ilişkilerde giderek artan çelişkiler ve “aylık / haftalık / günlük” önemli değişiklikler, Türk Dış Politikasını tartışılır hâle getirdi. GÖZLEM konuyu masaya yat...

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülkenin içinde bulunduğu iç ve dış sorunlar ve gündemdeki başlıca konularla ilgili sorularını cevaplandırdı. İşte görüşleri…

GÖZLEM, “Dış borç, yüzde 51.8 ile milli gelirin yarısını geçince ve yüksek risk ortaya çıkınca” konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. İşte görüşleri…

ABD’nin Türk vatandaşlarını cezalandıran “vize” kararına tepki gösteren uzmanlar, krizin 'geçici' olduğunda birleşirlerken, “ilişkilerin giderek zayıfladığı” noktasına...

GÖZLEM; “ekonomik göstergelerdeki olumsuz tabloyu” uzmanlara sordu, işte görüşler…