Deprem kapıda, ya kentsel dönüşüm?

2.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde geçtiğimiz hafta meydana gelen 5.1 büyüklüğünde deprem ve artçıları 'büyük bir depremin habercisi mi’ sorularını akıllara getirirken, önemli bir tartışmayı da başlattı; ‘yaşlı’ binalar olası orta şiddetin üstündeki bir depreme dayanabilir mi; kentsel dönüşüm depreme hazır mı? GÖZLEM, konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu, işte yanıtlar…

GÜLÇİN KARAEGEMEN/GÖZLEM -Geçtiğimiz hafta Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki orta şiddetli deprem, devam eden artçıları ile beraber büyük korkuya neden olurken, yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Olası bir depremde yaşanabilecek kayıpların önlenmesi için öncelikli olan 6,5 milyon konutun acilen yenilenmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Aksi halde olası bir deprem durumunda oluşacak can ve mal kayıplarını tahmin etmek mümkün bile değil. Vatandaş bu konuda yeterince bilgili mi, köy ve kasabadakiler bir yana, kentlerdeki 40 – 50 yıllık on binlerce bina olası bir deprem riskine karşı gerçekten sağlam mı?

Depremde en fazla can ve mal kaybına ‘yaşlı’ yapı stoğunda meydana gelecek tahribatın neden olduğu ifade edilirken, ‘deprem güvenli’ yapı stoğunun lüks ve pahalı yapı olmadığına dikkat çekiliyor. 'En güvenli yapı; deprem sonrası insanların içinden sağ olarak çıktıkları yapıdır' diyen uzmanlar, kentsel dönüşümün kentteki ‘yaşlı’ her evi kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Halkın büyük çoğunluğunun ne yapacağını bilmeden beklediği ifade edilirken, uzmanlar 'vatandaş kendi yaşadığı yere gelen giden olmadığı için de evinin ve yerinin sağlam olduğunu kabul etmektedir. İşte en büyük tehlike de budur. Muhtemelen kentsel dönüşümün girmediği yerlerde yaşayan milyonlarca insan beklenen depreme hazırlıksız olarak yakalanacaktır' yorumunda bulunuyor.


D
ÖNÜŞÜM HAREKATI

Hükümet, deprem riskine karşı 5 yıllık dev bir projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bakanlar Kurulu'nun son toplantısında proje masaya yatırıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, proje ile ilgili kurula bilgi verdi. Proje, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacak. Erdoğan'ın onayının ardından yasalar çıkartılacak. Buna göre, 5 yılda Türkiye'deki tüm riskli binalar dönüştürülecek. Bunun için ilk etapta 75 milyar liralık bir kaynak aktarılacak. İşte projenin detaylar;

7.5 MİLYONLUK DÖNÜŞÜM: Türkiye'de 25 milyon civarında konut stoku var. Bunun 10 milyonu 1999 Marmara Depremi'nden sonra yapıldı. Kalan 15 milyonun yüzde 50'si riskli. İstanbul'da 5 milyon bağımsız birimin 2 milyonu 1999 depremi sonrası yapıldı.

BİNA BAZLI TEŞVİK: Kentsel dönüşüm istenilen hıza ulaşmadı. Hızlanması için yeni teşvik mekanizmaları devreye girecek. Herkesin kendi binasını ölçtürüp yenilemesi sağlanacak. Müteahhit ve bina sahiplerini teşvik edecek bir sistem kurulacak.

BELEDİYELERE FAİZSİZ KREDİ: Alan bazlı dönüşüm yapılacak; bunu da belediyeler yürütecek. Kendi mahalleri içinde riskli gördükleri yerleri belirleyecek. Bakanlar Kurulu buraları riskli alan ilan edecek ve dönüşüm yapılacak. Belediyelerin finans sıkıntısını açmak için bakanlık uzun vadeli sıfır faizli iki yıl ödemesiz kredi verecek. Belediyelere gelir olarak Hazine arazisi verilmesi de gündemde.

BAKANLIK DEVREYE GİRECEK: Vatandaşın ve belediyelerin yetersiz kaldığı yerde bakanlık elini taşın altına koyacak. Fikirtepe'de ve Karabağlar'daki gibi işin hızlandırılması için bakanlık çözüm ortağı olarak sürece dahil olacak. Önümüzdeki günlerde Armutlu için de bakanlık devreye girecek.

YENİTEŞKİLAT: İstanbul için yeni bir teşkilat kurulacak. Valiliğe bağlı İSMEP isimli birim, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlanacak. Bu birim sadece İstanbul'daki kamu binalarının dönüştürülmesi için çalışıyordu. Bağlandıktan sonra özel de dahil edilecek, dönüşüme ilişkin her işe burası bakacak.

5 YILLIK PROJE:İlk etapta 2018 için 15 milyar liralık kaynak ayrılması planlanıyor. Yurtdışından sağlanacak finansman ya da İller Bankası aracılığıyla sağlanacak para belediyelere kredi olarak verilecek. 5 yılda 75 milyar liralık kaynak kullanılacak.

Bakanlar Kurulu'na sunulan brifinge göre, projenin finansmanı için yurtdışından kaynak temin edilecek. İller Bankası (İlbank) kaynaklarının yüzde 50'si de bu işe ayrılacak. İnşaat sektörü 250 alt sektörün de dinamosu olduğu için dönüşümle 150 milyar liralık bir piyasanın oluşması bekleniyor. Çevre Bakanlığı, kentsel dönüşümün milli sanayiye kazandırılacağını, altyapının da yenileneceğini belirtti.

'BÜTÜNSEL OLARAK ELE ALINMALI'

Özlem Şenyol Kocaer(TMMOB Şehir PlancılarıOdasıİzmir Şube Başkanı): Bir deprem ve doğal afet durumuna karşı bu yapıların güçlendirilmesi gerekmektdtir... Buraların parsel bazında değil, planlı programlı bir şekilde mevcut yapı stoklarının değerlendirilerek riskli alan ilan edilmesi ya da kentsel dönüşüm alanı olarak ilan edilip daha bütünsel olarak ele alınması doğru olacaktır. Mevcut yapı stoğunda riskli yapılar olabilir. Bir taraftan yıkılma ihtimali ve tehlikeli bir durum ama diğer taraftan da kentleşme adına yine bir can güvenliğinden bahsediyoruz. Sağlıklı kentler dediğimizde parsel bazındaki değişimler ne yazık ki gelecekte bizi daha sorunlu kentlerin içerisinde yaşamaya muhtaç bırakacak. Çünkü artık yeni yapılmış binalar olacak. Ömrünü tamamlamamış binalar olacak. Ama biz hâlâ yaya yolu olmayan, bisiklet yolu olmayan ya da otopark ihtiyacı karşılanmamış yerlerde yaşamaya devam edeceğiz. Gerekli nefes alacak yeşil alanlarımızın olmadığı yerlerde yaşamak zorunda kalacağız. Dolayısıyla parsel bazında kentsel dönüşüm uygulamalarının sağlıklı bir kentleşme adına uygun olmadığını düşünüyoruz.

'İLÇELERDE DURUM TESPİTİYAPILMALI'

Gürkan Erdoğan (TMOOB İnşaat Mühendisleri Odasıİzmir Şube Başkanı): Binaların mevcut durumlarının tespiti için çalışmalarımız vardı. Balçova – Seferihisar hattında yapıldı. Oradaki amaç şuydu; binaların en azından ön gözlemle ciddi anlamda problem doğuracağını düşündüğümüz binaların tespitini yapmak, genel durumu ortaya koymak. Bu bilgiyi ortaya koymadığımız sürece kentsel dönüşüm alanında ilerlemek de çok mümkün görünmüyor. Şu anda biz bu sohbeti yaparken de biliyoruz ki dışarda depreme dayanaklı olmayan binalar hala var, deprem sırasında yıkılmayı bekliyor. Fakat buna müdahale etmemiz için ilk önce durumun tespitini yapmalıyız. Fakat bu çalışmalar şu anda yavaşladı. Bütün ilçelerimiz ile binaların mevcut durumunun çıkarılması ağır hasar beklenilen yapılara müdahale edilmesi gerekiyor.

'YAPILAR, FAY ÜZERİNDE'

Prof. Dr. Hasan Sözbilir (Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü): 1845 yılında Manisa'da can ve mal kaybına yol açan ve Manisa'yı ciddi anlamda etkileyen bir deprem yaşandı. Bunun yanı sıra 1969 yılında Alaşehir depreminde de 50'ye yakın insanımız yaşamını yitirdi. Ciddi mal kayıpları oluştu. Dolayısıyla Manisa'da ciddi anlamda diri fay hatlarımız var. Bu fay hatlarımızın uzunluğu 50 ile 60 kilometre arasında değişiyor. Yakın zamanda gerek Selendi, gerekse Saruhanlı ve Şehzadeler ilçelerinde 5 büyüklüğüne ulaşan depremlerin meydana geldi. Bu depremleri bahsettiğimiz diri fay hatları ve buna bağlı kolları üretti. Bunlar olağan depremlerdir. Bununla birlikte gelecekte de 7 büyüklüğünde bir deprem olması bekleniyor. Bölge genelinde Alaşehir, Sarıgöl, Salihli, Killik ve Akçapınar fayları mevcut. Salihli ve Manisa fayı ise kent merkezlerinden geçiyor. Bu fayların üzerinde de çok sayıda yapı mevcut. Olası bir depremde bu fay hatlarının üzerinde bulunan yapıların zarar görme olasılığı yüksek. Dolayısıyla öncelikli yapılması gerekenler arasında bu fayların kent ölçeğinde 1/1000 ölçekli imar haritalarında, haritalanması gerekiyor. Bu faylar nereden geçiyor, hangi yapının neresinde yer alıyor bunların bilimsel verilerle ortaya konması ve gereğinin yapılması gerekir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Uzmanlar, 25 gün sürecek 432 kilometrelik tarihi yürüyüşün CHP teşkilatını canlandırdığını ve partinin oylarını artıracağı görüşünde birleşirken, AKP’nin böyle bir or...

Meral Akşener ve arkadaşları düğmeye basıyor. GÖZLEM, “Yeni partinin neleri yapması ve neleri yapmaması gerektiği ile Türkiye’de neleri değiştirebileceğini” uzmanlara ...

Türk birlikleri Katar’a ulaştı, Rusya ve ABD restleşiyor, İran’ın ne yapacağı kestirilemiyor, Esad yönetimi avantaj kazanmaya devam ediyor, Barzani Eylül’deki referand...

Ülke ekonomisinin ilk üç ayda yüzde 5 büyüdüğü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istihdam seferberliğinin tam gaz sürdüğü dönemde Mart ayı işsizlik verileri TÜİ...

CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nun 25 yıl hapse çarptırılıp tutuklanmasının ardından kamuoyunda “Gandi Kemal” olarak anılan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, tepki olar...

Ege Denizi'nde meydana gelen 6.2 şiddetindeki deprem, GÖZLEM'in geçtiğimiz hafta manşetine taşıdığı 'Kentsel Dönüşüm' ün önemini bir kez daha gündeme getirdi. Sağlıksı...

Türkiye, Cumhurbaşkanı’nın “AKP Genel Başkanı olarak”, AKP Meclis Grubu’nda konuşmalar yapmaya başladığı bir süreci yaşıyor, artık. Bu süreç başlamıştı ki, “CHP Millet...

Yazarlar