20-21 Mayıs kongresi AKP’de değişim mi, tasfiye mi getirecek?

12.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

GÖZLEM, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın parti genel başkanlığına seçilmesiyle başlayacak dönemin “neleri getireceğini” uzmanlara sordu. İşte yanıtları...

ENGİN TATLIBAL/GÖZLEM -Türkiye’nin artık “partili cumhurbaşkanı” var ve bu cumhurbaşkanı, 21 Mayıs 2017 tarihinde partisinin, yani AKP’nin genel başkanı olacak. Partili cumhurbaşkanının tarafsızlığının pratikte nasıl mümkün olabileceği konusu tartışıladursun; Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrede AKP kadrolarının şekillenmesine yönelik yoğun bir mesai içine girdi bile. Erdoğan’ın son dönemde radikal grupları hedef alan konuşmalarının ne anlama geldiği ve bunların kongreye ne tür tercihler şeklinde yansıyacağı merak ediliyor. Özellikle 2002’den ve sonrasından itibaren Erdoğan’ın en yakınında yer alan bazı isimlerin “pasifize edilecekler” listesinde yer aldığı yönünde sızan haberler, bu yönde olası bir tercihin gelecekteki sonuçlarının ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.

 ‘SESSİZ KALANLAR PARTİDE YÜKSELSE NE OLUR, YÜKSELMESE NE OLUR?’

Ertuğrul Yalçınbayır (AKP Kurucusu):Partiler birer sivil toplum örgütleridir. Ancak bir eli devlette, devletin de bir eli partide olacak şekilde bir yapı, sivil toplum örgütü olmanın ötesinde bir anlayışa tekabül eder. Bu durum, örgütlenme özgürlüğüne devletin el atmasıdır. Devletin içine de o kurumun el atmasıdır. Bu anlamda AK Parti, nevi şahsına münhasır bir yapı durumundadır. Bir tarafta devletin başı, diğer tarafta partinin başı, ikisi de aynı kişi. Böyle bir özgürlük, kabul edilebilir olmaktan çok uzaktır. O nedenle biz eğer AK Parti’yi baştan kuruyor olsaydık, cumhurbaşkanının partili olmasını kabul etmezdik. Ama şimdi bir arzunun, bir hırsın, bir iddianın sonucu olmak üzere böylesine bir yapılanma var. Bu yapılanmayı ben, diğer partilerin de özgürlüklerine el atma ve rekabette avantaj sağlama olarak değerlendiriyorum. Burada siyaseten eşit şartlarda rekabet, mümkün değildir.

Şimdi yaklaşan kongrede bu görüşlerimizi paylaşan isimlerin tasfiyesinin veya pasifize ediliyor olmasını soracak olursanız; zaten olması gereken, bu insanların devletin partisi içinde bulunmamalarıdır. Bu dönem şu isimler gelir, gelecek dönem bu isimler gelir... Artık hiç önemli değildir. Çünkü yasamanın, yürütmenin, yargının, hatta belediye meclis üyelerinin bile tek elden belirlendiği bir anlayış geliyor. AK Parti’nin vardığı seviye çok gerilere gitti. Partinin kuruluş felsefesinden uzaklaşıldı. Buna kimsenin ses çıkarmamasını ben manidar görüyorum. Ses çıkarmayanların partide beklentileri olsa ne olur, olmasa ne olur? Bunlar partide bir yerlere getirilseler ne olur, getirilmeseler ne olur? Olan demokrasiye ve cumhuriyetin niteliklerine olur. Yeni düzende hem Türkiye, hem AK Parti mesafe alıyor. Bu mesafe alınırken Tayyip Bey, tasfiyelere de başlayacaktır. Bilinsin ki bu tasfiyelerden yerel yönetimler de, yerel yöneticiler de nasibini alacaktır.

 ‘TASFİYE EDİLEBİLECEK KIDEMLİ İSİMLERİN HALK NEZDİNDE AĞIRLIĞI KALMADI’

Dr. Burhan Özfatura (İzmir Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı):Kongre sürecinde ve sırasında AKP’de tasfiye olsa da olmasa da parti içinde kendi iradesini kullanabilen kişi kalmadı. Yapılan tüm hukuksuzluklara ve ülkeye verilen zararlara karşı ses çıkarmadılar. Bu isimler partide olsalar ne olur, olmasalar ne olur? Hepsini toplasanız bir Ertuğrul Yalçınbayır veya Yaşar Yakış etmezler. Hiçbir etkisi veya katkısı olmayan bir gruptur. AKP 2002’den beri devamlı olarak dikensiz bir gül bahçesi haline getirildi. Özellikle 1 Mart tezkeresi için ret oyu kullanan vatanseverler tasfiye edildi. Her seçimde bu tipler temizlendi. Bu zaten AKP için rutin bir işlemdir. Şimdi de yine Tayyip Erdoğan’ın emir komuta zinciri içinde sorun çıkarmayacak insanlar parti içinde etkili kılınacaktır. Öteden beri AKP içinde bulunan ve Tayyip Erdoğan’ın sırlarını, zaaflarını, artılarını veya eksilerini bilen insanlar için de bu tasfiye süreci söz konusu olabilir. Ancak bu isimler, artık halk nezdinde bir ağırlığı kalmamıştır. İsim vermek gerekirse Abdullah Gül gibi, Bülent Arınç gibi isimler... Bu isimler Tayyip Erdoğan’a karşı olarak halkın karşısına nasıl çıkacaklar, ne söyleyecekler? Yaşanan tüm olaylarda suç ortaklığı yapmışlardır ve kenara itilince konuşmalarının bir anlamı yoktur. Hatırlanacak olursa ben Bülent Arınç’a, en konuşması gereken dönemde GÖZLEM’deki köşemde bir çağrı yapmıştım, ama o dönem kendisi konuşmamıştı. Bu isimlerin ayrı bir parti kurmaları da söz konusu olamaz.

 ‘AK PARTİ KADROLARINDA BAZI DEĞİŞİKLER KAÇINILMAZ’

Prof. Dr. İbrahim Attila Acar (Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi):AK Parti’nin gelmiş olduğu nokta, 16 Nisan sonrası oluşan durum itibariyle parti içinde bazı değişiklikleri zorunlu hale getiriyor. Cumhurbaşkanının hassasiyetleri ve 15 Temmuz’un yarattığı travmanın üstesinden gelebilmek için Sayın Cumhurbaşkanının siyasi ve bürokratik olarak daha güçlü biçimde yola devam etme niyeti var. Buna yönelik olarak parti kanadında da birtakım düzenlemelerin söz konusu olması kaçınılmaz. Cumhurbaşkanı partinin başına geçtikten sonra MYK parti meclisi gibi organlar da bu yönde oluşturulacak. Belediyelerden milletvekillerine kadar tüm teşkilatın bu yeni şartlara göre teşekkül etmesi kaçınılmaz. Bu noktada AK Parti’ye yönelik olarak çizgisinden sapma eleştirileri söz konusu oluyor. Bu eleştiri kendi içinden geliyor. Ayrıca AK Parti’nin bazı dini hassasiyetleri ihmal ettiği ve bir merkez parti gibi davranmaya başladığına yönelik eleştiriler de var. Sayın Erdoğan bunlara Hindistan dönüşünde “Biz tekkeye mürit aramıyoruz” diyerek yanıt verdi. Bu noktada AK Parti, dengeleri koruyan, hassasiyetleri ön plana çıkaran, halkın tümünü kucaklayan bir yapıya doğru ilerlemekte olduğu görülüyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

GÖZLEM konuyu masaya yatırdı ve uzmanlara sordu. Görüşler, “Giderek otoriter bir yönetime mi gidilecek” sorusu üzerinde yoğunlaştı. İşte yanıtlar....

Uçak krizi ve Rusya'daki ekonomik sıkıntının ardından büyük yara alan turizm sektörü, bu sezon 3.5 milyon Rus turist ile yeniden ayağa kalkmayı hedeflerken, rekabet ve...

ABD Başkanı Trump, önce Suudi Arabistan’da kılıç dansı eşliğinde 110 milyar dolarlık silah anlaşması yaptı, ardından İsrail’de Ağlama Duvarı’nı ziyaret ederek Başbakan...

Gözlem’den Engin Tatlıbal ünlü Alman firmanın Satış Müdürü Ümit Dursun’la, Hübner’in bugünü, yarını ve İzmir yatırımlarını konuştu.

Suriyelilerin yoğun olduğu bölgelerde vatandaşlar ve esnaf 'güvenlik sorunu' ile tedirginlik içinde yaşarken, gasp edilme korkusu ile geceleri ATM'lerden para bile dah...

ABD’nin YPG’ye ağır silah desteği vermesinin gölgesinde gerçekleşen Erdoğan-Trump görüşmesinde, Türkiye’nin kaygılarını giderecek bir gelişme yaşanmadı. Öte yandan Alm...

Yazarlar