BMC’de üretim başladı satış ihalesi 26 Kasım’da

08.11.2013
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

TMSF yönetimindeki BMC’de Kurban Bayramı sonrası çarklar yeniden dönmeye başladı. 100 işçinin işbaşı yaptığı BMC’de gözler, TMSF tarafından sözlü olarak çıkılacağı açıklanan 26 Kasım'daki ihaleye çevrildi



Bağımsız bir denetim şirketi tarafından 950 milyon lira değer biçilen BMC için 26 Kasım 2013’te ihaleye çıkılacak. Çukurova Grubu’nun borçlarından ötürü yönetimi 17 Mayıs 2013 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) geçen Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli tek ticari araç üreticisi BMC’de Kurban Bayramı’ndan sonraki hafta çarklar yeniden dönmeye başladı. 100 işçinin iş başı yaptığı BMC’de gözler 26 Kasım’da çıkılacak ihaleye çevrildi.

BMC’de örgütlü Türk Metal Sendikası İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Halil İbrahim Tosun, bağımsız bir denetim şirketi tarafından 950 milyon lira değer biçilen BMC’nin 26 Kasım 2013 tarihinde TMSF tarafından ihaleyi çıkarılacağını bildirdi. Tosun, “Plan, program o yönde. Ancak yetişip yetişmeyeceği belli değil. Resmi olarak açıklanmadı ancak, TMSF tarafından sözlü olarak 26 Kasım 2013’e yönelik ihale takvimi hazırlandığı telaffuz edildi” dedi.

İhalede BMC’nin varlığının önemli olduğunu, sermayedarın kim olduğunun ise önemli olmadığını ifade eden Tosun, BMC’yi üretim yapacak birilerinin almasının en büyük temennileri olduğunu söyledi. Tosun, “Ahmet almış, Mehmet almış bizim için çok önemli değil, yeter ki birileri alsın ve sahiplenme duygusuyla yeni projelerle üretime ivme katsın” diye konuştu. 

3 aylık kayıp süre oldu

Tosun, TMSF’nin BMC’ye el koyduktan sonra üretimi durmuş halde satamadığını ve 3 aylık kayıp bir süre olduğunu, daha sonra üretim yaparak satmanın daha mantıklı olacağı düşüncesinin onlarda da oluşması sonucu şu anda fabrikayı çalıştırma yönünde girişimlerin olduğunu kaydetti. Bu düşünce sonucu hem yan sanayi hem de kendileriyle anlaşmaya varıldığını ve Kurban Bayramı’ndan sonraki hafta üretimin başladığını anlatan Tosun, ellerindeki yarı mamul Kirpi’leri yapmak için 100 işçinin işbaşı yaptığını kaydetti. Tosun, Savunma Sanayii’nden yeni siparişlerin de alındığını, parçalar geldikçe çalışan sayısının da peyderpey artacağını ve yaklaşık 1.200 işçinin beklemede olduğunu belirtti.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Orta Doğu’da cereyan eden savaş, ‘insanlık için’ algısı ile süslenirken, sınırlar emperyalist devletlerin çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendiriliyor. GÖZLEM, BOP’un parçaladığı Ortadoğu’da yaşananları mercek altına aldı

Türkiye’deki eğitim sisteminin adeta bir yap-boz tahtasına dönüştüğünü anlatan siyasiler ve eğitimciler, öğrencinin, öğretmenin ve velinin de mutsuz olduğu, güvenilmez ve akıl erdirilemeyen bir eğitim sistemiyle karşı karşıya olunduğunu savundular

Mehmet Ali Kışlalı, Gözlem’in Orta Doğu, İsrail’in Gazze Operasyonu, Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Güney Doğu konularındaki sorularını cevapladı. Duayen Gazeteci, özellikle Türkiye’nin Orta Doğu Politikasındaki hataların altını çizdi

İzmirliler Derneği Kurucu Başkanı Gündüz Kapancıoğlu, İzmir’de inanç turizminin gelişmesi adına çok uygun bir ortam olduğunu belirterek, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na komite kurarak, işbirliği yapalım çağrısında bulundu

Avrupa’nın önemli liglerinde artık sona doğru yaklaşıyoruz. Hatta birçok ligde şampiyonlar belli olmaya başladı bile. Ancak her dört senede bir olduğu gibi, bu sene de liglerin bitişi futbol heyecanının biteceği değil; daha büyük bir heyecanın başlayacağının bir habercisi: Çünkü bu sene takvimde futbol severlerin yaz aşkı Dünya Kupası var.

Suriye’deki savaş nedeniyle İstanbul’a gelen Suriyeli aileler şehir merkezlerinde Türklerle iç içe yaşıyor. İlk zamanlar ‘misafir’ olarak değerlendirilen Suriyeli mültecilerin ülke içinde toplumsal sorunlara yol açtığını belirten uzmanlar, acil çözüm alınması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor

Uzmanlar, Türkiye’nin dış politikada giderek ağırlığını kaybettiğini, yalnızlaştığını, iktidarın, hatalı tercih ve hamleleriyle ülke sınırlarında da, ülke içinde de güvenlik riskini arttırdığını belirtiyorlar