EGİAD İzmir Raporu’nu Açıkladı

17.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir’in tanıtımı ve kalkınması için pek çok projeye imza atan EGİAD, İzmir’in yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından neden tercih edilmesi gerektiği konusunda somut verilere dayanan, İzmir’in mukayeseli üstünlüklerini ortaya koyan ve kamuoyu başta olmak üzere, resmi kurumlar ve STK’larla paylaşılacak bir rapor hazırlayarak yine bir ilke imza attı.

EGİAD tarafından yayınlanan Ekonomik ve Demografik Göstergelerle İzmir” başlıklı rapor, İzmir’i gerek ekonomik gerekse yaşamsal açıdan ayrıntılı olarak çözümlemekte. Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedef Akgüngör, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Kumral ve Ege Üniversitesi’nden Necmettin Çelik’in katkılarıyla hazırlanan çalışma, bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklanırken, ardından Dünya Gazetesi işbirliğiyle gerçekleşen,  Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Talip Aktaş, Yazar Rüştü Bozkurt ve Gündüz Fındıkçıoğlu’nun katıldığı “İzmir Neden Yabancı Yatırım Almalı?” konulu panel ile de tüm yönleriyle masaya yatırıldı.

İzmir’in karşılaştırmalı üstünlüklerini, güçlü ve zayıf yanlarını ortaya koyarak çözüm önerileri getiren ve kapsamlı bir bilimsel araştırma olarak literatüre geçecek olan EGİAD’ın İzmir Raporu, ekonomi dünyasından yerel yönetimlere kadar her kesim için bir yol haritası niteliği taşımakta.

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen 'Ekonomik ve Demografik Göstergelerle İzmir' organizasyonunda İzmir’in yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından neden tercih edilmesi gerektiği açıkladı. EGİAD Başkanı Aydın Buğra İlter ev sahipliğindeki toplantıya,  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türk Eximbank Genel Müdürü Adnan Yıldırım, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Şükrü Ünlütürk, EGİFED Başkanı Temel Aycan Şen, EGİAD Geçmiş Dönem Başkanı Seda Kaya, EGEV Başkanı Mehmet Ali Susam, ESİAD Başkanı Fadıl Sivri, İZSİAD Başkanı Hasan Küçükkurt, çok sayıda işadamı ile yabancı ülke temsilcileri, akademisyen ve yerel yöneticiler katılım gösterdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan EGİAD Başkanı Aydın Buğra İlter, İzmir’in, Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olarak sosyal, ekonomik ve kültürel yaşam yönünden her kesimden insanın yerleşmek ve yaşamak istediği kent sıralamasında ilk etapta geldiğine dikkat çekerek, “Bu özelliği ile yabancı yatırımcıların da ilgi odağı olan İzmir çeşitli sektörlerden doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yoğun olarak yer aldığı illerimizden biridir. İzmir için yapılan sayısız strateji toplantılarında ve arama konferanslarında bugüne kadar farklı hedefler ortaya konulmuştur. İzmir için belirlenen gelişme perspektifleri içinde her paydaş kendi vizyonu çerçevesinde İzmir’e farklı bir kimlik kazandırmayı hedeflemiştir. Sanayi kenti, ticaret kenti, fuarlar ve kongreler kenti, finans kenti, turizm kenti, bilişim kenti gibi kimlikler gündeme getirilmiştir” dedi.

Rapor, Yol Haritası Niteliğinde Bir Bilimsel Araştırmadır

EGİAD olarak İzmir’in mukayeseli üstünlüklerini bütüncül bir yaklaşımla ve farklı parametreler açısından incelemeyi amaçladıklarını dile getiren EGİAD Başkanı, bu çalışmanın durum analizinin ötesinde bundan sonra yapılacak çalışmalara da yön verecek nitelikte bilimsel bir araştırma olduğuna vurgu yaptı. Çalışmanın yargısal olmaktan çok objektif bir yaklaşımla, güncel ve geçerli istatistik veriler ışığında ortaya konulduğunu ifade eden İlter, “Bu veriler çerçevesinde geliştirmeye muhtaç alanlar belirlenerek bu konularda resmi, özel ve gönüllü kuruluşların eylem planları ortaya koymalarını sağlamak amacındayız. Rapor, ekonomik kalkınma süreçlerinde önemli yeri olan bölgesel kalkınma dinamiklerinin harekete geçirilmesi için (ekonomi, altyapı, sosyal yaşam, yatırım ortamı, eğitim ve iş gücü gibi çeşitli göstergeler açısından) İzmir’in İstanbul, Ankara, Kocaeli, Bursa gibi belli başlı illerle karşılaştırmalı olarak ele alındığı bir referans kaynağı niteliği taşımaktadır. Kent ekonomisine ve ulusal ekonomiye katkı sağlaması için sadece yerli yatırımcıların değil aynı zamanda yabancı yatırımcıların da çekilmesi şarttır. Sürdürülebilir bir kentsel gelişme için devlet, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sivil toplumun yanısıra üniversitelerin ve diğer eğitim kurumlarının birlikte çalışmaları gerekmektedir. Raporda öne çıkan hususların içinde en çok dikkat çekici olanlar İzmir’in insan kaynakları açısından ortaya koyduğu zengin profil, kültürel doku, sanayi ve hizmetlerde sektörel çeşitlilik, ihracata dönük üretim yapısıdır. Bütün bu faktörlerin dışında İzmir’de girişimcilik eko-sisteminin son yıllarda kaydettiği gelişme bu alandaki potansiyeli de göstermektedir. İstanbul’un dışında Melek Yatırımcılık ve Girişimcilik alanında en hızlı yol alan kent İzmir olmuştur. EGİAD olarak yayınladığımız sayısız raporlarla İzmir’in kalkınma, tanıtım ve gelişim süreçlerine görüşlerimiz ve çözüm önerilerimizle katkı sağlamaya ve etkin bir rol oynamaya çalışıyoruz. Bu raporun da İzmir ile ilgili karar vericilere ve politika belirleyici kurumlara yararlı olması, yön gösterici olması en büyük dileğimizdir” diye konuştu.

İzmir’in Resmini Çektik

Raporun sunumunu yapan Prof. Dr. Sedef Akgüngör ise, yatırımlar ve kaynaklar açısından İzmir'in iyi bir noktada olduğunu söyledi. Raporu hazırlarken İzmir'in bir resmini çektiklerini açıklayan Akgüngör, "Ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan diğer belli başlı illerle karşılaştırarak İzmir'i farklı kılan noktaları ortaya çıkarmayı hedefledik. Ayrıca İzmir'e rakip olabilecek illeri de seçip İzmir'in nasıl bir yol haritası çizmesi gerektiğini belirledik" dedi.

Avantajlar İyi Değerlendirilmeli

Hazırladıkları raporda İzmir’in yabancılar açısından lojistik olanakları, hammaddeye ulaşım, serbest bölgelerin konumu ve yetenekli işgücü açısından önemli avantajlara sahip bir kent olarak görüldüğünü söyleyen Akgüngör, "Kentin öne çıkan sektörleri ise endüstriyel makine, kimya, gıda ve içecek ile turizmden oluşuyor. Ayrıca yenilenebilir enerji, bilgi teknolojileri ve iletişim, havacılık ve savunma sanayi de hızla yükselen sektörlerin başında geliyor. Ama şuna da dikkat çekmek istiyorum ki, İzmir rekabet gücünü sadece bu avantajlara dayandırır ve geliştirmezse önümüzdeki günlerde kentin yükselmesi zor olabilir. O nedenle yüksek katma değerli üretim ve yüksek işgücü kullanımı önemli" diye konuştu.

Akıllı Uzmanlaşmaya Önem  Verilmeli

İzmir'in kaynaklarını akıllı uzmanlaşma stratejisi ile temel teknolojilere yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Akgüngör şöyle konuştu: "Temel teknolojiler dediğimiz şey; mikro ve nanoelektronik, nanoteknoloji, biyoteknoloji, gelişmiş malzeme, fotonik ve gelişmiş imalat teknolojileridir. İzmir için başlıca sektörler ile yükselen sektörler arasında, temel teknolojileri de içerecek şekilde bir gelişme stratejisi uygulanması, İzmir’in küresel ölçekte rekabet gücü kazanabilmesi için gereklidir. Örneğin İzmir için yükselen bir sektör olarak nitelendirilen sağlık biyoteknolojisi ekseni kapsamında İzmir’in sağlık konusunda uzmanlaşması ya da bilgi ve iletişim teknolojisinin biyoinformatik kapsamında kurgulanması ile sağlık sektörüne uygulanması bu konuda bir örnek olabilir. Benzer şekilde gıda sanayinin ve turizm sektörünün sağlık biyoteknolojisi kapsamında yeniden ele alınması, Örneğin kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri kapsamında gıda sanayinin ve turizm sektörünün yönlendirilmesi bir başka öneri olabilir."

RAPORDAN NOTLAR:

  • İzmir, konumu, lojistik olanakları ve sahip olduğu ticaret potansiyeli açısından Türkiye’nin önemli bir metropol bölgesidir. Genç, dinamik ve eğitim düzeyi yüksek bir işgücü potansiyeline sahip olan İzmir, yatırımcılara üniversite, araştırma ve teknolojik alt yapı, teknoparklar, melek yatırım ağları, organize sanayi bölgeleri gibi olanaklar sunan bir bölgedir.
  • Sağlık, eğitim hizmetleri, kültürel alt yapı, turizm, güvenlik, iş-yaşam dengesi kriterleri açısından Türkiye’nin diğer bölgelerine oranla üstün özelliklere sahip bir bölge niteliğindedir.
  • İstatistik veriler, İzmir’in başlıca sektörleri olarak ele alınan endüstriyel makine, kimya, gıda ve içecek ile turizm sektörlerinde firma sayısının, çalışan sayısının, maaş, ücretler ve cironun zaman içinde büyüdüğüne işaret etmektedir. Benzer şekilde İzmir için yükselen sektörler olan bilgi ve iletişim, sağlık biyoteknolojisi, yenilenebilir enerji, havacılık ve savunma sanayi kapsamında da firma sayısı, çalışan sayısı, ciro, maaş ve ücretler ve yatırım açısından büyüme izlenmektedir. Raporda, İzmir’de yükselen sektörler olarak belirlenen bilgi iletişim, sağlık biyoteknolojisi ve yenilenebilir enerji sektörlerinin geleceğin en önemli teknolojilerini içerdiği vurgulanmaktadır. İzmir’in yeni teknolojileri içeren bu sektörleri önceliklendirmesi, kaynaklarını bu alanlarda yoğunlaştırması, yatırımcıları bu alanlar için özendirmesi sadece bölgesel düzeyde ilişkili diğer sektörlerin gelişimi açısından değil, bölgenin yeni sanayi devrimi/sanayi 4.0 ile uyumlanarak küresel düzeyde rekabet avantajını artırması açısından da çok önemlidir. İzmir’de yeni teknolojileri içeren sektörlerin gelişmesi, sanayi 4.0 uygulamalarının artırılması, daha yüksek katma değerli üretimi, verimliliği, daha nitelikli işgücü istihdamını artıracak ve küresel rekabette daha sürdürülebilir ve daha avantajlı bir konum elde etmesini sağlayacaktır.
  • İzmir, küresel ekonominin yeni dinamikleri ile uyumlanabilmesi için uygulanmakta olan gelişme stratejisine akıllı uzmanlaşmayı (smart specialisation) entegre etmelidir. Akıllı uzmanlaşma, bölge için öncelikli olarak belirlenmiş olan faaliyetlerde araştırma ve yeniliğe dayalı bir uzmanlaşma ve bölgenin kendi kaynaklarına dayalı bir ekonomik dönüşümü hedefleyen bir stratejidir. Bu kapsamda İzmir kaynaklarını akıllı uzmanlaşma stratejisi uygulayan bölgelerde dikkate alınması gerekli olan “temel teknolojiler” kapsamında yoğunlaştırmalıdır. Temel teknolojiler (key enabling technologies), mikro ve nanoelektronik, nanoteknoloji, biyoteknoloji, gelişmiş malzeme, fotonik ve gelişmiş imalat teknolojileridir. İzmir için başlıca sektörler ile yükselen sektörler arasında, temel teknolojileri de içerecek şekilde bir gelişme stratejisi uygulanması, İzmir’in küresel ölçekte rekabet gücü kazanabilmesi için gereklidir. Örneğin İzmir için yükselen bir sektör olarak nitelendirilen sağlık biyoteknolojisi ekseni kapsamında İzmir’in sağlık konusunda uzmanlaşması ya da bilgi ve iletişim teknolojisinin biyoinformatik kapsamında kurgulanması ile sağlık sektörüne uygulanması bu konuda bir örnek olabilir. Benzer şekilde gıda sanayinin ve turizm sektörünün sağlık biyoteknolojisi kapsamında yeniden ele alınması, örneğin kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri kapsamında gıda sanayinin ve turizm sektörünün yönlendirilmesi bir başka öneri olabilir.
  • Bölgenin sahip olduğu varlıklardan yola çıkarak başka bir ifadeyle bardağın dolu tarafından bakarak geliştirilecek bir akıllı uzmanlaşma stratejisi, İzmir’in eğitime, bilgiye ve yeniliğe dayalı, kaynakların verimli kullanıldığı, çevreye daha duyarlı ve daha rekabetçi, ekonomik ve sosyal uyumun sağlandığı ve yüksek istihdamın olduğu bir ekonomiye ve sonuçta ulusal büyümeye daha fazla katkı sağlayan, yaşam kalitesi yüksek bir bölgeye dönüşmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca İstanbul başta olmak üzere 9 ilde görev yapan toplam 1004 hakim ve savcı ile 68 vali ve kaymakam hakkında silahlı terör örgütü FET...

Gözaltına alınan Sözcü Gazetesi çalışanları, İnternet Sitesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mediha Olgun, Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli ve İzmir muhabiri Gökmen Ulu t...

Kastamonu'dan Ankara'ya giden yolcu otobüsünün Kalecik ilçesinde devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 8 kişi hayatını kaybetti, 11'i ağır 34 kişi yaralandı...

FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından 17 Temmuz’da tutuklanarak cezaevine konulan ve 9 aydır tutuklu bulunan Adıyaman İl Jandarma Asayiş Müdürü Yarbay Gur...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair kanunu onayladı. Düzenlemeyle 31 Mart 2017’ye kadar ödenmemiş kamu alacakları yeniden yapılandı...

Diyanet İşleri Başkanlığı 81 ilin imsakiyesini yayınladı. Buna göre İzmir’deki vatandaşların da merakla beklediği ibadet saatleri ve dini günlerin tarihi netleşti.

15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun raporunda "darbe girişiminin haber alınamamasının istihbarat zaafı olduğu" belirtildi. Raporda, FETÖ'nün iktidardaki...

Yazarlar