Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Piyasalar yine düzelmedi

13.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Son dönemde piyasada yaşanan kur ve faiz artışları ve borsada derin düşüşlerle ilgili kafalar hayli karışık. Bu işler bizde bir kriz olması sebebi ile mi,  Seçimlerin erkene alınması ile mi, gerçekleşiyor? Yoksa dünya çapında dünyada yaşanan gerilimler ve Dolarda sıkılaşma politikası ile mi, yaşanıyor?  Piyasaları yakın takip etmeyenler için, anlaşılması oldukça güç.

Doğrusunu söylemek gerekirse, beklentilerin olumsuza döndüğü ve risk iştahının azaldığı dönemlerde sürekli aynı şey oluyor, Normal zamanda kimsenin hiç önemsemediği konular, abartılıyor köpürtülüyor, sizin anlayacağınız pireler tellal 

Bu etkilenme elbette kendi iç dinamikleri, gelir kaynakları ve ekonomilerinin yapısal sorunlarıyla doğru orantılı. Çok uzun zamandır piyasalarda yaşadığımız çalkantıların, yüzde 40 oranında dışarıdan yüzde 60 oranında ise içerden kaynaklandığını söyleyip durduk.

ABD merkez bankasının parasal sıkılaştırma politikalarını dillendirmeye başladığı günlerde Dolar tüm dünya para birimleri karşısında değer kazanmıştı, sıkılaşma politikalarının uygulamaya konulmasından itibaren ise tüm para birimleri dolar karşısında yeniden değer kazanmaya başlamışlardı, ta ki son dönemde Agresif faiz artırımı söylemleri çıkana kadar.

Bu dönemde TL Dolar karşısında yitirdiği değeri yerine koyamadığı gibi yapısal sorunlarımız ve zamanlama sorunlarımız sebebiyle doların önü alınmaz bir yükselişine sahne oldu. İşin kötü tarafı doların bir dalgalanma hareketinde daha çok bir ralli hareketi yaptığı ve daha da düşmeyeceği kanaati ve korkusu genel kitleye yerleşti.

Enflasyondaki yükseliş gün be gün artarken tüketim ve üretim tercihleri enflasyonun önünün alabileceği sınırı aştı. Buda faiz oranlarını baskıladı nihayet merkez bankasının kurduğu baraj yıkıldı on yıl önceki faiz oranlarına geri döndük.

Bu noktadan itibaren yeni kurulan kabine için dolar ve faiz seviyesini bu seviyede stabil hale getirebilmek bir başarıdır. Düşürme fikrini şimdiden dillendirmek, iç ve dış verilere baktığımızda mesnetsiz bir iddia olacaktır. Güven sağlamak öncelikle durumu doğru teşhis edip kararlılıkla durumu düzeltmek için çaba içinde olmakla mümkün olacaktır.

Tasarruf açığımız hat safhadadır. Tasarruf açığımızı kapatmanın, belli yolları var elbette, hepsi acı reçete içerir ve maalesef toplum acı reçeteden hoşlanmıyor, lakin hasta olduğunda nasıl evladımızı ağlata ağlata iğneleri yaptırıyorsak bu reçeteleri tatbik etmek gereği vardır.

Bir dostumun, bu piyasalar ne zaman düzelecek sözü üzerine, daha önce Malezya’nın sıcak parayı ülkeden kovma girişimi aklıma geldi sıcak para Ülke ekonomisinin en güzel olduğu, borsaların en ideal olduğu zamanda ülkeye çaktırmadan gelir. İçerde de herkes bu gelişten mutludur, çünkü iyi havayı daha iyiye çevirir lakin ülkede istemediği olaylar gerçekleştiğinde ya da iç, dış gelişmeler negatife döndüğünde bir zararla kurtulabileceğimiz bu olumsuzluktan sıcak paranın etkisiyle beş zararla kurtulamayız.

Oğlumun mezuniyetine gittiğimde, son model yabancı telefonlar elde, yabancı spor ayakkabıları ayakta, yurt dışına kapağı atma fikri akıllarda bir gençlik gördüm.

Oysa, kendi tasarruflarımız, kendi kaynaklarımız, kendi cari fazlamız gerekli, az tüketip, çok üretmeli az ithal edip, fazla ihraç etmeliyiz

Bu toplumun bunu yapabileceğini düşünen beri gelsin

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test