Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Acil yapısal reformlar

13.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Siyasi partilerin 24 Haziran seçim bildirgelerini dikkatlice inceledim. Hemen hemen tüm siyasi partilerin bildirgelerinde, Türkiye’nin sorunlarını çözebilmek adına, dört alanda ortaklaştıklarını gördüm;

Güçlü meclis, tarafsız ve bağımsız yargı, güçlendirilmiş yerel yönetimler ve iyi yönetişim.

Bu dört alanda somut reformlara ihtiyaç olduğunu belirtmişler...

Aslında demokratik ve çağdaş bir anayasa çerçevesinde, hak ve özgürlüklerin garanti altında olduğunu görmek isteyen vatandaşların da istediği farklı bir şey değil!

Onlar da bu dört alanda acilen somut adımların atılmasını ve reformların yapılmasını istiyorlar!

Madem ki siyasi partilerle biz vatandaşlar bu dört alanda reform yapılmasından yana ortaklaşıyoruz, bundan sonra onlara düşen bu reformları acilen gerçekleştirmek, güçlü sivil toplum ve özgür medyaya düşen de, müzakere ve katılımla taçlanmasını umduğumuz bu reform süreçlerini dikkatle takip etmek olmalıdır.

Neyleyelim ki kaderimizde, 100. yılını bile doldurmadan, cumhuriyet kurum ve kuruluşlarının, birer birer yıkıldığını, öksüz bir çocuk gibi acı içinde seyretmek de varmış!.. Hani çok sevdiğiniz birinin öldüğüne, cenazesine katılıncaya kadar bir türlü inanamazsınız ya, işte onun gibi bir şey!..

Umarız ki bunların yerlerine gelecek yeni kurul ve kurumlar, ofisler bu ülkenin sorunlarına daha iyi çözümler bulur… Umarız ki, güçlü bir ekonomi, gelişmiş bir demokrasinin oluşmasını sağlarlar. Eğitim, sağlık, insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk hakları, hukukun üstünlüğü gibi pek çok hayati alanda, kalkınmış ülkelerin standartlarına ülkemizi ulaştırırlar… Türkiye’nin tüm siyasi aktörleri tarafından dile getirilen ve uzun zamandır hayata geçmeyi bekleyen "yapısal reformları" acilen gündemlerine alırlar…

Hali hazırda yeni bir hükümet sistemine de geçilmişken, yasama ve yürütmenin temsilcileri, seçim öncesi bildirgelerinde ortaklaştıkları, denge denetleme açısından hayati değerde dört ortak alanda bir arada çözüm üretebilmek adına, vakit kaybetmeden harekete geçerler. Çünkü acil ve ortak sorunlarımıza katılımcı demokrasiyle çözüm bulabilmenin yolunun, sağlıklı işleyen denge denetleme mekanizmalarının mevcudiyetinden geçtiğini, artık sağır sultan bile biliyor!..

O nedenle bu çağrıyı yaparken, 24 Haziran seçimlerinde, parti ve adayların seçim bildirgelerinde yer alan o dört ortak alanı referans alıyorum. Tamamı denge denetlemeyi merkeze alan bu ortak noktalarda siyasi partilerin, güçlü meclis, bağımsız ve tarafsız yargı, güçlü yerel yönetimler ve iyi yönetişim tanımları birbirinden farklı olsa da, bu kavramların denge denetleme açısından önemi ve anlamları aynı olması gerekir diye düşünerek, bir kere daha dile getirme ihtiyacı duyuyorum.

- Güçlü ve etkin meclis diyerek; farklı kesimlerin sesi olan, hesap vermede sorumlu, yasama sürecinde uzlaşmacı ve yürütmeyi denetlerken tam yetkili bir meclis yapısını ortaya koyuyorum. Böyle bir mecliste temsilciler doğrudan seçmene karşı sorumlu, yasa yapım süreçleri katılımcı, yasama ve denetim süreçleri açık ve şeffaftır.

- Bağımsız ve tarafsız yargı derken; yürütmenin olası tesirinden bağımsız, hukuku uygularken tarafsız, insan haklarını gözeten, çoğulcu bir yargı sistemini kastediyorum. Böylece hakimler karar verirken bağımsız, yargılarken adil ve denetlemeye açık olabilirler.

- Güçlü yerel yönetimler derken; yetkileri artmış, merkezi yönetimin gücünü dengeleyen, denetlenmeye açık bir yerel yönetim yapısı olmalıdır diyorum. Ancak vatandaşa yakın ve onunla birlikte yöneten yerel yönetimler güçlü yapıda olabilir.

- İyi yönetişim ile; eşit, adil, şeffaf ve hesap veren yönetim anlayışı hakim olmalıdır. Bu ilkelere göre hareket eden bir yönetimde gücün nasıl dağıtıldığı ve kullanıldığı açık kurallarla bellidir. Yürütme otoritesini kullanırken, hesap vereceği bilinciyle hareket eder. Adil ve eşit davranan, vatandaşları sürece katarak strateji üreten ve hesap vereceğini bilerek çalışan bir yönetime güven artar."

Biz vatandaşlar olarak sık sık siyasi partilere bu başlıkların denge denetleme açısından karşılıklarının ne olduğunu anımsatırken, onları bu vaatleri, katılımcı demokrasi ve denge denetleme ilkelerinin yanı sıra, uluslararası standartlar ve taraf olunan uluslararası sözleşmelerin ufkundan şaşmadan hayata geçirmeye de davet etmeliyiz.

Bu ortaklaşılan dört alanın, seçimi kazanan siyasi partilerin ve muhalefetin en öncelikli reform gündemi olması gerekiyor. Çünkü her bir alanda yapılması gereken çok iş var.

Bizler de, aktif vatandaş, güçlü sivil toplum ve özgür medya olarak, bir sonraki seçime kadar bu vaatlerin ne ölçüde yerine getirildiğinin takipçisi olacağız ve kamuoyunu gelişmelerle ilgili olarak bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test