Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Seçim sonrası Türkiye

29.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz hafta bir seçim yaşadık. Hem cumhurbaşkanını hem de milletvekillerini seçtik. Hayırlı olsun. İşin teknik aksaklıklarını artık konuşmak abesle iştigaldir.

Önümüze, geleceğe bakalım. Nasıl bir Türkiye’ye ihtiyacımız var. Ülkenin önündeki sorunlar, fırsatlar nelerdir ona bakmak gerekiyor. Dış ülkelerle, komşularımızla ilişkilerde izlenecek yol haritası büyük önem taşıyor. Ekonomide öncelikler nelerdir, acil alınması gereken tedbirleri artık gecikmeksizin yerine getirmek durumundayız.

Herkesin bildiğini tekrarlamakta fayda yok. Ya elzemlere öncelik vereceğiz ya da daha beterine doğru gideceğiz.

Daha beterine doğru gitmeyi kimsenin istediğini söylemek mümkün değil.

İlk şart şudur. Ekonomiyi iyileştirecek tedbirleri en kısa sürede hayata getirmek gerekir. Sayın Cumhurbaşkanının acilen bu konuya yoğunlaşması gerekiyor.

Türkiye’nin hem yabancı yatırımcıya hem de dövize ihtiyacı var. Yabancı sermaye bir ülkeye neden gelir, para kazanmak için. Getirdiği sermayenin güvende olmasını, geri dönüşte şartların uygun olmasını ister.

Bunlar nedir? Adil ve bağımsız bir yargı sistemidir. Hukukun üstünlüğüdür, insan haklarıdır. OHAL şartlarının kaldırılması ve güven ortamının sağlanmasını ister.

Hukukun üstünlüğü

Türkiye’nin yeni dönemde öncelikli ele alması gereken konulardan biri de tam ve bağımsız bir yargı sistemini hayata geçirmesidir. Hukukun üstünlüğünü tesis etmek, uluslar arası şartlarda bir yargı sistemini kurmak gerekir. Bunları ders vermek anlamında yazmıyorum. Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için hukukun üstünlüğünü tesis etmemiz gerekiyor.

Bu gün Avrupa Birliği (AB ) ülkelerindeki hukuki düzen ve ekonomik şartlar ne ise bizde de aynısının daha da ilerisinin olması gerekiyor. AB müktesebatı da bunu gerektiriyor.

Bunların yanında Türkiye’de rejim artık “Başkanlık” sistemidir. Bu sistemin düzenlemelerini hayata geçirirken “Alaturka” değil, “Enternasyonal” şartlar ne ise kurum ve kuruluşları ona göre işletmemiz gerekiyor. Ülke olarak gerekenleri eksiksiz yaparsak, ekonomide de hukuk alanında da gelişmiş ülke olacağız. Sosyal barışı da sağlamış olacağız.

 

Gelelim dış ilişkilere

 

Türkiye Ortadoğu ile Avrupa arasında bir köprü konumundadır. Yani “Dert küpü” bir bölgedeyiz. Müslüman bir ülke olarak Hıristiyan ile Müslüman coğrafyasının tam ortasındayız. Her iki dinden de komşularımız var. Yani tarihsel yönden de "Cadı kazanı" içindeyiz.

Etrafımızda bir dünya devi Rusya, diğer tarafta ona karşı Amerika, İngiltere ve İsrail ortak cephesinin hakim olmak istediği alan. Sırat köprüsünden geçen cambazın dikkatinde olması gereken bir siyaset yapısını ehliyetle yürütecek siyasi kadrolara muhtaç.

Aksi halde hep kaybedecektir. Tıpkı Osmanlı’nın çöküşü gibi.

Yeni Hükümet sisteminde ise bu da öncelikli bir konudur.

Öncelikle tarihsel istekler nelerdir? Şu an da Suriye ve Irak’ta yaşanan bölünmelere dikkat etmek gerekir. Burada bir "Kürt Devletçiği" kurulması ve ikinci bir İsrail oluşturulmak isteniyor.

Başkanlık sisteminde Sayın Cumhurbaşkanı ve ekibinin, Türkiye’ye giydirilmek istenen elbisenin adının "Konfederatif" bir yapı olduğunun bilinmesinde fayda var. Bunun tedbirleri alınmalıdır. Suriye ve Irak’ta oynanan oyunların ileri bir adımı Türkiye’dir. Öncelikle bu bilinmeli ve gerekenler yapılmalıdır.

Bunun için kutuplaşma değil, birleşme hedef olmalıdır.

Bütün bunların sağlıklı çareleri, iktidar ve muhalefetin ortak payda olan Devlet geleceği için gerekli güçbirliği yapmalarındadır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test